Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçen cuma sabahı Türkiye sapsarı bir sabaha uyandı. Çamur yağdı. Korkulacak bir şey yoktu, Sahra çölünden toz gelmiş. Hatta gübre, bereket demek bu ve hep oluyor. Yine de dünyanın o son gününü hayal etmeden yapamadım. Öyle garip renk bir hava... Ama bu kez Habertürk TV meteoroloji editörü Hüseyin Öztel bile gökten ne yağacağını söyleyemeyecek! Düşünmek bile ürpertici... Ünlü fizikçi Stephen Hawking, ölmeden önce, artan nüfusun bitmek bilmeyen taleplerinin dünyanın sonunu getireceğini söylemişti. O günü göremedi. Tarih olarak 2600’ü gösterdiği için bu zaten şimdilik mümkün değildi. Ama bu tür iddiaların tek sahibi Hawking değil; üstelik bazıları ortaya yaşarken görebileceği iddialar atıyor! Buna bir de rutin doğal afetleri, NASA’nın “2135’te çarpmadan vurun” dediği Bennu adlı göktaşı ve benzeri konuları ekleyin. HT Pazar'dan Mete Aker'in haberi...

Mesela susuz dünyaya az kaldı. Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) 2014’teki çalışmasına göre 2050’ye gelindiğinde, dünyada su sıkıntısı çeken 5 milyar insan olacak. Her 2 kişiden biri! New Hampshire Üniversitesi’nden paleoiklimci Matthew Huber ise, “30 ile 50 yıl arasında su savaşları başlayacak” diyor. Susuzluk Türkiye’nin de önemli konularından... Zira, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar bu hafta yaptığı açıklamada, önümüzdeki 30-40 yıl içinde kişi başı kullanılabilir su miktarının 1400’den 1000 metreküpler düzeyine ineceğini söyledi.

Kandilli Rasathanesi depremin yerinin yüzde 99.9 belli olduğunu ve Marmara Denizi’nde 3 metre tsunami beklediklerini açıkladı. 2050’lere kadar göreceklerimiz bitmedi... Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, 2050’lerde İstanbul’da hava sıcaklıklarının 45 derecelere ulaşacağını açıkladı. Kurnaz, “20-30 yıl içinde deniz seviyesindeki artışa bağlı olarak Kadıköy’de metronun girişi sular altında kalacak. 2070’ten itibaren Erzincan’ın batısında kalan bölgelerde kar görme olasılığı giderek ortadan kalkarken, 2100’den sonra Türkiye’nin güney yarısı çöl olacak” dedi.

‘GIDA REZERVLERİ 74 GÜN YETER
İnsanoğlunun baş etmesi gerekecek felaket senaryoları bu kadar da değil. Yeryüzünde bilinen yaklaşık 20 süper volkan var. Patlarlarsa, hepimiz yanarız. Dünyanın neresinde olursak olalım! Endonezya’daki Toba Gölü, Yeni Zelanda’daki Taupo Gölü ve İtalya’nın Napoli yakınlarındaki Campi Flegrei bunlardan bazıları. Pek çoğu aktif değil. Ancak University of Aberdeen’de yapılan bir araştırma sonucu İtalya’nın güneyinde Napoli yakınlarındaki Campi Flegrei’yi besleyen bir “sıcak bölge” keşfedildi ve araştırmacılar patlamaya yaklaştığına dair korku duyduklarını söylediler. Napoli’nin batısındaki volkanik bir kaldera olan Campi Flegrei, yüzyıllar önce patlamıştı, 1980’lerden bu yana ise sessizdi. Araştırmayı yapan Dr. De Siena, “Gelecekteki herhangi bir patlamanın ölçeğini söyleyemeyiz ama bu yanardağın daha tehlikeli hale geldiğine şüphe yok. Son 30 yılda volkanın davranışları değişti” dedi. Olası bir patlamanın başlangıçta Napoli bölgesinde yaşayan 1.5 milyon insan için felaket olacağı belirtiliyor. Ama sonrası sizi de yakından ilgilendiriyor! 

