Esra Boğazlıyan

Çalışmak zorunda kalan insanların arasında sosyal mesafe gereği, en az bir metre olmalı, kimse kimseyle temas etmemeli. Tabi hijyene çok dikkat edilmeli, sık sık el yıkanmalı. Ancak bazı işler var ki bu koşulların oluşması pek de kolay değil. Örneğin yüzlerce işçinin toplu olarak çalıştığı inşaat şantiyeleri.

Toplu olarak yemek yenen, 8-10 kişinin aynı koğuşta kaldığı şantiyeler... Peki şantiyelerde durum ne? Koronavirüs salgını günlerinde şantiyedeki işçiler hangi koşullarda? İşçilerin sağlığının korunması ve bu denli kalabalık ortamlarda virüsün hızla yayılmasının önlenmesi için ne gibi önlemler alınıyor?

YEMEKHANELERDE, YATAKHANELERDE SOSYAL MESAFE NASIL KORUNACAK?

Birkaç gündür, çeşitli inşaatların şantiyelerinden, yemekhanelerinden, yatakhanelerinden videolar, fotoğraflar yansıyor sosyal medyaya. Yüzlerce işçinin yan yana, dip dibe yemek yediği, maske ve eldiven takmadığı, bir arada uyuduğu, ortak kullanılan tuvalet ve banyolarda hijyen kurallarına uyulmadığı görüntüler endişe verici.

Sendikalar, şantiyelerde bir an önce önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor. İnşaat-İş Sendikası, “Tüm şantiyelerde koronavirüs önlemlerinin acilen alınmasını ve denetlenmesini, önlem alınmadığı takdirde iş durdurarak önlemlerin derhal alınmasını talep ediyoruz” diyor.

 

’30 BİN İŞÇİ KONTROLSÜZ BİR ŞEKİLDE MEMLEKETİNE DÖNDÜ’

DİSK’e bağlı Dev-Yapı İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut ise şantiyelerdeki yaşam koşullarıyla ilgili derhal tedbir alınmasının yanında bir konuya daha dikkat çekiyor. Karabulut, yüzlerce işçinin bir arada bulunduğu şantiyelerde korona testi uygulanması gerektiğini, semptom yaşamayan fakat virüs taşıyıcısı olan işçiler olabileceğini, bu kalabalık ortamlarda virüsün hızla yayılabileceğini vurguluyor.

Özgür Karabulut’un dikkat çektiği bir başka konu da aslında önemli bir risk de son bir haftadır İstanbul’daki şantiyelerdeki işlerinden ayrılıp memleketlerine giden işçiler... Özgür Karabulut’un verdiği rakamlara göre, Türkiye’de korona salgını başlamadan, yani Mart ayı başında İstanbul’daki şantiyelerde yaklaşık 100 bin işçi çalışıyordu. Salgınla birlikte bu sayı yaklaşık 65 bine düştü. Peki neden? Özgür Karabulut, durumu şöyle anlatıyor:

‘İŞTEN ÇIKARMALAR VAR, 50 YAŞ ÜSTÜNE ÜCRETSİZ İZİN’

“Yaklaşık 30 bin kadar inşaat işçisi, salgınla birlikte İstanbul’dan kontrolsüz bir şekilde memleketlerine döndü. Yani içlerinde virüs taşıyan varsa ki büyük ihtimalle olabilir, hastalık ülkenin başka yerlerine de yayılmış oldu. Hâlâ da memleketlere dönüşler oluyor. Birkaç bin işçi ise işten çıkarıldı. Bazı şirketler risk grubundaki işçileri yani 50 yaşın üstündekileri ücretsiz izne çıkardı. Dolayısıyla şantiye işçilerinin durumu her bakımdan kötü. İşini bırakıp memlekete gidenler işsiz, parasız. Kalanlar ise büyük risk altında. İnşaat işçileri, virüsle ekmek parası arasında sıkışıp kalmış durumda anlayacağınız.”

‘ŞANTİYELERE KORONA TESTİ GEREKLİ, İŞÇİ ÜCRETLİ İZNE ÇIKARILMALI’

Özgür Karabulut, Çevre Bakanlığı genelgesi ve şantiye koşullarının kamuoyuna yansımasıyla birlikte bazı önlemler alındığını fakat yeterli olmadığını, bu önlemlerin işçileri korumayacağını da söylüyor:

“İşçilerin ve sendikaların son günlerde şantiyelerden paylaştığı görüntüler üzerine İstanbul’da zabıtalar şantiyede denetim yapmaya başladı. Yemekhanelerde sosyal mesafeye dair uyarılar yapılıyor, dezanfektanlar konuldu bazı şantiyelere. Ancak bu önlemler işçiyi korumaz. Yatakhanelerin 4 kişilik olması gerekli. Ne var ki 10 kişinin kaldığı koğuşlar var. Yatakhanelerde sayılar azaltılsa da sonuçta işçiler bir arada. Sosyal mesafeyi pratikte uygulamak mümkün değil. Şantiyelerde bir işçinin koronavirüs taşıması halinde yüzlerce kişiye yayılır. Salgın hızla yayılırken şantiyelerdeki işçilere korona testi yapılması, çalışmak zorunda olmayan şantiyelerin acilen tatil edilmesi, işçilerin ücretli izne çıkarılması gerekli. Çalışacak şantiyelerde de önlemlerin, hijyen koşullarının maksimum düzeyde olması, koşulları sağlamayan şirketlere yaptırım uygulanması şart.”

