Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Fatih Altaylı, Bloomberg HT'de yayınlanan Spor Saati adlı programda Emin Çağlar'ın moderatörlüğünde spor gündemini değerlendirdi. Altaylı'nın yorumlarından öne çıkanlar şöyle:

FORMULA 1 İSTANBUL GRAND PRIX'Sİ VE HAKEMLİK...

"Grand prix yarışlarında dört kişilik heyetler olur. Antrenman turlarıyla başlar ve yarış sonuna kadar yarışla ilgili her kararı bunlar verir. Dünya genelinde 22 kişinin hakem heyetinde yer alma ehliyeti var. Sırası gelen gider. Bir yerlinin olması gerekiyordu o da ben oldum. Bu heyetin onayı olmadan sıralama asla resmiyet kazanmaz. Tartışmaların olduğu da aşikardır. Pek çok meselede farklı tartışmalar oluyor. Gece yarısına kadar süren tartışmalar oldu. Muazzam bir teknoloji var, bütün takım konuşmaları dinlenebiliyor, eski yarışlar ve o yarış bütün verilere ulaşabiliyorsunuz. Buna rağmen fikir ayrılıkları oldu. 61 ayrı karar almışız bir yarış boyunca."

HAKEMLER EN ÇOK HANGİ KARARDA ZORLANDI?

"Zorlayan kararlardan biri Verstappen'in kararı oldu, diğeri de McLaren ekibinin otomobilde yapmış olduğu değişiklik. Antrenman turlarından yarış başlangıcına kadar sürede garajlar kapalı oluyor, otomobiller parka alınıyor ve kimsenin dokunmaması gerekiyor bazı özel durumlar dışında. O arada McLaren'in yapmak istediği değişiklik var, tekniğe bakan F1 ve FIA sorumlusundan izin alıyor, değişikliği yapmaya başladıktan sonra vazgeçiyor ve kapatıyor ama yaptığı işin cezası var. Uzun süre tartıştık ve ceza verildi."

"İki temas geldi önümüze spin'le sonuçlanan. İkisinde de sıralamaya etki olabilirdi bir tanesinde etkilemedi. İkisinde de koşullardan dolayı olduğuna karar verdik, ceza gereği duyulmadı. Çarşamba ben ve Dennis Dean oradaydık. Oradaki en önemli işi yapan ne ben, ne başkası; şöyle söyleyeyim: Bin 200 kişilik gruptu. 120 sağlık personeli vardı, 100'ü doktordu. Bunların hepsi gönüllülük esasıylaydı ve dört güne yakın süre boyunca kimse ayrılmadı mesaisinden. Özellikle o bayrakları gösteren arkadaşlarımızın çok önemli vazifesi var, bir aksaklık yarışın tamamı açısından çok büyük aksaklık yaratıyor."

"1200 KİŞİLİK BİR EKİP VARDI, O ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR ETMEK LAZIM"

"İlk antrenman gününde pist FIA ve Federasyon'a giriş iznini geç verdi, daha önceden çalışma yapma fırsatı olmadı. Çarşamba günü başlayabildik ve ben dedim ki 'Bu iş nasıl olacak?' Çünkü milisaniyelik bir bayrak gecikmesi olmaması gerekir. İlk gün biraz sallandı, perşembe oturmaya başladı ama yarış sıfır hatayla bitti. Yani dört günde bunu yapabilen başka bir ekip yok. Bunu FIA söylüyor. Bunu her sene düzenleyen tecrübeli ekiplere göre bile bu kadar hatasız ekip görmemişler. O arkadaşlara teşekkür etmek lazım. Yaptıklarının karşılığı yok."

"Organizasyonun harika olmasında bu ekibin payı yüzde 90. Yarış sırasında bir hata olsa FIA'yı etkilerdi. Antrenmanlardan bir gün önce sosyal medyaya yazdım ki 'Piste yeni bir asfalt atılmış, test için asfalta çıktığımda şunu gördüm bu asfalt yarışçılar arasından sorun yaratacak çünkü çok kaygan.' Daha o gün yağmur yoktu. Yağmur yokken bile kaygan olduğu belliydi, üzerine yağmur gelince asfalt iyice kayganlaştı. Sosyal medyada yazdığım şeyleri karşılaştırmışlar. 'Hem pilotlar şikayetçi diyorsun hem FIA teşekkür etti diyorsun' yazmışlar, ikisi ayrı şeyler. FIA'nın teşekkürü, organizasyonun kalitesi ve iyi işlemesine, pilotların isyanı asfalta. FIA şunu biliyor ki burada bir daha yarış yapılırsa o asfaltın sorunu ortadan kalkacak."

