Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’yi ziyareti ve Başkan Trump ile görüşmesi iki ülke ilişkilerinin en sıkıntılı dönemlerinden birine rastladı. Kuzey Suriye’ye askeri harekat düzenlenmesi, buna ABD Temsilciler Meclisi’nin yaptırım yasa tasarısı ile Ermeni soykırım kararı alması sonrasında, ziyaretin yapılıp yapılmaması konusunda tereddütler dahi oluşmuştu.

-Kırılma yaratabileceği tahmin edilen ziyaret her iki tarafın temkinli yaklaşımı ve diplomasinin gücü ile kazan kazana dönüştü.

-Gerçi ortada somut bir çözüm yok ama ilişkilerin daha kötüye gitmesi de önlendi denilebilir. Belki de ilişkiler kopmaktan kurtarıldı. Çözüm için diyalog kapısı aralandı ve ilişkilerin düzeltilmesi için ilk adım atıldı.

AZİL SÜRECİ ROL MÜ ÇALDI, YOKSA?

-Ziyaretin Başkan Trump’ın azil sürecinin Temsilciler Meclisi’nde başlatıldığı güne denk gelmesi, medya tarafından yüksek ilgi görmesine neden oldu.

-Bunun olumlu yanı basın toplantısına yüksek ilginin olması ve canlı yayınlarla Türkiye’nin tezlerini ABD kamuoyuna duyurmasıydı.

-Olumsuz yanı ise basın toplantısında Trump’a azil süreci ile ilgili soru sorulması, bir anlamda ziyaretten ve Trump’ın açıklamalarından rol çalmasıydı.

TÜRKİYE’NİN NET KAZANIMLARI

-Yine de Trump’ın konuşmasında Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelesine vurgu yapması, NATO’da ABD’den sonra ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu belirtmesi kayda değerdi ve Türkiye’nin net kazanımıydı.

-Erdoğan da Türkiye’nin Kürtlerle değil terörle sorunu olduğunu iyi vurguladı.

-Mazlum Kobani ile birlikte yakından çalıştıklarını belirten Trump’ın sözlerine karşı, Erdoğan CIA belgelerinde dahi bu şahsın terörist olduğunu kaydetti. Bu konudaki ilgili belgeyi de Trump’a verdiğini de söyledi.

-Amerika’da bütün dikkatlerin Trump’ın azil süreci ile ilgili ne söyleyeceğine döndüğü bir anda Türkiye’nin aynı anda görüşlerini net bir şekilde dile getirilmesi iyi bir kamuoyu aydınlatma imkanıydı. Türkiye tezlerini bazı senatörlere, Beyaz Saraya ve ABD kamuoyuna anlatma fırsatını buldu. Bunu da şimşekleri üzerimize çekmeden yaptı ve fırsatı iyi kullandı.

-Karşılıklı açıklamalarda bile iki lider çatışma alanlarına girmemeye özen gösterdi. Mektup iadesinde ve Mazlum Kobani konusunda bile. Bu da ziyaretin başarılı geçen önemli bir kısmıydı.

SENATÖRLERLE GÖRÜŞMENİN 3 ETKİSİ

-Görüşmelerde bir sürpriz de son dönemde Türkiye karşıtı görülen Cumhuriyetçi senatörlerin Trump-Erdoğan görüşmesinde programda olmasına rağmen son anda çağrılmalarıydı.

-Birinci ağızdan sorularını sordular ve yanıtlarını aldılar. Türkiye karşıtı senatörler ile başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm üst düzey yetkililerin toplu görüşmesi üç tarafa da hizmet etti denilebilir.

-Birincisi Cumhuriyetçi senatörlere birinci elden Türkiye’nin görüşlerini ve ikili ilişkileri aktarmak fırsatı doğdu. Ardından senatörler edindikleri izlenimleri de kamuoyuyla paylaşmaya başladılar. Senatörlerle bir diyalog da kuruldu.

-İkincisi bu görüşme Trump’ı arabulucu konumuna getirdi ve elini kısmen rahatlattı.

-Üçüncü de, hem Türkiye’nin tezlerini ilk ağızdan dinlemiş ve bilgilenmiş, hem de tepkilerini en üst düzeyde göstermiş olmaları Türkiye muhaliflerinde yatışma etkisi yaratabilir.

İLİŞKİLERE S400 BARAJI

-Trump - Erdoğan görüşmesi sonrası Beyaz Saray’dan yapılan açıklama da ise “Diğer cephelerde ilerleme sağlamak için, Türkiye'nin Rus S-400 hava savunma sistemini satın almasını içeren sorunları çözmemiz çok önemlidir” denildi.

-Bu konuda zaten karşılıklı çalışma grubu kurulması kararlaştırıldı. Başkan Trump da basın toplantısında “İlişkilerimizde S400 konusu zorluk çıkarıyor. Bugün görüştük, gelecekte de görüşeceğiz. Umarım bu sorunu çözebileceğiz” dedi.

DEVAMI NATO ZİRVESİNDE Mİ?

-Sorunun bundan sonra ele alınabileceği ilk platform ise 3-4 Aralık’ta Brüksel’de yapılacak NATO Zirvesi. 70’inci  yıldönümüne denk gelen zirvenin gündemi tam da buna uygun.

-NATO Genel Sekreteri’nin açıklamasına göre Zirve’nin gündemi  Türkiye, Suriye ve Suriye’de kurulacak güvenli bölge ve DEAŞ’la mücadele oluşturacak.

-Yani ABD ziyaretinde güçlendirilen diyalog kanalı ve çalışma grupları NATO Zirvesi’ne kadar çalışabilir ve orada ilerleme sağlanabilir. Bu doğrultuda Trump’ın NATO’nun ikinci büyük gücü vurgusu da önemli ve anlamlı olsa gerek.

İLK TESTİ GEÇTİK, İKİNCİSİ GELİYOR

-Ziyaret Türkiye-ABD ilişkilerinde kötüye gidişi durdurdu. Diyalog kapısını güçlendirdi ve diplomasi yolunu genişletti. Ziyaret öncesine göre Türkiye ABD ilişkileri biraz daha iyileşti denilebilir. Yönetilmesi zor bir sürecin kritik kavşaklarından ilkini ABD ziyareti geçtik.

-Bundan sonraki adım da 4-5 Aralık tarihlerindeki NATO Zirvesi’nde atılabilir. Böyle bir ihtimal de zirveyi ABD ve NATO ile ilişkileri düzeltmede yeni bir teste dönüştürebilir. NATO Zirvesi ile şimdi sıra ikinci kavşağı aşmaya geldi.

PİYASALARA ETKİSİ

-Bu veriler altında finansal piyasalarda aşağı veya yukarı yönde kırılma düzeyinde bir hareket yaşanmaz. Zaten var olan pozitif eğilimler biraz daha güçlenebilir.

-NATO Zirvesi’nin yaklaşık üç hafta sonra yapılacak olması da yeni bir beklenti yaratabilir. Bu testten geçip geçemeyeceğimiz piyasalar tarafından fiyatlanabilir.

-Bu süreçte TL değerlenebilir, borsa yükselişine devam edebilir, Türkiye riski düşüşünü sürdürebilir. CDS’ler 300’ün altına inebilir. Merkez Bankası faiz düşürebilir. Bankalar da Merkezi takip edebilir. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!