Buranın en ünlü patlaması olan Kampaniyen Ignimbrit püskürmesi, yaklaşık 39 bin yıl önce meydana geldi ve 70 km çapında erimiş kayaları stratosfere yaydı. Bu patlamanın, son 200 bin yılda Avrupa’da görülen en büyük patlama olduğu ve Neandertallerin yok olmasında rol almış olabileceği söyleniyor. Buffalo Üniversitesi’nden Marcene Robinson neler yaşanacağını şöyle anlatıyor: “Depremler toprağı sallarken, top gibi patlamalarla volkan, saatte 600 mil hızla yukarı çıkan kayalar ve küllerle havaya ateş eder. Küller gökyüzüne 100 bin feet yükselir ve güneşi engeller...” ETH Zürih Üniversitesi’ne göreyse günümüz Endonezya’sındaki Toba kalderasının yaklaşık 74 bin yıl önce patlaması o kadar güçlüydü ki, küresel bir soğuma dönemine ve muhtemelen insanlığın nüfusunda ciddi bir düşüşe neden oldu. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) için çalışmalar yürüten California Teknoloji Enstitüsü’nden Brian Wilcox, “Süper yanardağ tehlikesi göktaşı ve kuyrukluyıldız riskinden çok daha büyük” diyor.

'500 METRELİK GÖK CİSMİ GELİYOR’
Ortalama her 100 bin yılda dev bir süperyanardağ patlaması oluyor. Olası bir patlama sonucu saçılan küllerin güneş ışığını engellemesinin uzun bir kışa ve açlığa neden olacağı öngörülüyor. Ama Birleşmiş Milletler’in 2012’de yaptığı tahmine göre, dünyadaki gıda rezervleri ancak 74 gün yetebilecek! Bir sabah kalkıyorsunuz, gün ışığı yok, hava soğumuş, gıda stokları bitiyor... Wilcox, asıl kötü haberi de veriyor: “ABD’deki Yellowstone süpervolkanı (en büyüğü) yaklaşık 600 bin yılda bir patlıyor. Ve en son 600 bin yıl önce patlamıştı!” Evet normalde risk küçük, ancak gerçekleştiğinde sonuçları felaket olacak. Bir süperyanardağ, gezegeni yeni bir buz çağına fırlatabilir.

NASA, geçen hafta yaptığı bir açıklamada Empire State binasından daha büyük Bennu isimli asteroidin Dünya’ya çarpma riskini duyurdu. NASA, 2135’te gerçekleşecek olayla ilgili acil önlem alınması gerektiğini de açıkladı. Çünkü bu 500 metrelik gök cismi çarpışma sonucu dünyadaki yaşamı yok edebilecek büyüklükte. İlk çözüm 8.8 ton ağırlığında inşa edilecek bir uzay aracının Bennu’ya çarptırılması ve bu şekilde asteroidin yönünü değiştirmek. Diğer plan ise üzerine yollanacak bir uzay aracına yüklenecek güçlü bir nükleer bomba ile kontrollü bir patlatma. Tabii bu iki seçenek de büyük riskler barındırıyor. Evet, hâlâ bu çarpışma küçük bir ihtimal ama olursa, Hiroşima’ya atılan atom bombasından 80 bin kat daha güçlü bir etkiye sahip...

Yetmez gibi bir de yeni virüs riskiyle karşı karşıyayız. Hastalık X, biyolojik mutasyon veya muhtemel bir kaza yahut terör saldırısı tarafından tetiklenebilecek bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ne olduğu tam olarak belli olmayan ama korkutucu ‘Hastalık X’i öncelikli listesine eklediğini duyurdu. Varsayımsal bir tehdit olan ‘Hastalık X’ konusunda açıklama yapan DSÖ danışmanlarından John-Arne Rottingen, “Tarih bize bir sonraki büyük salgının büyük olasılıkla daha önce görmediğimiz bir şey olacağını söylüyor” dedi. Hastalık X’in farklı pek çok kaynaktan gelme riski olduğunu belirten Rottingen, çok büyük ihtimalle hayvanlardan insanlara bulaşabilen bir hasatalıkla gelişeceğini söyledi. Geçen yüzyılda keşfedilen hastalıkların yüzde 70’i “zoonotik” olarak tanımlanıyor. Ebola’da 2013-2016 Batı Afrika pandemisinin, 1 yaşında bir çocuğun Gine’de bir yarasa tarafından ısırıldığı zaman başladığına inanılıyor.

Bu tabloda Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre 2050’de 9 milyar nüfuslu dünyada gıda üretiminin yüzde 70 artması gerekiyor. Ülkelerdeki gıda üretimi de iki katına çıkmak zorunda. İyi de o toprak nerede? Tarım arazilerinde yapılaşma ve çölleşme tam gaz. Bu durumda bir doğal afet olmasa bile ne yiyip ne içeceğimiz meçhul. Galiba en iyisi, sol sayfadaki yazıyı bir daha okumak!