"HERKESİN MEMNUN KALDIĞI BİR İŞ OLDU"

"Asfalt, o günün sorunu ve pilotların sorunu. Hayatları tehlikede, bu bir keyif işi. Pist rekoru kırmak isteyenler vardı, İstanbul'a gelmişler rekoru bırak 20 saniye geride kaldılar. Otomobilleri parçalanabilir. Bu tip kötü koşullardaki yarışlar genelde sürprizle sonuçlanır ki sıralama turunda Lance Stroll pole'ü kaptı. FIA bununla ilgilenmez, totaliyle ilgilenir keza Formula 1... Formula 1 yönetimi ile FIA arasında cumartesi şöyle bir sohbet geçti, F1 yönetimi kaygan pistin aksiyonlu olmasından memnun kalarak 'Yarın izleyiciler çok memnun kalacak bu işten. Görsel olarak çok iyi olacak' dediler. Biz de dedik ki 'Bundan sonra her piste fıskiye koyun' dedik. Pilotların derdi başka, TV tarafının derdi başka. Sonuçta herkesin çok memnun kaldığı bir iş oldu."

"HAMILTON SON 15-20 TURA KADAR ŞİKAYET ETTİ"

"Hamilton ikinciydi sanırım bu sırada, ekibiyle konuşurken 'Allah kahretsin burası hala cehennem gibi kayıyor' diyordu. Kayganlıktan son 15-20 tura gelindiğinde bile şikayet ediyordu. 4 tur kala lastikleri değiştirmek istediğini söyledi pit'e ama sonra değiştirmedi."

YENİLENEN ASFALT: "BAZEN BİLİNÇSİZ İYİLİKLERİN OLUMSUZ SONUÇLARI OLUYOR"

"Yüz akıyla altından kalkıldı. Federasyon tarafı çok başarılıydı. Pistin işletmecisi Intercity çok iyi hizmet etti açıkçası. Bir iki yerde ufak tefek hatalar oldu ama 20 senedir ilk defa yapıyorlar sonuçta, asfaltın atılmasını engelleyebilirlerdi, engellememişler. FIA ve Federasyon istemedi asfalt atılmasını. Doğrudan doğruya Ulaştırma Bakanlığı ve pist arasında bir şeydi, iyilik olsun diye ama bazen bilinçsiz iyiliklerin olumsuz sonuçları oluyor. Sportif açıdan 10 numaraydı, organizasyon açısından 9,8... Herkesi kutlamak gerekiyor."

"FIA YÖNETİMİ HALA TÜRKİYE'DE. İBRE BİZDEN YANA"

"Nisanda bir boşluk var, Almanya, Portekiz ve Türkiye talep gösterdi. Almanya ödeme konusunda isteksiz oldu ve çekildi. Portekiz de o parayı vermek istemiyor. Net rakamı pek bilmiyorum ama 18-20 milyon dolar civarında diye biliyorum. Belli ölçülerde pazarlık yapılabiliyor. İbrenin parayı vermesi halinde Türkiye'den yana olduğunu biliyorum. Coğrafi olarak yaygınlık istedikleri, pisti çok sevdikleri ve Türkiye'deki ortama hasta oldukları için... FIA yöneticileri hala Türkiye'de şu anda. Çünkü Türkiye'yi seviyorlar. Burada karşılaştıkları muameleden, misafirperverlikten çok memnunlar. Türkiye o parayı verir mi vermeli mi, bu soruların cevabı bende yok."

