Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

15 Temmuz hain darbe girişiminin 4'üncü yıldönümünde Ankara'da törenler düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyet önce Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin karşısında yer alan 15 Temmuz Şehitleri Anıtı'na çiçek koyarken, daha sonra Gazi Meclis'te tören düzenlendi.

İlk tören Beştepe'deki 15 Temmuz Şehitleri Anıtı'nda düzenlendi. 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne düzenlenen saldırıda 31 kişi şehit olmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin karşısına inşa edilen 15 Temmuz Şehitleri Anıtı'na çiçek bıraktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bakanlar da eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, şehitler için dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Meclis'e geçti.

GAZİ MECLİS'TE TÖREN

15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ'cü teröristlerin bombalarına hedef olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) tören başladı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Meclis Başkanı Mustafa Şentop ve bakanlar katıldı.

ŞENTOP: HAİNLERİN HESABI TUTMADI

Meclis Başkanı Mustafa Şentop, yaptığı konuşmada, "Biz bir madem töreni için burada değiliz. 15 Temmuz'a izin vermeyen kararlılığın diri olduğunu ilan etmektir" dedi.

"Hainlerin hesabı tutmadı" diyen Şentop, "Vatandaşlarımız hainlere geçit vermezken, Meclis'in üyeleri darbeye karşı durmuşlardır" ifadelerini kullandı.

Şentop sözlerini şöyle sürdürdü:

"15 Temmuz hain darbe girişiminin temel sebebi, Türkiye'nin dünyada mevcut sisteme itiraz edecek güç haline ulaşmasıdır. Her 10 yılda bir gerçekleşen bütün darbeler Türkiye'nin ilerlemesine, kalkınmasına ve refahına yönelik yabancı kaynaklı kalkışmalardır."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN AÇIKLAMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Meclis'te yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"İstiklalimizin ve istikbalimizi borçlu olduğumuz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bin yıldır her yanını şehit kanlarıyla suladığımız topraklarımızın vatanımız olarak kalmasında mücadele eden gazilerimizi de yad ediyorum.

15 Temmuz gecesi ülkemize saldıran FETÖ'cü hainlerin TBMM'yi özellikle hedef alması rastgele bir tercih değildir. Bu Meclis savaş meydanında kurulmuş bir meclistir. Bu meclis ülkemizi, milletimizin umudur olarak yeniden ayağa kaldıran meclistir. Bu meclis mayası bağımsızlık ateşiyle yoğrulmuş bir meclistir. 700 yıllık cihan devletinden genç bir cumhuriyet çıkaran bir meclistir.

Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 17 yılı aşkın süredir, bu Meclis'te hizmet etmekten şeref duyuyorum. Dünyada gazi unvanını bu kadar hak eden ve hakkıyla taşıyan bir meclis bilmiyorum. Dünyada meclisine bu kadar sahip çıkan bir başka millet de bilmiyorum.

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekat Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Meclis'e bomba yağdıran hainler ne yaptığını iyi biliyorlar. Darbeciler yaptıkları işin gayet şuurundaydılar. O tetiklere bilerek dokunuyor, can alıyorlardı. Eğer güçleri yetseydi, ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı başta olmak üzere tüm yöneticilerini katletmekten çekinmediklerinden emin olunuz. Hamd olsun Allah'ın yardımı ve milletimizin direnişiyle güçleri yetmedi ve darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.

Her kim 15 Temmuz'u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya, karikatürleştirmeye çalışıyorsa bilin ki amacı, işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır.

15 Temmuz sıradan bir darbe girişimi değildir. Arkasında çok büyük hesapların olduğu tarihi bir kırılma noktasıdır. Malazgirt'te ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. İstanbul'un fethinde ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. Çanakkale'de, İstiklal Harbi'nde ne olmuşsa 15 Temmuz'da o olmuştur. 15 Temmuz bu topraklarda yaşadığımız varlık-yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır.

Dünyada milletleri millet yapan, asırlar boyunca etrafında bir arada tutulmasını sağlayan destanlara baktığımızda çoğunun 15 Temmuz'un gerisinde olduğunu görürüz. Bazen tek bir kahraman milletin kaderini değiştirir, 15 Temmuz'da milyonlarca kahraman ortaya çıkmıştır.

Ülkelerin ve milletlerin tarihi dönüm noktalarını anlamak için bu tür hadiselerin öncesi ve sonrasını mukayese etmek gerekir. FETÖ'cülerin bürokrasideki, iş dünyasındaki, siyasetteki, medyadaki yaptıkları herhangi bir hamle sonucu felçle sonuçlanan bir ülke konumundaydı. Çok enerji sarf ediyor, az mesafe kat ediyorduk. Ülkemizin karşılaştığı sıkıntılarının gerisinde bu örgütün siluetini görmeye başladık. Örgütün kendini pervasızca belli ettiği yer 17/25 Aralık darbe girişimidir. Yüce Meclis o gece milletimizin iman dolu göğsünün çelikleşmiş serhaddi olarak darbecilerin bozgununu hızlandırmıştır. FETÖ hücrelerinin tasfiyesiyle Türkiye yepyeni ufuklara kavuşmuştur. TSK, bir türlü harekete geçiremediğimiz operasyonlarını arka arkaya yapmaya başlamıştır. İnsanlarımız yönlerini geleceğe çevirmişlerdir. TBMM de çıkardığı kanunlarla ülkemizin reform gündemine katkılarda bulunmuştur. Çok daha güçlü ve kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.

Dünyada kartların yeniden karıldığı bir sürece girmiş bulunuyoruz. Türkiye bu sürecin tam merkezinde yer alıyor. Bu değişim sürecini başarıyla yönetmek mecburiyetindeyiz. Tüm komşularımız, kardeşlerimiz için güçlü olmak, sağlam durmak zorundayız. Kimin adına, ne sebeple olursa olsun hiçbir gücün demokrasimize yeni prangalar vurmasına engel olamayız. Bizlerin de tarihten ders alarak geleceğimizi inşa etmemiz gerekiyor. Ülkemiz geçmişte önüne çıkan pek çok fırsatı değerlendirememiş, kavgalar, ideolojik çekişmeler nedeniyle enerjisini heba etmiştir. 10 yılda bir tekrarlanan darbeler Türkiye'yi dışa bağımlı ekonomiye mahkum etmiştir.

Son 18 yılda demokrasiden ekonomiye, savunmadan terörle mücadeleye, sağlıktan tarıma turizme kadar her alanda bu yanlışa düşmemekte gösterdiğimiz kararlılık varıdır. Milletin gündemini iftira ve yalanlarla zehirleyen edep fukaralarına rağmen vakarımızından taviz vermedik, vermeyeceğiz. Milletimizin bölünmesine, parçalanmasına müsaade etmeyeceğiz. 83 milyonun kardeşliğini savunduk, savunacağız. Bizim nazarımızda hiçbir şey vatanımızın istikbalinden daha kıymetli değildir. Söz konusu vatansa ve milletse gerisi teferruattır. Sokak terörüyle, şiddetle, baskıyla siyaseti hedef alanları hüsrana uğratacağız. Kendi istikbali için Türkiye'yi ateşe atmaya hazır muhterislere inat, vatanımızı, bağımsızlığımızı savunmaya devam edeceğiz.

Buradan samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum; kalbi millet ve memleket sevdasıyla çarpan herkesi davamıza destek olmaya çağırıyorum. Gelin şehitlerimizin emanetine birlikte sahip çıkalım, gelin 2023 hedeflerini birlikte inşa edelim. Bunu başardığımızda ülkemizin önünü kesebilecek hiçbir engel yoktur."