Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Karadeniz müziğinin yükselen değerlerinden Ekin Uzunlar, çok sevilen arabesk şarkıları, trap altyapıyla birleştirilen 'Trabesk' projesinde, Metin Uzun'un 'Ağla Gözüm' şarkısını seslendirerek büyük ilgi gördü. Uzunlar, kemençeyle tanıştığı ilk andan bugüne uzanan müzik hayatıyla ilgili önemli detaylar verdi.

Yeni çalışmanız 'Ağla Gözüm' hayırlı olsun. Klibiniz yaklaşık 20 günde 3 Milyon civarı izlenmeye ulaştı. Böyle bir ilgiyi bekliyor muydunuz; duygularınızı paylaşır mısınız?
Çok teşekkür ederim. 'Ağla Gözüm', bizim için çok değerli bir şarkı. Biz bu şarkıyı, çocukluğumuzda Metin Işık'tan dinlerdik. Dark'n Dark Music, Mustafa Ceceli ve Samsun Demir, bana böyle bir şarkıyı uygun görmüşler. Aslında bu kadar büyük bir ilgi beklemiyordum. Bu tarz şarkıları sahnede seslendiriyorum ama bir de klip çekip, dijital platformlarda paylaşmak aklımın ucundan bile geçmezdi. Çok güzel bir izlenme sayısına ulaştı. İnsanlara, bir Karadeniz müzisyeninin neler yapabileceğini bir kez daha göstermek istedim. Sağ olsunlar, şarkıyı yeniden sahiplendiler ve çok mutlu olduk.

'Trabesk' projesine dahil olma süreciniz nasıl gelişti?

Dark'n Dark Music yapımcıları ile menajerim görüşüyordu. Bana projeden bahsettiler. Trap altyapısı ile arabesk şarkıların insanlara sunulması fikri ilgimi çekti. Günümüzde trap altyapılarının kullanıldığı şarkılar çok seviliyor. Ülkemizde bu işi çok iyi yapan arkadaşlarımız var. 'Ağla Gözüm'e de böyle bir düzenlemenin çok yakışacağını düşündüm ve projede yer almış oldum. Çok mutluyum.

Yaptığınız çalışmalarda farklı müzik türlerinin unsurlarını kullanıyorsunuz. Hançerenizde tipik Karadeniz esintileri bulunurken, şarkılarınızın altyapılarında akustik pop, bazı duygusal şarkılarınızda fantezi ve özgün müzik ezgilerin, vs işitiyoruz. Türkü de, pop da söylüyorsunuz. Bize müzik anlayışınızı, tarzınızı nasıl tanımlarsınız?
Ben Karadeniz müziğiyle büyüdüm ve İstanbul'da yetiştim. Memleketime de hep giderim. O doğanın kokusunu aldım. Son zamanlarda seslendirdiğim eserlerde, bahsettiğiniz farklı altyapıları duyabiliyoruz çünkü Mustafa Ceceli ile çalışıyoruz. Şarkılarımın düzenlemesini o yapıyor. Mustafa Ceceli'nin tarzı ile Karadeniz müziğinin özellikleri bir araya gelmiş oldu. Kemençe ile zaten bütün dünya müziklerini icra ediyorum. Özümüzden kopmadan, farklı şeyler de deniyoruz. Bu şekilde, bir Ekin Uzunlar tarzı oluştu. Bu tarza şekil veren birinci kişi de Mustafa Ceceli'dir. Onunla birlikte çalıştığım için çok mutluyum. Benim şarkılarımı dinlediğinizde, ‘Bu bir Ekin Uzunlar şarkısı' diyebilirsiniz. Bir Karadeniz müzisyeni olarak, kemençemle birçok platformda ve projede yer aldım. İnsanlar için, bir pop şarkıda kemençe sesi duymak çok daha dikkat çekici oluyor. Mustafa Ceceli ile Şöhret Memmedov'un ‘Öptüm Nefesinden' adlı şarkısını seslendirdik. Bu bir Azerbaycan türküsüdür. Trap altyapısı kullanıldı ve üzerine kemençe çaldım, şarkıyı da Karadeniz ağzıyla seslendirdim. Böylece, ortaya özgün bir tarz çıktı. Buna, evrensel müzikle geleneksel Karadeniz müziğini sentezleyerek elde ettiğimiz ‘Evrensel Karadeniz müziği' diyebiliriz.

Arabesk müziğe yakın mısınız; hangi arabesk şarkıcılarını dinlersiniz?

Arabesk müziğe çok yakın değilimdir ama dinlerim. Özellikle Orhan Gencebay, Azer Bülbül ve Müslüm Gürses'i çok dinliyorum. Onlar bizim için önemli ustalar.

