Temsilciler Meclisi birleşik komitesindeki azil soruşturmasında ifade veren ABD’nin AB nezdindeki büyükelçisi Gordon Sondland, aslen multi milyoner bir otelci. Öyle milyoner ki, Trump’ın başkanlık yemin töreni için 1 milyon dolarlık bağışta bulunmuştu. California Palm Springs’teki “Villa Royale”den, Nashville’deki “Preston”a 19 lüks otelin sahibi olan Sondland, misafirlerine kafa dinleyecekleri huzurlu bir atmosfer vaat ediyordu, şimdi ise kendisi huzurdan hayli uzak bir arı kovanının içinde. Trump’ı azil soruşturmasına sürükleyen Ukrayna skandalının önemli aktörlerinden biri olarak projektör altında.

10 Temmuz 2018 - AB Büyükelçisi Sondland, Brüksel'e varışında Trump'ı karşılıyor.

Tek örnek değil Sondland. Detroit merkezli Walbridge inşaat şirketinin CEO’su John Rakolta da 250 bin dolar bağışta bulunup Birleşik Arap Emirlikleri büyükelçisi olarak atanmıştı. Rivayete göre Rakolta, harita üzerinde yer beğenirken “Şöyle sıkı bir iş olsun, sembolik görev istemem” demiş ve şansına BAE isabet etmişti. Demokratlar uzun süre direndiği için ataması Kongre’de yeni onaylandı. Hiçbir diplomasi deneyimi yok ama ABD çıkarlarının çok hassas olduğu bir merkezde göreve başlıyor. Trump, Suudi Arabistan’la birlikte BAE’ye de asker konuşlandırıyor, Rusya da bölgeye açılmış bulunuyor. Haliyle yeni büyükelçi Putin’le dans edecek!

ABD'nin yeni BAE Büyükelçisi John Rakota, aslen inşaatçı.

Üç yıldır boş duran Fas büyükelçiliği de Michigan’da oto galerisi olan ve Trump’a 250 bin dolar bağışta bulunan David Fischer’e isabet etti. Ancak Demokratlar bu adaya iki yıldır direniyor; Senato onayı henüz ufukta görünmüyor. Dışişleri Komitesi red kararı vermişti, Trump ısrarla yeniden aday gösterdi. Halen beklemede, komite gündemine alınmış değil.

Aslında ABD başkanlarının elçiliklere yakın çevreden siyasi atamalar yapması yenilik değil. Genelde makamların üçte biri bu isimlere ayrılır, geri kalan uluslararası ağırlığı olan merkezler kariyer diplomatlarına bırakılırdı. Fakat Trump’ın yüklü bağışta bulunanlara ödül gibi makam dağıtması ve liyakattan çok sadakate dayalı bir hariciye ağı oluşturması eleştiriliyor. Çünkü ABD Dışişleri partilerüstü statüsünü kaybediyor; Amerikan ulusal çıkarlarından önce Trump’ın kişisel siyasi çıkarlarını gözeten bir paralel evren oluşuyor.

Ve Ukrayna skandalı bu paralel evreni apaçık gösteriyor. Malum olay, Trump’ın 2020 seçimindeki muhtemel Demokrat rakibi Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Kiev’deki işlerine soruşturma açılması için Ukrayna Lideri Zelenskiy’e telefon görüşmesinde baskı yapmasından ibaret. İstihbarattan bir muhbirin ifşasıyla ortaya çıkan skandal, Trump’ın soruşturma karşılığı koz olarak Ukrayna’ya 400 milyon dolarlık askeri yardımı askıya almasını içeriyor. Trump, Kiev manevralarında perde arkasından kişisel avukatı Rudy Giuliani’nin yanı sıra AB’ye elçi atadığı Gordon Sondland’ı da kullanıyor.

Trump'ın görevden aldığı ABD'nin eski Kiev Büyükelçisi Marie Yovanovitch azil soruşturmasında ifade verdi.

Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nde süren azil soruşturmasında ortaya dökülen SMS mesajları Sondland’ın Trump’tan gelen direktifler doğrultusunda Kiev’le direkt ilişkili iki kıdemli diplomata doğrudan baskı yaptığını gösteriyor. Bunlar Trump’ın Ukrayna özel temsilcisi Kurt Volker ve ABD’nin Kiev büyükelçiliğine vekalet eden Maslahatgüzar William Taylor. Sondland, askeri yardımın askıya alınmasını bir şantaj unsuru değil, Kiev’in yolsuzlukla mücadeleyi sürdürmesi için bir koz olarak takdim ediyor. Taylor ise SMS mesajında, “Siyasi kampanya uğruna yardımı askıya almak delilik” diye yazıyor. Muhbirin ifadesiyle Sondland, Zelenskiy’le de buluşup Trump’ın taleplerini nasıl yerine getireceği konusunda yol gösteriyor.