HAYATIN TA KENDİSİ

Ezcümle...Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs, Monaco Prensi’nden Prens Charles'a, Kanada Başbakanı’nın eşinden Game of Thrones yıldızına her türlü sağlık imkanına sahip olan zenginlere ve ünlülere de bulaşınca "korona adalet dağıtıyor" diyen romantikler de oldu ama karantina şartlarında bile evden çıkmaya mecbur olanların şantiyelerdeki, iş yerlerindeki koşulları hayatın gerçeği, ta kendisi...

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NDAN ‘EKMEK ARASI ISPANAK’ YANITI

Son iki gündür Bakırköy metro şantiyesi gündemde malum. Bir işçi, salgına dair herhangi bir önlem alınmadığını söylemiş, işçilere ekmek arası ıspanak verildiğine dair bir de görüntü paylaşmıştı. İşçinin söylediklerini ve paylaştığı görüntüleri Ulaştırma Bakanlığı’na sordum. Zira o metro alanı bakanlığa bağlı.

Bakanlık yetkilileri şu yanıtı verdi: “O işçinin gösterdiği binalar bizim şantiyemiz değil. Oradan işi bırakan bir taşerona ait. Şantiyede yemekhaneler kapatıldı. Ekmek arası yemek dağıtılıyor ama bu şekilde değil. Tüm şantiyeler dezenfekte edildi. Personelin sürekli ateşi ölçülüyor. O personel hakkında suç duyurusunda bulunuldu.”

İBB, METRO ŞANTİYELERİNDE ÖNLEM ALDI MI?

İstanbul’daki inşaat şantiyelerinin önemli bir kısmı da İBB’ye ait. Malum, metro çalışmaları var şehrin birçok noktasında. Bu şantiyelerde çalışan işçiler için İBB ne gibi korona önlemleri aldı? Bu soruyu İBB yetkililerine sordum. İBB Raylı Sistemler Daire Başkanlığı, 19 Mart’ta tüm şantiyelere ve taşeron firmalara alınacak önlemler listesi gönderip denetim yapılacağını belirtmiş. İBB’nin şantiyelere gönderdiği önlemler listesi şu:

Merkez şantiye tesisleri ve kamp alanları da dahil tüm kullanım alanlarının periyodik olarak dezenfekte edilmesi,
Sabun, kolonya, dezenfektan, kâğıt havlu vb. temel hijyen malzemelerinin tüm çalışma ve kamp alanlarında stoklu ve yeterli miktarda bulundurulması, Temel kişisel hijyen gerekliliklerinin tüm personel tarafından yerine getirilmesinin sağlanması,
Tüm personel nezdinde kişisel hijyen, Covid-19 semptomları ve etkileri hususunda gerekli bilgilendirmenin (afiş, broşür, e-posta vb.) yapılması, yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı yaşayan personelin maske takılarak boş bir odada izole edilmesi ve durumun en yakın sağlık kuruluşuna ve İdareye bildirilmesi,

Kişisel Koruyucu Donanımların temizliğinin günlük olarak yapılmasının sağlanması ve personeller arasında bu ekipmanların değiş tokuş edilmesine engel olunması, şantiyelerde, dışarıdan katılımcıların dahil olduğu toplantıların iptal edilmesi,
şantiye içerisinde zorunlu olmadıkça toplantı düzenlenmemesi, şantiye içerisinde yapılması zorunlu olan toplantılarında katılımcı sayısının minimize edilmesi, eğer mümkün ise toplantıların telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilmesi,

Zorunlu toplantılarda kişilerin birbirinden en az 1 metre mesafede oturması, toplantı yapılacak yerin toplantı öncesi ve sonrası dezenfekte edilmesi ve havalandırılması. Personel için ayrı ayrı İdare’nin onayına başvurulması, hamile, emziren, 60 yaş üzeri, diyabet, KOAH ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı bulunan özel risk grubu personelin evden çalışması için teşvik edilmesi,
yemekhane, çay ocakları, temizlik gibi hizmet çalışanları ve şoför personelin her sabah sağlık taramasından geçirilerek iş başı yapması,

Yemekhane ve çay ocaklarında yapılacak servislerin bir defalık kullanılıp atılan malzeme ile yapılması, yemek servisinin alınacak özel tedbirler (sınırlı sayıda kişiye hizmet, hizmet personelinin hijyen koşullarına uyumunun sıkı kontrolü vb.) ile sürdürülmesi veya paketli yiyecek – içecek dağıtımı sistemine geçilmesi, ortak kullanım alanlarında bulunan su sebillerinin kaldırılarak yerine paket bardak su dağıtımının sağlanması, mutfak ve yemekhane çalışanlarının bone, maske ve eldiven kullanması ve ellerinin yıkanması, işçi yatakhaneleri ve yemekhanelerinde kontrollerin ve dezenfektasyon işlemlerinin sıklaştırılması.

KORONAVİRÜS SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!