Serdar Kulaksız

Boston Üniversitesi mezunu 24 yaşındaki Nazlı Sinem Erköseoğlu'nun ölümü ile ilgili davada ilginç bir gelişme yaşandı. Sanık Can Paksoy'un avukatları müvekkillerinin cezalandırılmasını talep eden duruşma savcısı hakkında görevini kötüye kullandığı iddiasıyla şikayette bulundu. Başvuruda, savcının mevcut delillere tamamen aykırı, soyut iddialarda bulunarak müvekkillerinin cezalandırılması yönünde mütalaa vererek mağduriyetine neden olduğu öne sürüldü.

4 AYRI ŞİKAYET DİLEKÇESİ

Habertürk Muhabiri Serdar Kulaksız'ın haberine göre, sanık Can Paksoy'un avukatları, duruşma savcısı hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na, Adalet Bakanı’na, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’a şikayet dilekçesi verdi.

"DAHA ÖNCE DE İNTİHARA TEŞEBBÜS ETTİ" İDDİASI

Dilekçede, Nazlı Sinem Erköseoğlu'nun olay tarihinden önce de anne ve babasının boşanması üzerine intihara teşebbüs ettiği ve son dönemde panik atak izlenimi veren şikayetlerle acil servise kaldırıldığı öne sürüldü. Erköseoğlu'nun otopsi raporuna göre yasal sınırın üç katını aşan miktarda alkollü olduğu buna göre alkol ve yüksek mekanların intihar riskini artırdığı ortada olduğu ifade edildi.

"DARP CEBİR BULGUSU YOK"

Dilekçede, soruşturma ve yargılama aşamasında dinlenen 8 tanığın olayın meydana geldiği saatlerde herhangi bir tartışma, bağırma, çığlık duyulmadığını açıkça ifade ettiği öne sürüldü. 4 ayrı Adli Tıp Raporu'nda Erköseoğlu'nda darp, cebir, boğma, boğulma ya da boğuşmaya bağlı herhangi bir tıbbi bulgunun tespit edilmemiş olduğunun açıkça belirtildiği anlatıldı. Dilekçede, dava dosyasındaki Adli Tıp raporuna göre Can Paksoy ile hayatını kaybeden Nazlı Sinem Erköseoğlu arasında cinsel ilişkinin yaşanmadığının somut biçimde tespit edildiğini de ifade edildi.

"GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANDI" İDDİASI

Dilekçede, duruşma savcısının görevinin gereklerine aykırı davranarak davanın hukuksal gelişimi ve toplanan somut delillere tamamen aykırı olarak katılan tarafın gerçekdışı iddialarını tekrarlamak suretiyle müvekkilleri Can Paksoy'un mahkumiyeti ve tutuklanması talebini içeren mütalaa hazırladığı belirtildi. Bu şekilde savcının görevini kötüye kullandığı öne sürüldü.

OLAĞANDIŞI BİR DURUM

Dilekçede ayrıca "Duruşma savcısının halen yargılaması devam eden bir ceza davasında söz konusu karar kesinleşmeden adli emanette bulunan bazı delillerin imhasını talep etmesi son derece olağandışı bir durum olup, delillerin yok edilmesi şüphesini akla getirmektedir" denildi.

ADLİ MAKAMLAR ETKİLENMEYE ÇALIŞILDI

Mütalaanın verildiği son duruşmadan sonra Nazlı Sinem Erköse'nin anne ve babasının bir haberde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'na teşekkür ederek adli makamların etkilenmeye çalışıldığı da dilekçede öne sürüldü. Olayın araştırılarak sorumlular hakkında işlem yapılması istendi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Nazlı Sinem Erköseoğlu, 26 Eylül 2010 yılında Gümüşsuyu'ndaki apartmanın boşluğunda ölü bulunmuştu. Kasten öldürme iddiasıyla yargılanan Can Paksoy ve ağabeyi Emre Paksoy, delil yetersizliğinden beraat etmişti. Yargıtay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın davaya müdahil olması gerektiğini belirterek dosyayı usuli yönden bozmuştu. Yeniden görülen davada savcı, sanık Can Paksoy'un "Kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri