Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Esra Çoruh, HT Cumartesi'de topuklu ayakkabıların tarihini kaleme aldı. Topuklu ayakkabıyla ilgili birçok belge olsa da, tarihi o kadar da net değil. İşte geçmişten günümüze topuklu ayakkabının tarihi...

MISIR’DA KASAPLAR GİYERDİ

Mısırlı kasaplar yerdeki kandan ayaklarını korumak için topuklu giyiyorlardı. Çok yağışlı bölgelerde tahta tabanlı yüksek ayakkabılar, sıcak bölgelerde ise ayakların yanmaması için kalın tabanlı ayakkabılar tercih ediliyordu.

YARATICISI DA VINCI

Yüksek topuklu ayakkabıların ilk kez şıklık için kullanıldığı yıl 1533. Topuklu ayakkabının yaratıcısı da Leonardo da Vinci. Yani ona bir teşekkür borçluyuz. Floransa’nın ünlü ailelerinden olan Medici’lerin kızı Catherine de Medici, ufak tefek bir genç kızdı. Bir dükle evlenmesine karar verilip görkemli düğün töreni planlanınca, aile boy sorununa çözüm bulmak için birçok kişiye başvurdu. Rivayete göre çareyi Leonardo da Vinci buldu. Topuklu bir ayakkabı tasarlayarak Catherine’i gecenin yıldızı yapmayı başardı. Onun parlak görünüşünden etkilenen kadınlar, hemen Catherine’i taklit etmeye başladılar. Ardından Fransız kadınlar bu yeni stile hemen adapte oldular.

17.YÜZYIL: BASTONLA DESTEK

17. yüzyılda Avrupalı kadınlar 12 santimlik topukların üzerinde durabilmek için baston kullandılar!

18.YÜZYIL: PARİS MODASI

18. yüzyılda ayakkabı modasını Paris belirliyordu, kadınlar ayakkabılarını Paris’ten getirtiyorlardı. Zarif, topuklu ayakkabılar ise en çok tercih edilen modeldi. 18. yüzyılın sonlarına doğru ABD’de açılan ayakkabı fabrikası, ayakkabı modasını belirleyen Paris’in önüne geçti. Ama tabii ki stil değiştirerek!

19.YÜZYIL: AMERİKAN RAHATLIĞI

Düz ve rahat ayakkabıların hakimiyetinden sonra 19. yüzyılın ikinci yarısında topuklu ayakkabılar yeniden popüler oldu. ABD’de ilk topuklu ayakkabı fabrikası 1888'de açılınca, artık Paris dışından da ayakkabı getirtilmeye başlandı.

20.YÜZYIL: STİLETTO’YA MERHABA

20. yüzyıla gelindiğinde ise herkesin favorisi sağlam ve rahat ayakkabılar oldu. Bütün dünyada özgürleşmeye başlayan kadınlar, topuklu ayakkabı yerine günlük hayatın akışına uygun ayakkabı modellerini tercih ediyordu. Ta ki 1951 yılına kadar bu böyle devam etti. Fransa, ayakkabı modasında tekrar atağa geçerek topuklu ayakkabıyı yeniden kadınların gündemine getirmeyi başardı. Fransız ayakkabı tasarımcısı olan Charles Jourdan, iğne topuklu ‘stiletto’ ayakkabı stiliyle tüm dünyayı etkisi altına almıştı. Teşekkürler Charles Jourdan!

1960: KABA SANDALETLER

1960'lı yıllara gelindiğinde ise stilettolar yerini sandaletlere bıraktı. Bu sefer kadınların ayakları daha kaba, topuksuz, düz tabanlara büründü.

1970: APARTMAN TOPUK

1970'lerde artık bütün kadınlar apartman topukların ve platform ayakkabıların üzerinde yükselmeye başladılar. Parlak ve gösterişli yapay deriden ya da yılan derisinden üretilen bu ayakkabılar o yılların sembolü oldu.

1980: YÜKSEK VE SİVRİ

1980'lerde ise yüksek ve sivri topuklarla oldukça seksi, kapalı burunları ile sofistike tarzda yeni sandaletler gözde olmuş.

2000: HER ŞEYDEN BİRAZ

2000'li yıllarda moda rüzgarları geçmiş yıllara dönüş yaşatırken, ayakkabılar ve topuklar da her yıl biçimden biçime bürünüyor.