Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM / Ajanslar

Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir kavgayı ayırmaya çalışırken vahşice katledilen gazeteci arkadaşımız Barış Bektaş (43) davasında ilk duruşma 21 Ocak'ta görüldü. Barış Bektaş'ın ölümüne ilişkin ayrıntılı rapor hazırlanmasını isteyen mahkemece 17 Mart tarihine, ardından da koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında bugüne ertelenen davada tutuklu sanıklar bir kez daha hakım karşısına çıkacak.

Habertürk gazetesinin ekonomi servisinde kuruluşundan kapanışına kadar emeği geçen grafiker arkadaşımız Barış Bektaş, gazetecilik mesleğine ara verip, Muğla'nın Fethiye ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Dispanser Sokak'ta açtığı kafeterya ile yeni bir hayata başlamıştı. Geçen yıl 24 Ekim'de saat 23.45 sıralarında, alkollü olduğu ve çevreyi rahatsız ettiği ileri sürülen Cem O. ile Hasan Hüseyin Ç., Fırat E. ve Serhat K. arasında bıçaklı kavga çıktı.

AĞIR YARALANDI, KURTARILAMADI

Kavgayı ayırmak isteyen, 2 çocuk babası Bektaş, kalbine ve sırtına aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Fethiye Esnaf Hastanesi'ne kaldırılan Bektaş, kurtarılamadı. Polis, kavgaya karışan 4 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Hasan Hüseyin Çetin ve Serhat Karataş (21) tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Cem O. ve Fırat E. serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturma sonunda Çetin ve Karataş hakkında Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 'kasten öldürmek' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İLK DURUŞMA 21 OCAK'TA YAPILDI

Davanın 21 Ocak tarihinde görülen ilk duruşmasına tutuklu sanıklar Hasan Hüseyin Çetin ve Serhat Karataş ile vahşice öldürülen Barış Bektaş'ın eşi Selma Bektaş, annesi Fadime Bektaş, babası Hasan Bektaş ve kız kardeşi Serap Söylemez katıldı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, iddianamenin okunmasının ardından, olay anına güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Görüntülerde, sanıklardan Hasan Hüseyin Çetin'in Bektaş'ı bıçaklaması ve yerde yatarken tekme atması ile diğerleriyle birlikte kaçması yer aldı.

'YARALI OLARAK YERDEN KALKTIĞINDA BU DEFA BIÇAĞI KARNINA SAPLADIM'

Tutuklu sanık Hasan Hüseyin Çetin, alınan ifadesinde olay öncesinde arkadaşlarıyla içki içtiklerini belirtip, "Daha sonra Dispanser Caddesi'nden tartışma sesleri geldiğini duyduk. Cem, elinde bıçakla yoldan geçenlere ve karşıdaki binaya doğru bağırıyordu. Binadan 'İmdat, kurtarın' diye bağırıp, çığlık atan bir kadın sesi geliyordu. Oraya doğru gittik. Ulaştığımızda maktul, Cem O.'nun elinden bıçağı aldı. Eli havada olduğu sırada bize vuracağını sanıp, boğuştuk. Bıçağı alıp, sırtına sapladım. Maktul yere düştü. Bu sırada Cem O., kaçtı. Maktul, yaralı olarak yerden kalktığında bu defa bıçağı karnına sapladım. Ardından da Serhat ile koşarak camiye doğru kaçtık" dedi.

Tutuklu sanıklardan Serhat Karataş da "Binaya Cem O. ile gittik. Orada bulunan Barış Bektaş'ın bıçakla saldıracağını düşündüğü için Cem O. kendisi ile boğuştu. Ben olaya karışmadım. Bıçaklama olayında yer almadım, kavgayı ayırmaya çalıştım. Beraatimi istiyorum" diye konuştu.

İKİNCİ DURUŞMADA PANDEMİ NEDENİYLE ERTELENMİŞTİ

Bektaş Ailesi'nin avukatı Cüneyt Övüç ise Hüseyin Çetin'in bıçaklama olayının ardından canice eylemine devam ettiğini, kesinlikle nefsi müdafaa olmadığını belirtti. Avukat Övüç, diğer tutuklu sanık Serhat Karataş'ın da kavga içerisinde yer aldığını, bıçaklama eyleminin ardından ise korkuya kapılıp, Cem O. ile kaçtığını söyledi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına, Barış Bektaş'ın ölümüne ilişkin ayrıntılı rapor hazırlanmasına ve duruşmaya gelmeyen tanıklar için ihzar müzekkeresi yazılmasına karar vererek duruşmayı 17 Mart gününe erteledi. Ancak davanın duruşması, koronavirüs tedbirleri kapsamında yapılamayınca bugüne ertelenmişti.

'BARIŞ'IN GÖZÜ ARKADA KALMAMALI'

Davayı takip eden Barış Bektaş’ın ailesi ve arkadaşları da bugün bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Bugün burada kardeşimiz, can dostumuz, yol arkadaşımız, iş arkadaşımız güzel insan Barış için bir araya geldik. Kimimiz İstanbul'dan, Ankara'dan; kimimiz İzmir'den, yurtdışından geldik. Çünkü biz adaletin yerini bulmasını ve bunun gerçekleşmesini istiyoruz. Barış hiçbir suçu yokken üstelik insanca davrandığı için öldürüldü. Gençti, ailesi vardı, büyüteceği çocukları, gerçekleştireceği hayalleri vardı. Hepsini adını bile bilmediği, tanımadığı bir insanın bıçak darbesiyle geride bıraktı.

Arkasında iki yetim, gözü yaşlı ana, kardeş, eş ve bizim gibi dostlar bıraktı. Bir hiç uğruna dökülen bu kan yerde kalmamalı. Barış'ın gözü arkada kalmamalı. Onun o güzel ruhunu huzura erdirmek için bir an önce bu acıyı bize yaşatan insanlara en ağır ceza verilmeli. Verilmeli ki bu dava topluma örnek olsun. Adalet yerini bulsun ki Barış Bektaş özelinde yaşanan bu acıyı herkes duysun, yeni canilere fırsat doğmasın. Barış ve onun gibi masumca öldürülenler için adalet istiyoruz."