Kemençe, Karadeniz insanı için vazgeçilmez bir öğe. Siz de çok iyi bir kemençe icracısısınız. Bu kadar iyi bir icracı olmak için büyük emek harcamış olduğunuzu düşünüyorum. Kemençe çalmaya nasıl başladınız; müzik hayatınızda profesyonelliğe adım atmaya ne zaman karar verdiniz?
Kemençe, Karadeniz insanı için ögeden çok daha fazlasıdır. O bizim hafta sonu eğlencemiz değil, hayat felsefemizdir. Kemençenin yanında, aynı sözleri Trabzonspor için de söyleyebiliriz. Ben, baba tarafından Arnavut göçmeni; anne tarafından da Trabzon Çaykaralıyım. 9 yaşımdayken, doğum günümde dayımın bana hediye ettiği bir kemençe ile bu serüvene başladım. Profesyonel olarak sahne almaya 14 yaşımda başladım. İlk sahnemi Uzungöl'de yaptım. Daha sonra Karadeniz'in birçok sanatçısıyla çalışma şansım oldu. Birçok dizi ve film müziğinde, pop şarkılarının aranjelerinde, kamu spotlarında vs benim kemençemi duyabilirsiniz. En büyük hayalim, Karadeniz müziği yapan bir Türkiye sanatçısı olmaktır. Bu yüzden, kemençemi insanlara farklı tarzlarda da dinletmeye çalıştım. Kemençe ile dünya müziğinin de çalınabileceğini gösterdik. Sahnelerimizde jazz, blues, hard rock, country gibi tarzlarda müzik yaptık. Ben müziğe enstrümanist olarak başladım. Kendimi hala yarı enstrümanist, yarı solist olarak görüyorum. Bu yüzden enstrümanıma çok değer veriyorum. Günde 7-8 saat kemençe çalarak kendimi geliştirdim. Şimdi harika bir ekibe sahibim, onlarla birlikte tüm dünyayı geziyoruz. Kemençe, benim yarımdır. O olmazsa, benim sanatım olmaz. Kendimi geriletmemek için daha fazla çalışıyorum çünkü müziğin sonu yok.

Bazı sosyal medya platformlarında sizden bir Karadeniz türküleri albümü beklentisi olduğunu gördük. Hatta bazı kullanıcıların 'Ekin'in böyle bir albüm yapması, memleketine karşı boynunun borcudur' gibi mesajlarını okuduk. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle bir Karadeniz türküleri albümü yapmam gerekiyor ama günümüzde şartlar o kadar değişti ki, insanlar artık 10 - 14 şarkılık albümleri satın almıyor. Bu yüzden albümler çok değer görmüyor. Bir Ekin Uzunlar albümü zaten mevcut ama ben şarkılarımı, dijital platformlarda tek tek paylaşıp, daha sonra, en eskiden en yeniye bütün şarkılarımı toplayıp, karma bir albüm yapmayı düşünüyorum. Çünkü her şarkının ayrı bir değer göreceğini düşünüyorum.

Karadeniz müziği denince, akla gelen belli başlı isimler var. Siz hangilerini takip ediyorsunuz?

Hepsi birbirinden değerli ama bence Volkan Konak ve Fuat Saka, Karadeniz müziğine çok fazla yön verdi. Onlar dışında, Yusuf Cemal Keskin, Bahattin Çamurali gibi eski kemençe üstatlarımızı da anmak gerekir.

Yaptığı müzikle, kullandığı farklı altyapılarla birçok müzisyene ilham kaynağı olan Kazım Koyuncu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kazım Koyuncu, Laz kültürünü rock altyapısıyla birleştirerek insanlara dinleten çok önemli bir sanatçıydı. Onun ölümünden sonra, birçok Karadeniz rock grubu ortaya çıktı. Ben de o gruplar içinde yer aldım. Kazım Koyuncu, yeni nesil Karadeniz rock gruplarının önünü açmış oldu.

Kemençe sizin hayatınızda nasıl bir yere sahip, sizin için ne ifade ediyor?

Kemençe benim yarım. Onsuz sahneye çıktığımda kendimi eksik hissediyorum. Kemençe, hayatımın her noktasında var. Onunla daha çok çalışacağız, dünyaya açılacağız ve daha yenilikçi olacağız.

Günümüzde dünyanın birçok noktasında çatışmalar, katliamlar yaşanıyor; bir yandan pandemi devam ediyor ve insanlık zorlu bir süreçten geçiyor. Böyle buhranlı zamanlar için müziği bir kurtarıcı olarak görebilir miyiz; müziğin iyileştirici etkisine inanıyor musunuz?
Müzik her zaman iyileştiricidir. Sanatçı, müziğiyle insanlara bir şeyler anlatabilir. Sanatçı, örnek kişidir; topluma yol gösterendir. Her zaman buna inanmışımdır. Günümüzde savaş ve zulümler oluyor; çocuklar ölüyor. Her türlü zulme karşıyım. Bu zulümler karşısında dik duruyorum. Çocuklar ölmesin; tek isteğim, barış içinde yaşamak. Pandemi süreci de bizi çok zorladı. Hatta en çok da müzisyenler etkilendi. Evini geçindiremeyip intihar edenler oldu. 15-16 aydır ben de sahneye çıkmadım. Biz müzikle iyileşiyoruz. Konser sonrasında sevenlerimize sarılıyoruz. Onların gözlerinin içine bakıp, şarkı söyleyerek kendimizi motive edebiliyoruz. Pandemi bize rastladı ama olsun her şeyde bir hayır vardır. Sosyal mesafeyi ve temizliği koruduğumuz sürece güzel günler yakındır İnşallah. Konserler yeniden başlayacak ve birbirimize sarılıp, güzel şarkılar söyleyeceğiz.

Müzisyenliğe ilk adımı attığınız güne geri dönseniz, o günkü Ekin'e, ne gibi tavsiyelerde bulunurdunuz?
O günkü Ekin'e 'Çok daha fazla çalış... İyi gidiyorsun ama sadece Karadeniz müziğini değil, tüm dünya müziklerini ve müzisyenlerini dinle, her kültürden bir parça al.' derdim ve eklerdim: ‘Güzel yaşa, her zaman onurlu yaşa.'