AA

Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezindeki MYK toplantısı sürerken düzenlediği basın toplantısında Öztrak, 2020 bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelerinin sona erdiğini hatırlattı.

Öztrak, "Bazı bakanlar için bu komisyon günah çıkarma odasına döndü. Önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'şehir hastanelerinin kamu-özel işbirliği kapsamında yapılmasının çok pahalı, bu hastaneler bütçe kaynaklarıyla yapılacak.' dedi" ifadesini kullandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan'ın da Osmangazi Köprüsü'ne ilişkin benzer açıklamada bulunduğunu belirten Öztrak, Turhan'ın 28 Kasım 2019 tarihli komisyon tutanağında yer alan ifadelerini okudu. Öztrak, şöyle devam etti:

"Yani Sayın Bakan, 'bu köprüden bu paraya kimse geçmeyince fiyatı düşürdük' diyor. 44,5 dolara garanti ettiğiniz geçiş ücretinin gerisini kimden alıyorsunuz? Gerisi bütçeden. Özetle vatandaşın cebinden, emekli Ayşe Hanım'ın cüzdanından, işçi Ahmet Bey’in kesesinden çıkıyor. Köprünün parasının üçte birini köprüden geçenden üçte ikisini köprüden geçmeyen vatandaşlarımızdan alıyorlar. Tüyü bitmedik yetimin parası, yandaş müteahhide dövizle peşkeş çekiliyor. Gerçekten bunu akılla, mantıkla izah etmek mümkün değil. Saraya bir teklifimiz var. Bu köprünün ismini değiştirin. Buna Osmangazi değil, Deli Dumrul köprüsü deyin. Geçenden 30 akçe, geçmeyenden döve döve 40 akçe."

"BÜTÇEDEN ŞEHİR HASTANELERİ VE KÖPRÜLER İÇİN ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ YILDA 80,4 MİLYAR LİRA ÇIKACAK"

Öztrak, müzakere sürecinde Hazine'nin sunduğu bir tabloya işaret ederek, burada gelecek 3 yıl için şehir hastanelerine ödenecek toplam kira bedelinin 26,5 milyar lira olacağının yer aldığını aktardı.

Bu hastanelere sadece kira ödenmediğini, ayrıca hizmet alım garantisi verildiğini anlatan Öztrak, "Hem kira hem de hizmet alımı adı altında şehir hastaneleri için önümüzdeki üç yılda ödenecek olan para 49 milyar lira. Hani cebimizden hiç para çıkmadan yapıyorduk bu hastaneleri?" dedi.

Öztrak, "geçilmeyen köprüler" için gelecek 3 yılda bütçeden çıkacak paranın 31,3 milyar lira olacağını kaydederek, "Şehir hastaneleri ve köprüler için önümüzdeki 3 yılda bütçemizden tam 80,4 milyar lira çıkacak." dedi.

"Bir tarafta devlet eliyle zengin edilen müteahhitler, ultra-lüks mevlitler, el kadar bebelere takılan tek taşlar, diğer tarafta da borçlarını ödeyemediği için ailesiyle evlatlarıyla birlikte canına kıyan insanlarımız..." ifadelerini kullanan Öztrak, çarşıdaki, pazardaki fiyatların TÜİK marketlerindeki fiyatları kat kat aştığını kaydetti.

Faik Öztrak, pazarda pahalılığa isyan eden 63 yaşında bir kadın vatandaşın "Ülkenin çivisini çıkardınız, millet aç" diye bağırdığını ve misafirliğe gittiği evde gözaltına alındığını ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yurt dışına çıkma yasağı konarak serbest bırakılıyor. Şaka gibi. 'Açım' diyen vatandaş gözaltına alınıyor. Bu kadını tutuklayan İçişleri Bakanı, FETÖ terör örgütünün TSK imamı olduğu öne sürülen kişinin nerede saklandığını bildiğini de itiraf ediyor. Biliyorsan neden bunu apar topar almıyorsun? Lüzumlu lüzumsuz her konuya dahil olan, ilgili ilgisiz her konuda muhalefete hakaretler yağdıran atanmış Bakan, görevinin ortaya laf atmak ya da pazarda isyan eden vatandaşla uğraşmak olmadığını görmelidir. Adil Öksüz'ün yeri biliniyorsa gereği derhal yapılmalıdır. Kontrollü darbenin şifrelerine sahip olan ve bunun CHP'nin, Darbe Araştırma Komisyonu'nda koymuş olduğu muhalefet şerhinde açık açık belirtilen bu kişi derhal yakalanmalıdır."

Öztrak, "Ekonomiyi düzeltmek için millete hiçbir şey veremeyen tek adam parti devleti yerine yeni ve güçlü bir parlamenter demokrasiyi kurmak gerektiğinin yaşayarak görüldüğünü" savunarak, "İthalata değil üretime, borca değil gelire, yöneticilerin iki dudağı arasındaki yardımlara değil işe ve hak temelli desteklere ihtiyacımız var. Bunun için de yepyeni bir büyüme ve bölüşüm stratejisine gerek var." görüşünü dile getirdi.

"KADINI ERKEKLE EŞİT GÖRMEYEN ZİHNİYETİN SORUNU BU"

Faik Öztrak, bir gazetecinin, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün Eskişehir'deki kadın cinayetine ilişkin açıklamalarını hatırlatarak değerlendirme yapmasını istemesi üzerine, 25-26 defa müracaat etmesine rağmen şiddete uğrayan kadının sesini duymayan bir devletle karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Bu konuda yasaların bulunduğuna işaret eden Öztark, "En son öldürülen bu kadına 'sana zulmeden, şiddet uygulayan erkekle uzlaş' denilmiş. Olacak iş mi? Bunun kanunen denmesi mümkün değil. Kadını erkekle eşit görmeyen zihniyetin sorunu bu. Toplumun her kesimini bu konuda yeniden eğitmek zorundayız. Yasalar mevcut ama bu yasaları uygulayacak zihniyet maalesef yönetimde yok." dedi.

"KAMU BANKALARINA TALİMATI BİLİYORUZ"

Öztrak, bir soru üzerine "Kamu bankalarına 'muhalefet belediyelerine destek olmayın' yönünde bir talimat verildiğini biliyoruz. Muhalefet belediyeleri, böyle bir ortamda milletimizin taleplerine nasıl cevap verebiliriz diye gerekli önlemleri alıyorlar." ifadesini kullandı.

Türkiye'de çok garip olayların yaşandığını söyleyen Öztrak, "Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı, İstanbul Belediyesi zor duruma düşsün diye yağmur yağmasın duasına çıkmış vaziyette. Yağmur yağmazsa İstanbullu sıkıntı çekecek. Bu zihniyet, önümüzdeki dönemde kendilerine genel seçimleri de kaybettirecektir." görüşünü savundu.

Öztrak, bir başka gazetecinin sorusu üzerine, Adil Öksüz'ün mutlaka yakalanması gerektiğini vurgulayarak, "Bu, darbenin siyasi ayağını da diğer ayaklarını da ortaya çıkarmakta çok önemli bir adım olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

1881 -
1938