Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu

        CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, göreve dönmesinin ardından partisinin grup toplantısında ilk kez kürsüye çıktı.

        CHP liderinin konuşmasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

        "Hiç endişe etmeyin. Benim umudum da sizlersiniz. Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanlar sizlersiniz. Yeni bir yol haritası belirleyecekler sizlersiniz. Toplumun her kesimiyle kucaklaşan sizlersiniz. Önce halkımız, vatan Türkiye diyen sizlersiniz. Hoş geldiniz.

        Öncelikle bizleri izleyenlere yürekten teşekkür ederim. Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez. Hiçbir gücün. Sadece ve sadece haklının, hakkı arayanların önünde eğiliriz. Saygı duyarız ama

        gücün önünde eğilmeyiz.

        Bizim yeniden güçlü bir iradeyle alana çıkmamız lazım. Yeni unutturulan sorunları hatırlatmak zorundayız. Çünkü biz CHP'yiz, halkın partisiyiz. Biz halka inananların, onlarla yaşayanların partisiyiz. Biz saraylarda, köşklerde, villalarda oturmuyoruz.

        Herkesin şu gerçeği bilmesi lazım: CHP sıradan bir parti değil, devleti kuran, ona yön veren partidir. Çağdaşlığı arayan ve Türkiye'ye getirmek isteyen partidir. Ülkenin sorunlarıyla ilgilenip halka sunan partidir. Herkes bilmeli.

        Bizler toplumun, medyanın unuttuğu, evlerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerleyiz. Sorunların çözümü için varız. Çünkü biz siyasetin unuttuğu insanların partisiyiz, CHP'yiz.

        Daha geçenlerde Ankara'da mevsimlik tarım işçilerine gittim. Bir buçuk milyon tarım işçisi var. Onlar geliyorlar. Tarımın ana aktörleri bunlar. Onlar toplama yapmadan piyasaya ürün süremezler. Onlarla beraber oldum. Okullarını terk etmişler.

        Milli Eğitim Bakanı'na sesleniyoruz; gerçekten herkesle ilgileneceksen oradakilerle ilgilensinler. Sağlık Bakanı'na sesleniyorum; onların sağlığıyla ilgilenin. Onların haberi yoktur ama CHP olarak biz varız. Dertleri olduğunda bizi ararlar. Bilirler ki 'sesimizi yükseltecek insanlar var'.

        Her evde huzurun olmasını istiyoruz. Çünkü biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim tek derdimiz halktır. Her aileye, her bireye bu ülkede yaşama güvenliği getirip güvenceye almak için mücadele eden ve özel sigorta dalını dillendiren biziz.

        Aile destekleri sigortasını kimse unutmasın, özellikle kadın kardeşlerim unutmasın. Her yerde anlatın. Kadın bu ülkede sahipsiz değildir.

        Bir şey daha; biz CHP'yiz. Hiç kimsenin kimliğini, inancını, yaşam tarzını siyaset konusu yapmayız. Her vatandaşın benim ve her CHP'linin başının üstünde yeri var.

        Dün Türkiye'nin temel sorunlarını nasıl çözeceğimizi anlattık. Üniversitelerin özerkliğini getireceğiz. CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş, ne Can Atalay, ne avukatlar, ne Tayfun Kahraman, ne Osman Kavala, ne Selçuk Mızraklı hapiste kalacak. Hiç endişe etmeyin.

        Bu ülkede hak, hukuk, adalet olmazsa Türkiye nereye gidecek? Devlet halk, millet için çalışır. Biz CHP'yiz. Biz Atatürk'ün, İnönü'nün, Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz.

        Hesap sormaktan da vermekten de çekinmeyiz. Bizim siyaset anlayışımızda hesap vermek onurlu bir görevdir. 'Hesabını veririz ama hesap sormazsanız namertsiniz' deriz.

        Halka hesap sormayız, halka hesap veririz. Bu parlamentoda ilk siyasi ahlak kanunu tasarısını veren Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Siyasette ahlak olmazsa sorunlar çözülmez. Dürüstlük olmazsa çözülmez. Bizim güven vermemizin sebebi her CHP'linin, "Biz düzgün insanlarız, yalan yanlış söylemeyiz" demesidir.

        Sadece insanların değil, her canlının hakkını, hukukunu savunmak boynumuzun borcudur. Siyasi ahlak kanunu tasarısını ilk kez veren partinin adı CHP'dir. Siyaset ahlaklı zeminde ilerlemelidir. Yolsuzun, hırsızın yanında durulmaz.

        Devleti soyanlarla da çetelerle de mücadele edeceğiz. Soyguncularla iktidar sahipleri arasındaki bağı da biliyoruz. Ama biz kim olursa olsun el uzattıysa, o eli kesip bir tarafa bırakmak zorundayız.

        Bakınız, bir dönem AK Partili kişi söylüyordu; "Ankara'yı parsel parsel satıyorlar" diyorlardı. Bu satan adam nerede? Elini kolunu sallayıp dolaşıyor. Eğer sattıysan CHP iktidarında parsel parsel hesabını soracağız. Biz...

        Kahraman olan halktır. Bu ülkeye uyuşturucuyu getirip ülkeye getiren baronlarla da mücadele etmezsem adım Kemal olmasın. O baronlar elini kolunu sallayarak getiriyor. Afganistan'dan, İran'dan getirerek geçiyor, Güney Afrika'dan getiriyor. Herkes biliyor. Kimin oralarda limanları var biliniyor. Kimin gemileri var biliniyor. Senin o gücün yetmez ama Bay Kemal'in gücü yetecek.

        Bakınız, tek adam rejimi ülkeyi felakete sürükler. Tek adam rejimi dünyada yok. Ama Türkiye'ye getirdiler, sorunları çözecekmiş. Söyler misiniz, hangi sorunu çözdüler? Fakirler daha da fakirleşti, köşeyi dönenler daha da döndü.

        Bu Meclis Gazi Meclis değil. Bu Meclis'in büyük bir kısmı malı götürenler meclisi. Diyecekler ki, hakaret ediyorsun. Hayır, etmiyorum, gerçeği söylüyorum.

        Bir yasa görüşülüyor. AK Partililer yok. Sahte oy pusulası gönderiyorlar, "Buradayız" diye. Sahte oy pusulası gönderirse bir milletin vekilinin ne faydası olur? Bu Meclis'in bir başkanı yok mu? Nerede bu başkan? Bir şey demesi gerekmiyor mu? Diyemiyor, diyemez. Çünkü o da saraydan aldığı talimatı yapıyor.

        Eğer TBMM bu olayın üstüne gitmezse, gereğini yapmazsa her yerde söyleyeceğiz. Çünkü o da suçludur. Kimse kimseye ders veremez.

        Ama Bay Kemal bunları unutmaz. Bunları dillendireceğiz, söyleyeceğiz. Bu geçmişte olmadı, yeni bir olay.

        Biz üretenin yanındayız. Esnafın, çiftçinin yanındayız. İhracatçının, fındık üreticisinin, karpuz üretenin yanındayız. Kim alın teriyle üretiyorsa hepsinin başımın üstünde yeri var. Siz üretin, dertlerinizi biliyorum. Sizin dertlerinizi Bay Kemal her yerde dillendirecek.

        Haram diyen sensin. Dünyanın Arjantin'den sonra en büyük faizini veren Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Dünyanın en yüksek faizini veriyorsan, ülkeyi tefecilere teslim etmişsindir.

        Aziz milletime de seslenmek isterim. Bakın, ayrı başka bir Türkiye'de yaşıyor, bizimkinde değil. Onlar rakam anlatıyor ama millet pazara çıkamıyor. Pembe tablo çiziyorlar, millet eve ekmek götürüyor. Bu ülkede ne ucuzladı? Ekmek mi? Et mi? Süt mü? Elektrik mi? Doğalgaz mı? Kira mı? Ucuzlayan tek şey var: Çalışanın alın teri.

        Şimdi diyorlar ki, biraz daha sabredin, düzelecek. Dişinizi sıkın. Hadi biz sabredelim. Türkiye'de sadece ekonomi krizi yok, güven krizi var. Devlet yönetiminde, hukuka, ekonomiye ve adalete güven azalmış durumda. İnsanlar yarınlarını göremiyor.

        Hep beraber yapacağız. Bu ülkeyi hep beraber ayağa kaldıracağız. Hepinize selamlar, saygılar sunuyorum."

        ÖNERİLEN VİDEO

        Kaçırdığı sapağa dönmeye çalışırken zincirleme kazaya neden oldu; o anlar kamerada

        ERZURUM'da hafif ticari aracın sürücüsü, kaçırdığı sapağa dönmeye çalışırken 3 aracın karıştığı zincirleme kazaya neden oldu. Kaza, bir başka aracın kamerasına yansıdı. (DHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