"SEYİRCİLİ OLSAYDI 200 BİN SEYİRCİ OLURDU"

"Formula 1'in bir zengin kitlesi var uçakla gidenler, bir de normal kitlesi var. Karavanlarla kamp kuranlar falan. Türkiye bu açıdan şanslı değil o yol, Macaristan'da bitiyor. Buna mukabil Türkiye'nin kendi potansiyeli var. 2005'te gösterildi, sonrasında seyirci sayısı düştü ama bugün şartlar farklı. O gün pist yeni açılmıştı, yolları yapılmamıştı. Bugün yollar büyük ölçüde tamamlandı. Oraya piste giden altı şeritli otoban yapıldı. O günkü kadar lojistik sorunu olmadığı için başta açıklandığı gibi seyircili yapılabilseydi 200 bin civarında seyirci olacaktı."

"SON SEZONLARIN EN KEYİFLİ YARIŞLARINDAN BİRİYDİ"

"Son birkaç sezonun en keyifli yarışlarından biriydi. Bu kadar eğlenceli bir yarış çok az oldu. Tehlikeli olabilecek pistte tehlikeler biraz da pilotların yaklaşımıyla minimize edildi. Bu kadar geçişin olduğu kaç yarış hatırlıyorsun? Finish'e 300 metre kala podyum iki kere değişti. Çok heyecanlı ve keyifliydi. Start çok güzeldi. Startta yarış direktörü hareketli start yapmak istedi son dakikada karar değiştirildi. Startın başında karışıklık, heyecan oldu. Herkes çok tatmin oldu."

"YIRTMAK İÇİN YAPANLA EĞLENMEK İÇİN YAPAN ARASINDA FARK VAR"

"Pilotlar toplantısından önce ve sonra yaptığı açıklamada en sert eleştiren Hamilton ve Ricciardo'ydu. Hemen hemen herkes eleştirdi. FIA'nın 'Bu kadar eleştirmeyin, iyi niyetle yapılmış her şey' demesine rağmen tutamadılar kendilerini. Ki korkarlar FIA'dan pilotlar ama yarışın başlamasından üç tur sonra Hamilton'ın kazanacağını anladım. Bunca yıl Formula 1 seyrettiğiniz zaman adamın gelişinden anlıyorsunuz. Stroll acemi ve kondisyonu yetersiz bir pilot. Ve zengin çocuğu. Zengin matador olmaz. Otomobil yarışçısı da bir yere kadar olur. Yırtmak için yapmakla eğlenmek için yapmak farklıdır. Stroll çok şeker bir çocuk. Fizik olarak zayıf. Götürmesi çok zordu. Perez aynı otomobille ikinci oldu."

"YARIŞIN KAHRAMANI VETTEL'Dİ"

"Yarışın kahramanı Vettel'di. Binotto yoktu, dediğim gibi oldu... Vettel 'Gelmeyince kazandık, bundan sonra hiç götürmesek mi?' dedi. Sürücü, Binotto'ya güvenmiyor. Sürücü sana güvenmiyorsa olmaz."

HAMILTON MI SCHUMACHER Mİ?

"Lewis Hamilton mı Mercedes mi domine ediyor ona karar vermek lazım. Schumacher'in karizmasını geçebiliyor mu ona karar vermek lazım. Çekişme olması lazım, tek başına başarılı olunca anlam ifade etmez. Niki Lauda-James Hunt... Senna-Praust... Hakkinen-Schumacher... Hamilton.. Rakip yok. Vettel olacak gibi oldu olamadı. Araba kötü, araba iyiyken pilot kötü. Tek başına. Kim otursa kazanacakmış gibi bir otomobil. Tamam muazzam teknik, iyi bir pilot itirazımız yok ama olmuyor."

"TÜRKİYE'DE ŞAMPANYA PATLATILMAZ DİYE BİR GELENEK YOK. BU İŞGÜZARLIK"

