Barış Kaygusuz

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye Futbol Federasyonu aleyhine açılmış 5 dosyayı karara bağladı.

Mahkeme, Trabzonspor'un eski futbolcusu Ömer Kerim Ali Rıza ve eski hakem Serkan Alan'ın açtığı davalarda TFF aleyhinde karar verdi. AİHM'in kararında TFF Tahkim Kurulu'nun bağımsız ve tarafsız olmadığı belirtilirken, Türk devletinin bu konuda yeni düzenlemeler yapması gerektiğine hükmedildi.

Mahkeme, TFF Tahkim Kurulu'nun Rıza ve Akal hakkında verdiği kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) adil yargılanma hakkını içeren 6'ıncı maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Kararda, Türkiye'nin Rıza ve Akal'a 12 bin 500'er euro tazminat, Rıza'ya 6 bin 975 euro mahkeme masrafı ödemesi gerektiği ifade edildi.

Ömer Rıza, 2008-2009 sezonun ortasında maaş ve prim ödemelerini alamadığı için kulübe haber vermeden Trabzonspor'dan ayrılmış ve İngiltere'ye gitmişti. Bunun üzerine TFF Tahkim Kurulu, Ömer Rıza'nın Trabzonspor'a 129 bin 353 TL ödemesine karar vermişti. Rıza, 2010'da AİHM'ye başvurmuştu.

Merkez Hakem Kurulu, 2015'te Serkan Akal'ın üst klasman yardımcı hakem listesinden çıkarmıştı. Bunun üzerine Akal TFF Tahkim Kurulu'na savunma yapmak için başvurmuştu ancak başvurusu reddedilmişti. Akal daha sonra AİHM'ye başvurmuştu.

AİHM KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

haberturk.com'a açıklamalarda bulunan Avukat Dr. Rezan Epözdemir, kararla ilgili olarak "Bu kurulların adil bir görüntü vermediğini daha önce de söylemiştim. Bazen adil olmak kadar adil görünmek de önemlidir" ifadelerini kullandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararının emsal niteliğinde olduğunu belirten Epözdemir, "Bu karar kanaatimce emsal mahiyetinde bir karar. Tahkim Kurulu üyelerinin çoğu profesyonel futbol kulübü yöneticiliği yapmış TFF Yönetim Kurulu üyeleri tarafından atanmasının bağımsız ve tarafsız yargılanma hakkını ihlal edeceğini söylüyor. Görev süreleri önceden belirlenmemiş diyor, bağımsızlık ve tarafsızlık andı yok diyor AİHM kararı. Anayasanın, Tahkim Kurulu kararlarını son merci gören 59. maddesine atıf yapıyor. Tüm bu hususlardan yola çıkarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin bağımsız ve tarafsız yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin ihlal edildiğine karar veriliyor." şeklinde konuştu.

Gerekçeli karardaki ifadelere vurgu yapan Epözdemir, "Gerekçede ilginç ifadeler var. Bir tanesinde bu Türk futbolunun yapısal bir problemi olduğunu söylüyor. Bir diğer hususta, bu konuda bir yargı reformu yapılması gerektiğini söylüyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi" dedi.

KARARIN SONUÇLARI NE OLACAK?

AİHM'in verdiği kararın bağlayıcı olduğuna dikkat çeken Dr. Rezan Epözdemir, "AİHM kararlarının iki tür etkisi vardır. Biri kaynak teşkil edici etkisi. İkinci etkisi de tazminat, buna da onarıcı etki diyoruz. Günün sonunda Türkiye, AİHS'in bir tarafı ve AİHM kararları bağlayıcı. Biz de uluslararası hukuktan kaynaklanan bağlayıcılıktan dolayı iç hukukta bir düzenleme yapmalıyız" şeklinde konuştu.

Kamuoyunda zaten bu kurulların adil olmadığına yönelik yaygın bir kanı olduğunu belirten Epözdemir, "Disiplin ve Tahkim kurulları 1 başkan ve 6 üyeden oluşuyor. Bunlar Yönetim Kurulu tarafından atanıyor. Maaşlarını TFF ödüyor. Biliyorsunuz Futbol Disiplin Talimatı'ndaki ihlallerle ilgili karar veriyor. Kulüp, oyuncu, teknik adam arasındaki ihtilaflarla ilgili karar veriyor. PFDK'nın kararlarının hukuka uygunluk denetimi yapıyor. Ve Tahkim'in kararlarına hukuk yolu kapalı. Bazen adil olmak kadar, adil olmak da önemlidir. Bu görüntünün Türk futboluna zarar verdiğini düşünüyorum. Bugün bütün futbol paydaşları, kurulların objektif olmadığını düşünüyor. Zaten bu yapıda karar verecek bir anlayışın adaletli bir karar vermesi hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı. Düşünün yönetim kurulu maç tekrarı kararı verecek, buna itiraz Tahkim'e gidecek. Tahkim Kurulu, kendisini seçen ve maaşını ödeyen yönetim kurulunun aleyhine karar verecek. Bu bir defa hayatın olağan akışına aykırı. Buradan tarafsız ve bağımsız yargılama çıkmaz. Nitekim Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu'nun bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin futbol paydaşları arasında yaygın bir kanaat var" dedi.

KARARIN ARDINDAN HANGİ ADIMLAR ATILMALI?

Avukat Dr. Rezan Epözdemir'e göre, AİHM kararının ardından iç hukukta bir düzenleme yaparak Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu'nun TFF Yönetim Kurulu ile organik bağının hızlı bir şekilde kesilmesi gerekiyor.

Epözdemir konuyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

TFF'nin yargılama kurulları, yönetim kurulu tarafından değil genel kurul tarafından seçilmeli. Bu kurullar gücünü ve meşruiyetini genel kuruldan almalı. İkincisi maaşlar sembolik olmalı. Çünkü saygın bir görev ifa ediliyor. Bu maaşlar ve huzur hakkı da başvurucuların ödediği harçlardan karşılanmalı. Bunların dışında bu kurullar, yönetim kuruluyla aynı binada konumlandırılmamalı. Bu da TFF ile aradaki organik bağı kesecektir.