Dün sabah itibariyle belediyelerin tanzim satışları başladı. Domates, patates, soğan, sivribiber, çarliston biber, salatalık ve patlıcan ile başlayan tanzim satışlarda fiyatların market fiyatlarının yaklaşık yüzde 40-50 altında olduğu görüldü. Fiyatlar yaklaşık yarı yarıya tıraşlandı. 

- İstanbul’da 50 ayrı yerde, Ankara’da 30 ayrı yerde tanzim satışı olacak. Diğer illere de yaygınlaştırılacak. Bu kadar az satış yeri ile market ve diğer satış yerleri ile rekabet etmek ve oradaki yüksek fiyatları aşağı çekmek mümkün mü diye düşünülebilir. Elbette mümkün.

- Bir kere karşılıklı fiyatları körükleyen iki ayrı piyasayı dizginleyecek yeni bir yapı geldi sistemin içine. Bundan sonra yarış ve rekabette tanzim satışları yol gösterici olacak. Market veya çoğu yerde semt pazarlarının fiyatlarını yüksek bulanlar tanzim satışlara yönelecek. Tüketici artık birbirine benzeyen iki sisteme mahkum değil.

PAZARLAR İLE MARKET FARKI KAPANDI

- Semt pazarları ile marketlerin benzerliği normalde yok. Çünkü semt pazarlarının kirası, sabit giderleri, yüzde 100 kayıtlı çalışması, istihdamın kayıtlı olması ve vergisi yok. Bu açıdan marketlerle semt pazarları arasında ciddi maliyet farkı var ve ciddi fiyat farkının da olması gerekir.

- Ama son dönemde bu fark kapandı. Semt pazarları da modern ve lüks satış yerleri olan marketlerin fiyatına yaklaştı.

- Marketler ile semt pazarları arasında bir benzerlik de her iki perakende satış sisteminin meyve sebze teminini hallerden yapıyor olmasında. Tanzim satışların ise doğrudan üreticiden temin etme imkanı var. İki sistemden de farkı ve temel avantajı burada. Daha düşük fiyattan satabilmesinin nedeni de bu.

- Fiyatları dengeledikten sonra tanzim satışlar fonksiyonunu biter. Bu aşamada kademeli şekilde sona erdirilmesi, ticaretin normal işleyişine bırakılması normaldir. Ancak denge ne zaman ve nasıl kurulacak, bunu biraz da yol boyunca göreceğiz.

KALICI ÇÖZÜM ÜRETİMİ ARTIRMAKTIR

- Dengeyi kurmanın en iyi yolu üretimin artırılmasından geçiyor. Üretim artışı anlamında seracılığa verilen teşvikler tam da yerindedir. Çünkü gıdada en önemli sorun sebzededir. TÜİK rakamlarına göre son 10 yılda tarım üretici fiyatı yüzde 120 artmasına karşılık, sebze fiyatlarının yüzde 274 yükselmesinde üretimdeki zayıflık da etkilidir, sebzenin ithalatının zor olması da.

- Bunu bilen ticaret kesiminin kar marjını artırması da bundandır. Üretim açığı olmamalı ki, ticari tarafta spekülasyonla manipülasyonla fiyatlar inanılmaz düzeylere yükseltilmesin.

- Seracılığa sadece uygun koşullu kredi vermek de yetmeyebilir. Yol gösterici olunmalıdır. Bunun için başta organize seracılık bölgeleri oluşturulmalıdır. Seracılıkta en önemli maliyet unsuru ısıtmadır. Bu ısıtmanın da jeotermal sularla yapılması en uygunudur.

YÜZDE 800 KAR MARJI OLAN TİCARET YOK

- Sonra, üreticilerin örgütlenmesi, etkili pazarlama ve dağıtım kanalının kurulması, perakende tarafının mevzuatının çıkarılması yoluna gidilmedir.

- Hafta sonu Ticaret Bakanlığı’nın 5 ilde hallere eş zamanlı yaptığı baskınlarda 88 şirkete ceza kesildiği haberleri vardı. En çok da fiyatı 8 kat artıran kim ise hangi şirket ise onu merak ettim. Hangi şehirde hangi üründe ve bunu nasıl yapıyor. Böyle bir ticareti daha dünya keşfedemedi.

TİCARETTE YENİ DÜZEN KURULMALI

- Gıda fiyatlarına denge gelebilmesinin olmazsa olmazlarından biri, gıda zincirinin ticari tarafında yeni bir düzen kurulmasıdır. Bu düzen de günümüzün teknolojik ortamında yüzde 100 elektronik hale getirilmeli, yüzde 100 kayıt altına alınmalı, tüm taraflarca izlenebilir, gözetlenebilir ve denetlenebilir olmalıdır.

- Böyle bir düzen sağlayana kadar tanzim satışlar tüketicinin nefes almasını sağlayacak, ekonomi yönetimine zaman kazandıracaktır. Enflasyonu da frenleyecektir. Üretim artışı sağlandıktan, önlemler alındıktan, ticarette yeni bir yapıya geçildikten ve fiyatlar yerli yerine oturduktan sonra pekala tanzim satışlar sona erdirilebilir.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!