"Ülkenin böyle bir kuralı yok bir kere. Dubai'de nasıl kutlandığını bilmem. Daha önce bu yarış Türkiye'de ilk defa yapıldığı sırada ben Federasyon yönetim kurulu üyesiydim ve organizasyon komitesindeydim. Bizde şampanya patlatıldı, bildiğin hakiki şampanya. Takip eden dört sene boyunca da şampanya patlatıldı. Yani Türkiye'nin böyle bir 'Şampanya patlatılmaz' geleneği yok. Bu sefer patlatılmadığını ben sonrasında öğrendim. Kendi gördüğümü söyleyeyim, hakemlerle beraber kutlama törenini seyrediyoruz. Şampanya şişeleri sallandı pek iyi köpürmediğini gördük. Dean bana dedi ki 'Bu şampanyalar niye köpürmüyor?' Ben de 'Herhalde ucuzunu aldılar, anlamadım' dedim. Kameralar yaklaşınca şampanya şişesinin üzerinde marka görünmüyordu, birisi markasını sordu. Ben de iyi niyetle şuna yordum 'Herhalde Türkiye'de içki reklamı yasak olduğu için marka olsaydı Türk televizyonları gösteremezdi, o yüzden böyle bir şey yapmışlar' dedim. Köpürmemesi garibime gitti ama aklımın ucundan geçmedi böyle bir şeyi. Kim yaptı niye yaptı bilmiyorum. Tamamen bir işgüzarlıktır. Buna kim karar veriyor bilmiyorum. Podyumdaki organizasyonu ev sahibi kurum yapıyor, işleten yani."

"İKİ HATA VARDI BİRİ ŞAMPANYA BİRİ BAYRAK"

"İki hata vardı podyumda bir tanesi şampanya, diğeri bayrak yanlışıydı. Vettel'in üzerinde Meksika, Perez'in üzerinde Almanya bayrağı vardı. Bu hemen fark edilip kaldırıldı. Açık söyleyeyim ben bu işin hakemiyim, şampanyacısı değilim bilmiyorum kim ne yaptı ne etti. Türkiye'de bugüne kadar hep şampanyayla kutlanıldı bu iş, ne için şampanyasız yapma gereği hissetti bilmiyorun. Böyle bir talimat geldiğini de hiç ama hiç zannetmiyorum. Burada birisi kendince bir şey yapmış, niye yapmış anlamak mümkün değil. Keşke olmasaydı. Lüzumsuz bir spekülasyon. Attığın taş ürküttüğün kurbağa değmez diye bir laf var ya o. Şampanya patlasa ne olacaktı? Mustafa Şentop'un ağzına zorla şampanya mı dökeceklerdi? Daha önce Başbakan olarak Tayyip Bey vermişti, onun önünde şampanya patlatıldı."

"ÖDÜL TÖRENİ, PANDEMİ DÖNEMİNİN İLKİ OLDU"

"Bu pandemi döneminin ilk resmi makamlarca atanmış bir seçilmiş tarafından verildiği ilk ödül töreni oldu. Daha önce robotlarla veriliyordu. Çok sıkıydı. Pit alanı ve görev yaptığımız bölgeye günlük PCR testi yaptırmayan bir kişi bile giremedi. Mesela Sayın Şentop, Kovid-19 testi olmasaydı o da giremezdi. O kadar sıkı kurallar uygulandı. Türkiye, Kovid-19'la mücadele konusunda hem WRC hem de burada 10 üzerinden 10 aldı. Federasyon ve Intercity'nin önlemleri 10 üzerinden 10'du."

MASKE ÇOK ÖNEMLİ

"Maske... Maske çok önemli. Türkiye'de günde 40 bin minimum vaka var. Hastaneler dolu. Sağlık Bakanı Sayın Koca adamcağız bütün saygınlığını yitirme pahasına yırtınıyor aylardır. Millet patır patır ölüyor. Açıklanıyor, 'İstanbul'da ölen sayısı en az 150, Türkiye'de nasıl bu kadar az olur' deniyor. Herkes de biliyor artık, günlük 40 bin vaka var. Hasta sayısı falan ayrı işler, aklım ermez. Böyle bir ortamda... Spor Bakanımızı çok da sever ve saygın bir adam olarak görürüm. İyi bakanlık yaptığını da söyledik ama bu olmuyor. İkisinin de maskesiz olması olmuyor! Pilotlar konuştu hem mesafe hem maske.. Bir tane maskesiz gördün mü? Hakem odasında maskeliyiz. Basın toplantısı yaparken maskeli olun, topluma mesaj veriyorsunuz... Hiç yakışmıyor."

