Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

İnternetin ‘sosyal’ hayatımıza girdiği ilk yıllarda ‘gizlilik’ ne ifade ediyordu? E-mail adreslerini dahi adı ve soyadıyla açmaktan imtina eden kuşağın ‘sosyalleşmek’ için girdiği ‘chat odaları’nda ‘nick name’lerinin gölgesinde yazışması şaşırtıcı değildi. Biraz daha özeli aralamak için sorulan “Üzerinde ne var” sorusu anlamını yitireli çok oldu. Öyle ya, uyanır uyanmaz ‘yatak selfisi’, kahvaltıda ‘diyeti bozdum selfisi’, evden çıkarken ‘asansör selfisi’, ofise adım atar atmaz ‘kahvesiz olmaz selfisi’, gün içinde ‘bitmeyen gün yapmışlar selfisi’yle her an ‘üzerindekilerle birlikte’ sosyal medyada herkes. Konum bilgisi fotoğrafın hemen üstünde, doğum tarihi de profilde yazıyor ama gizlilik kaygısı da devam ediyor.

WhatsApp’ın kullanıcı sözleşmesindeki değişiklikle tavan yapan bu kaygı ile ‘kullanıcılar’ın önemli kısmı alternatif uygulamalara yöneldi. Necdet Çalışkan’ın haberlerinden öğrendiğimiz kadarıyla ‘gizlilik’ konusunda birbirinden pek de farklı olmayan uygulamalarla hayat devam ederken meselenin bizim konuşmalarımızın, birbirimize gönderdiğimiz dosyaların, fotoğrafların üçüncü bir kişinin eline geçmesi tehlikesinden çok daha büyük olduğunun farkında mıyız?

EN YAKINIMIZDAKİ YAPAY ZEKA

Akıllı telefon kullanıyoruz ve bu yüzden ‘yapay zeka’ ile ‘iletişim’ halindeyiz. Netflix’in ses getiren belgeseli Sosyal İkilem’de tasvir edildiği gibi neredeyse ‘senin benim gibi insan’ bu yapay zeka. Ancak eski bir reklamdaki Uğur Yücel ile dile gelen sağduyu Haluk Bilginer arasındaki gibi çift taraflı bir iletişim değil bu. Peki ne yapıyor? İnternette ne yapıyorsak kaydediyor. Online olduğumuz her an onun için bir veri. İlla bir şey paylaşmaya gerek yok. Bir şey beğenmek de şart değil. Bir resme ne kadar süre baktığımız da bir veri. Hangi saatlerde uyuduğumuz da…

Sabah kaçta kalktığımızı biliyor. Elimizin suya değmeden akıllı telefona gideceğini de biliyor. Uykudayken neleri kaçırdığımızı haliyle bize özet geçecektir. Çünkü ilgi duyduğumuz konuları, takip ettiğimiz sporları biliyor. O günkü hava durumunda bir değişiklik varsa uyarmayı ihmal etmiyor. İşe ne kadar sürede gidebileceğimizi de göstererek gecikmeden yola koyulmamızı sağlıyor. Bizimle doğrudan iletişimi yok ama kullandığımız cihazları biliyor. Ofisimizdeki bilgisayarı açtığımızda önceki akşam gezindiğimiz alışveriş sitesindeki ürünlere alternatifleri de bize gösteriyor.

TEK TEK ERİŞİM İZNİ VERİRKEN

Bu kadar şeyi bilen, ne zaman acıkacağımızı da biliyor elbette. Çünkü daha önce belli saatlerde işimizin yakınlarında bir lokantaya gittik, konumumuz da açıktı. Gitmediysek de online sipariş verdik. Bu hareketlerimiz de bir veri. Tam da “Bugün ne yesek” diye iş arkadaşımızla konuşurken bir fast food zincirinin menüsünü telefonumuzda görmemiz de an meselesi. Sahi cihazımızdaki kaç uygulamaya mikrofon için erişim izni vermiştik?

Peki tanıdığımız kaç insan hakkımızda bu kadar ‘veri’ye sahip? Sosyal medyada her köşesini paylaştığımız evimizin perdeleri sıkı sıkıya kapalıyken ‘gizlilik’ sanalda pek mümkün olmuyor artık. Whatsapp’ı silip taşınacağımız diğer uygulamalar da bize çok farklı bir dünya vadetmiyor. Üstelik Whatsapp ile aynı çatının altındaki Facebook ve Instagram hesapları dururken Whatsapp’tan sakındığımız veriyi elde tutmanın da artık geç olduğu su götürmüyor.