Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Açlığın resmini çekebilir misin?

        Elif KEY/ GAZETE HABERTÜRK-PAZAR

        Türlü türlü kupaların kura çekimlerinin ardından hani o çok bilen futbol yorumcuları şöyle gerine gerine derler ya, “Vallahi ölüm grubu, bu grubun maçlarını zevkle seyredeceğiz”, işte sanki o ölüm grubu kurasını çekmişiz gibi bir dönem. Dünyanın bir tarafından kaçanlar, denize düşenler, ölenler, hayatlarını nasıl yaşayacağını değil de önce hayatta nasıl kalacağının hesabını yapan milyonlarca insanla aynı havayı soluyoruz. Mesela, açlığın, gece aç yatan, yarın ne yiyeceğini bilmeyen insanların, yemek kuyruklarının fotoğrafları, bu fotoğrafların duvarlara asıldığı bir sergi olur mu? Elbette içeriği insanı yarına dair hayaller kurmaya itmeyecek, ancak birbirimizi bilmemiz, kendi derdine düşmüş insanoğlunun bir şekilde yanındakinin derdinden haberdar olması şart!

        New York’ta pek de kimselerin uğramadığı, ne zaman bir şeylere bakmaya gitsem kütüphanesinde üç, koridorlarında tek tük insanların dolaştığı bir yer: Brooklyn Historical Museum. Uzun vakitlerdir böyle alternatif işlere yer veren müzenin ufacık sergi odalarından çıkınca muhakkak insanın aklında kalan şu oluyor: Keşke daha çok insan görse! Ama bu böyledir, iyi şeyler bedavadır, karanlık filmlerle karanlık sergileri hep aynı insanlar seyreder. Serginin adı: Açlığın portreleri. Joey O’Loughlin; Brooklyn ve Manhattan’ın mahallelerinde 3 yıl boyunca insanların ekmek, meyve, sebze için beklediği, bir ömür gibi bitmek bilmeyen kuyruklarda New York’un aç insanlarıyla beklemiş. Amerika açlıkla yeni tanışmıyor, 1870’lerden, 1930’lardaki Büyük Buhran zamanlarından bildiği bir görüntü. Ancak işin fenası o görüntü hiç azalmıyor. 2015 yılında sadece New York’ta 1.5 milyon insanın yiyecek yemeği olmadığı için yardım organizasyonu Food Bank’e kayıt yaptırdığı biliniyor. Ve yine rakamlara göre New York’ta yaşayan her 4 çocuktan 1’i aç.

        HER GÜN KİLOMETRELERCE KUYRUK

        Fotoğrafçı Joey O’Loughlin o sıralarda durmanın ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Çünkü o kuyrukta beklemek “Ben burada verilecek şeye muhtacım” demek ve bunun psikolojik bir zorluğu var. Ve şunu söylüyor: “Bu sıralarda bekleyen insanların sayısı artıyor. Sebebi de şu; New York’ta hayat onlara istedikleri gibi davranmadı, hayat bekledikleri gibi gelişmedi.”

        New York’ta aileler sabah güneş doğmadan sıraya giriyor, bazen 3 saat sadece 3 çeşit sebze için bekliyor, bazense metrelerce kuyruk sofraya ekmek koymak için! Verilere göre bu sıraya giren her 5 insandan 1’i, bir işe gidip geliyor ancak kazandığı para karnını doyurmasına yetmiyor. Sergiyi hazırlarken fotoğrafçı O’Loughlin’in konuştuğu insanlar kirayı ve faturaları öderken maddi durumlarının yemek almaya yetmediğini anlatıyor. Kiliselerin yardım kuyruklarında bekleyenler hakkında konuşan din adamları, kiliselerin hem ruhları hem karınları doyurduğunu anlatırken, sırada bekleyenlerin pek ruh açlığından bahsettikleri yok. Bu insanlarla her gün muhatap olan yardım organizasyonu yetkilileri, orta sınıfa ait insanların sessiz ağladığını anlatıyor. Bazı mahallelerde yaşayanlar ise bu sorunu kendi arasında, sessizce apartman lobilerinde hallediyor. Queens’te, Bronx’ta, Harlem’de yaşayan insanlar eğer evlerinde fazla yemek varsa, bir parça fazla sebzeleri, ekmekleri varsa onu apartmanın girişine bırakıyor. Apartman sakinleri yiyeceklerin anında ortadan kaybolduğunu, kimseler yokken bırakılan her paketin alındığını ifade ediyor. Açın halinden tok değil, açın halinden yine aç olan anlıyor. Bazı atasözleri ve deyimlerinin yeni dünyaya göre güncellenmesi gerekiyor. Brooklyn Historical Museum’daki serginin iki isminden bir diğeri de Gözden Kaçan, bitiş tarihi 13 Kasım 2016.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