MİLLİ TAKIM 2 MAÇTA 5 GOL YEDİ

"BU KADAR KOLAY GOL YENMEZ"

"Bu kadar kolay gol yenmez. Bu kadar kolay gol yersen sıkıntıya girersin, her maç 3 atamazsın. Her maç gol yiyorsun. Rusya maçındaki yenecek gol mü? Bu iş, iş değil. Takım kurgusu bozuk. Birisi bana anlatsın. Türkiye'nin uluslararası anlamda en formda oyuncusu kim? Yusuf Yazıcı niye yoktu Rusya maçında? Sakattır, makine işliyordur ve taktiğinde yeri yoktur anlarım ama makine işlemiyor. Ortada bir taktik de yok. Yusuf Yazıcı niye yok? 86'da girdi. Üstelik kaleni ilahlar koruyor. Yıkılmışsın içeriye gömülmüşsün..."

"ŞENOL GÜNEŞ, FATİH TERİM'LE BİRLİKTE EN FORMSUZ TEKNİK DİREKTÖR"

"10 kişi değil de 8 kişi kalmalarını mı istiyordu? Mandıra filozofu olmak iyi bir şey de mandıra filozofu oldun diye abuk subuk konuşmak da iyi bir şey değil. Son 10 dakika 10 kişi kalırlar, savunmaya gömülürler anlarım da 10 kişi kalan takımdan iki tane gol yiyorsun, ilk yarı rezil oynuyorsun, ikinci yarının önemli bölümünde savunmaya hapsoluyorsun seni ilahlar koruyor ve '10 kişi kalmak aleyhimize oldu' O zaman 1 kişiyi çıkar. Bunu söyleyen adamı Federasyon'un çağırması lazım. 'Gel gel gel, hadi yallah!' Bunu nasıl dersin? Şuurunu yitirmen lazım. Türkiye'nin en formsuz iki teknik direktörü: Bir Fatih Terim iki Şenol Güneş."

"DEĞİŞİM OLSUN ARTIK, GENÇLER GELSİN"

"Fatih Terim'in ve Şenol Güneş'in söylediklerini artık zerre ciddiye almıyorum. Söyledikleri, Hamilton'ın tabiriyle 'Shit with capital S" Herkes yenilesin kendini. Bıktım ben ya. Bak Fenerbahçe değiştirdi. Gençler geldi, onları görelim. Kötü yapacaksa yapsın. Değişim olsun."

SÜPER LİG'DE KOVİD-19 ÖNLEMLERİ KAPSAMINDA HÜKMEN MAĞLUBİYET GÜNDEMDE

"Bunun adı şaşkın ördek... Ne yapacaklarını şaşırmışlar. Böyle bir uygulama yapan başka bir ülke federasyonu var mı? Başka bir lig? Böyle bir sistem hiçbir yerde yok. Bana önce anlatsınlar, Vida'yı anlatsınlar... 45 dakika sahada kaldı mı bu adam? Herkesle öpüşüp koklaştı mı? Herkesle kafa topuna çıktı mı, kornerde herkesle dip dibe dolaştı mı? Maç sonu ne dediler, korona. Üç gün sonra da demediler, maç sonunda dediler. Bunun sorumluluğu kimde? Kim hükmen mağlup? Sen o adamla 21 tane daha futbolcuyu aynı sahaya çıkarıyorsun, teknik heyeti 40-50 kişiyi riske ediyorsun... Siz kim hükmen mağlubiyet kim? Hükmen mağlup ilan ederler sonra da düşmeyi kaldırırlar. Düşme yoksa şampiyon da yok! Düşürmüyorsan şampiyon da yapamazsın. Gazozuna oynatırsın. Hem herkesi oynat düşmeyi kaldır."

" GALATASARAY SEÇİM YAPAMAZ"

"Seçim olmaz. Koronavirüs var. Sağlığın elveriyorsa niye seçime gidiyorsun, mayısa kadar süren var. Seçim yapıyorsan mayısta bir daha seçim yapman lazım. Eğer mayısta seçim yapmayıp bu seçimi kazanıp üç sene daha yönetmeyi düşünüyorsan kendinle çelişiyorsun çünkü ilk seçildiğinde 'Bu tüzüğe uymak için ara seçimdir bu, seçime gideceğim' dedin. Nereden bakarsan bak ilkesiz, ilkel bir durum. Böyle bir saçmalığı hiçbir yerde görmedim."