Bu arada Amerikan medyası, “Trump yüz milyonlarca dolarlık yardımı vermiyor, Rusya destekli ayrılıkçı militanlarla savaşan Ukrayna askerleri ise ölüyor…” diye yazıyor.

KIDEMLİ DİPLOMATTAN YAKICI İFADE

Sondland 17 Ekim günü birleşik komitede ifade verdi. Oturumdan sızan bilgilere göre Sondland, Trump'la arasına mesafe koydu. Fakat esas fırtına geçen salı günü William Taylor'ın ifade vermesiyle koptu. Taylor, Trump’ın “güvenmiyorum” diyerek vaktinden önce görevden aldığı Kiev Büyükelçisi Marie Yovanovitch’in yerine vekaleten atanmıştı. 1990’lı yıllarda Kiev’de görev yapmış ve Washington’un yolsuzlukla mücadele telkinlerini iletmiş bulunan kıdemli diplomat Taylor, 2019 yazı itibariyle bambaşka mesajlar vermeye zorlanıyordu. Komitedeki ifadesinde bunları doğrudan söyledi; “Ukrayna ile ilişkimizin resmi olmayan bir siyaset kanalından yürütülmesinden kaygı duymaya başlamıştım. Trump’ın 2020 seçimindeki siyasi çıkarı uğruna Ukrayna’ya baskı uygulandı” dedi. Ve Başkan, “Trump karşıtlarının karalama kampanyasına katıldı, onu o göreve atamak hataymış” diye karşı atağa geçti.

Kiev'deki en üst düzey ABD'li diplomat William Taylor, Kongre polisi eşliğinde komitede ifade vermeye gitti.

Demokratların yürüttüğü, Cumhuriyetçileri ayaklandıran gizli oturumlarda ifade veren Volker, Yovanovitch, Taylor ve Sondland’ın ardından eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da ifadeye çağrılması ve kasım ortalarında azil soruştumasının kamuoyuna açılması bekleniyor. Bolton’un Kiev’e şantaj taktiğine karşı olduğu biliniyor. Demokratlar, kimliği halen bilinmeyen muhbiri ifadeye çağırmaya niyetli değil. Tanık ifadeleri Trump’ın uyguladığı baskı konusunda yeterli görüldüğü için kimliğin gizli kalması eğilimi hakim. Trump ise dün “Muhbir neden dinlenmiyor” diye çıkıştı ve Fox News sunucusundan alıntı yapıp “Başkanı devirmek için yasadışı girişim” tanımlamasıyla tweet attı.

Cumhuriyetçi senatörler de soruşturmayı kınayan bir karar tasarısı sundu. Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler ise Trump’ın “Birlik olup savaşmalıyız” çağrısı üzerine daha ileri gidip Demokratların komite toplantısını bastılar, işgal eylemi nedeniyle azil oturumuna bir süre ara verildi.

Oturum basan Cumhuriyetçi vekiller daha sonra salon önünde medyanın karşısına çıktı.

Trump’ın paralel evreni Suriye politikasına da bulaştı. Trump, Suriye’den asker çekmeyi başarı olarak takdim ederken, özel temsilcisi James Jeffrey Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’ndeki ifadesinde karanlık bir tablo çiziyor, Trump’ın kendisine danışmadan karar aldığını söylüyordu. Jeffrey’in selefi, DEAŞ’la mücadeleden sorumlu özel temsilci Brett McGurk de Trump’ın sürekli asker çekme girişimleri üzerine görevi bırakmıştı. Savunma Bakanı Mattis’in istifası da aynı gerekçeye dayanıyordu. Trump’ın paralel diplomasi pratiği nedeniyle istifa eden diğer bir diplomat ise Ukrayna özel temsilcisi Kurt Volker’di.

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise Washington Post’un deyişiyle, “Trump ve bizzat temsil ettiği diplomatlar arasındaki çifte realiteye kapılmış sürükleniyor.”

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo kabine toplantısında.