Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Karadoğan, hastalık sürecinin zorlu geçtiğini ifade ederek, "İlk etapta annemin testi pozitif çıktı. Daha sonra babamın sonra da eşimin, ardından da benim testim pozitif çıktı. Aileden 4 kişi koronavirüs tedavisi gördük ve hepimizde sağlığımıza kavuştuk" dedi.

Ferdi Durdu'nun haberine göre, yaşadıklarını anlatan Karadoğan, şöyle devam etti: "Çevremizde ‘Gribin adını korona koymuşlar, o kadarda ağır bir hastalık değil' diyorlar ama kesinlikle öyle değil. İlk hastaneye götürdüğümde annem 10 dakika içerisinde atak geçirdi. İnsanlar annemin o halini görseler inanın hiçbir şekilde dışarıya çıkmazlardı. İlk atak geçirdiğinde annemi kaybediyorum korkusuyla çığlık çığlığa bağırdım. Kronik rahatsızlığı olan annemi korumak için ondan uzak duruyorduk ama ilk etapta ne yazık ki annem koronavirüse yakalandı. Çok şükür bu süreci atlattık. Psikolojik süreç ve hastalık süreci olarak çok zordu" diye konuştu.

"GELİP BENİ BULACAĞINI HİÇ TAHMİN ETMİYORDUM"

Genç gazeteci, çok tedbirli davranmalarına rağmen koronavirüse yakalandıklarını anlatarak, şunları söyledi: "Koronavirüs Türkiye'de görüldüğü ilk andan itibaren sürecin takipçisiydik. Benim de aynı şeyleri yaşayacağım hiç aklıma gelmiyordu. Bu süreçte vatandaşlara uyarılarda bulunurken çokta dikkat ettim ama Türkiye'de görüldükten bir ay sonra gelip beni bulacağını hiç tahmin etmiyordum. O kadar dikkat etmemize rağmen ne yazık ki yakalandık. Şuan sürecin adını ‘yeniden normalleşme süreci' koyduk, vatandaşlar bunu tamamen ‘eskiye dönüş' anladı. Gerçekten bu süreci yaşamış, annenim o çok kötü hallerini görmüş olsalardı bırakın dışarıya alışverişe çıkmayı kapılarının önüne bile çıkacaklarını sanmıyorum çünkü bu süreç öyle hafife alınacak gibi değil."

Koronavirüsü yendikten sonra ailece kovid-19 hastalarına umut olma adına Türkiye'de ilk, dünyada ise Çin'den sonra ilk kez Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde başlanan plazma tedavisine katkı vermek amacıyla plazma bağışında bulunduklarını kaydeden Karadoğan, "Hepimizin testleri negatif çıktıktan sonra taşıyıcı veya bulaştırıcı olmamak adına 14 gün bir bekleme süremiz vardı. Tamamen iyileştikten sonra ailece gidip plazma bağışında bulunduk. Bunun vatandaşlık görevimiz olduğunu düşünüyorum" dedi.

"HİÇBİR ANNE ÇOCUĞUYLA BU ŞEKİLDE YAN YANA KALMAK İSTEMEZ"

Karadoğan, tedavi sürecinde 6 yaşındaki oğluyla yaşadıklarını ise şöyle anlattı: "Eşim, annem ve babam hastanede yatıyordu ve ben bu süreç içerisinde birde bana üzülmesinler diye hiç kimseye kendi testimin pozitif çıktığını söylemedim. Annemi, babamı ve eşimi göremedim, yanlarına gidemedim. 6 yaşında oğlum var, ona hissettirmemeye çalıştım. Benim çocuğum ne yazık ki koronavirüsü içinde yaşayarak gördü.

1,5 aylık süreçte çocuğuma hiç dokunamadım. Beni en çok zorlayan o oldu. Çocuğum sürekli gelip sarılmak, öpmek istiyordu ve ben bu durumu anlatamadım. Hiç unutmuyorum; çocuğum benim hırkamı bulmuştu, hırkayı alıp kendine sararak, "Anne bende artık ya korona olayım ya da sen iyileş ki sana sarılayım" diyordu. O süreç gerçekten çok zordu. Çok dikkat ettim çok şükür oğluma ve kız kardeşime bulaşmadı ama çocuğumda psikolojik olarak çok etkilendi."

Koronavirüs ile mücadelede canla başla çalışan sağlık görevlilerinin gerçekten ‘kahraman' olduklarını ifade eden Karadoğan,"Biz bu süreçte sağlık çalışanlarına 'kahraman' diyoruz, gerçekten kahramanlar. Annemin testi pozitif çıktıktan sonra sağlık ekipleri bizi evde muayene etmeye geldiklerinde oğlum kıyafetlerinden dolayı korktu. Benim çocuğumun ateşini ölçebilmek, muayene edebilmek için onunla oyun oynadılar. Önce oyuncaklarının sonra çocuğumun ateşini ölçüp, muayene ettiler" diye konuştu.

KORONAVİRÜS SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!