Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç YKS sınav öncesi ve sırasında okunacak dualar - sureler: YKS YDT ve AYT üniversite sınavında zihin açıklığı, iyi not ve başarı duası! Diyanet kısa, uzun, en etkili Arapça Türkçe Kalem Suresi okunuşu ve anlamı
        7

        KALEM SURESİ TÜRKÇE MEALİ

        1 - Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.

        2 - Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.

        3 - Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.

        4 - Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

        5 - Sen de göreceksin, onlar da görecek.

        6 - Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.

        7 - Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

        8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

        9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

        10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

        11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

        12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

        13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

        14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

        15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.

        16 - Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.

        17 - Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.

        18 - İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).

        19 - Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,

        20 - Bahçe simsiyah kesiliverdi.

        21 - Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:

        22 - "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.

        23 - Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.

        24 - "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.

        25 - (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.

        26 - Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .

        27 - "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).

        28 - İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"

        29 - "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).

        30 - Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.

        31 - Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.

        32 - Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.

        33 - İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.

        34 - Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.

        35 - Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?

        36 - Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?

        37 - Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?

        38 - O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?

        39 - Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?

        40 - Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?

        41 - Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.

        42 - O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.

        43 - Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.

        44 - Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.

        45 - Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.

        46 - Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?

        47 - Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?

        48 - Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.

        49 - Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.

        50 - Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.

        51 - O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.

        52 - Halbuki o âlemler için bir öğüttür.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