"TÜRK SPORU BÖYLE BİR FELAKET GÖRMEDİ"

"Mustafa Cengiz'i uyarıyorum. Galatasaraylılar böyle ilkesizlikleri çok ağır tokatlarlar. Mayısa kadar işinin başında kalsın bu sefer aday olacaksa... Diyebilir ki 'Sağlığım müsait değil, seçime gidiyorum bir yönetim gelsin mayısa kadar yönetsin, mayısta tekrar aday oluyorum' diyebilir ama hem şimdi hem mayısta aday olmayı kimseye anlatamaz. Bu beyefendi çarıklı erkanı harp tipli beyefendi olduğu için çenebaz olduğu için seçim olmayacağını biliyor. Niye? Kovid-19'un patladığı ortamda İçişleri Bakanlığı buna izin vermez. O da diyor ki 'Ben seçim de yapamadım, mali genel kurul da yapamıyorum' Mayısta bile seçim yapmayabilir bu adam! Galatasaray böyle bir şey görmedi, Türk sporu böyle bir şey görmedi. Böyle bir musibet Türk sporunun başına nereden geldi bilmiyorum. Galatasaray'ın başına geldi de... Hakikaten bir felaket. Bu kadar yakışıksız bir şey görmedim."

"DURSUN ÖZBEK'TEN KAÇARKEN MUSTAFA CENGİZ'E TUTULDUK"

"Desteklerken böyle bir şey aklıma gelmedi. Dursun Özbek belasından kurtarmak isterken yağmurdan kaçtık doluya tutulduk. Aday da yoktu, bu adamcağızı 5 aylık süre için seçtik. Keşke Galatasaray bir aday bulup konsensus oluştursaydı da buraya rüyasında göremeyecek kişi gelmeseydi. Geldi ve kulübün başına bir takım adamlarıyla beraber çöreklendi. Bizim dostumuz olduğunu düşündüğümüz ilkesiz adamlar da bunun değnekçisi, çomakçısı oldular. Işıkçısı, fenercisi oldular. Abdurrahim Albayrak'a sormak isterim o koltukta oturmak ve üç günde bir televizyonda boy göstermek bu kadar mı önemli? Galatasaray'dan daha mı önemli? Bundan sonra yüz yüze geleceğimi zannetmiyorum."

"Metin Öztürk ve Burak Elmas var. Duyduğumuz kadarıyla bu beyefendi de çıkıyormuş, niye çıkıyorsa... Niye bırakıyorsun niye aday oluyorsun? Çarıklı erkan-ı harplerin kendine özgü ajandası vardır, anlayamazsın."

HALUK ULUSOY ADAY MI?

"Haluk Ulusoy'u hiç duymadım. Geçen seçim öncesinde hazırlık olduğu kulağıma gelmişti ama bu seçimde hiç duymadım. Faruk Bey de bana hiç bahsetmedi. Çok Galatasaray konuşmayız onunla."

MERT HAKAN FORMAYI ALABİLECEK Mİ?

"Emre Belözoğlu yalan söylemesin, o günlerde çok övündüler Galatasaray'ın elinden kaptık diye. Galatasaray'dan almak için aldılar. Yanlıştır demiyorum yaptıkları doğrudur. Kulüpler arası rekabete zevk, neşe, heyecan katan bir şeydir bu. Ben sadece şunu diyorum: Bu oyuncuyu bu kadar istiyordunuz, Galatasaray'ın verdiğinden daha fazla para verdiniz bunda da beis yok, niye oynatmıyorsunuz? Merak ettiğim sadece bu. Tabii ki alacaklar, tabii ki kulüpler birbirine zorluk çıkaracak, rekabetin en önemli şeylerinden biri bu. Tabii ki Fenerbahçe bu oyuncuyu Galatasaray'ın elinden kapınca Fenerbahçeli taraftarlar keyif alacaklar ya da tersi... Bu kadar değerliyse niye oynatmıyorsunuz?"