Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

2017 yılında Tüketici Kanunu’na aykırı hareket edenlere uygulanacak idari para ceza tutarları belli oldu. Sahte bal veya telefon gibi ürünlerle ilgili reklam yapan kanallara 12 bin 70 TL, Tüketici kredisi ve konut finansmanı sözleşmelerinden ücret ve masraf talep eden kredi veren kuruluşlara 1.206 TL, 36 ay içinde teslim edilmeyen konutlar için 24 bin 140 TL ceza kesilecek

Yeni yılda aidatsız kredi kartı çıkarmayan kuruluşlara uygulanacak idari para cezası miktarı 6 milyon 35 bin liraya yükseltildi. Yeni yılda aldatıcı ticari Reklam için idari para cezaları da artacak. Örneğin sahte bal veya telefon gibi ürünlerle ilgili reklam yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile yapılmışsa 12 bin 70 TL, ülke düzeyinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığıyla gerçekleşmişse 241 bin 413 TL olarak uygulanacak.

Tüketici kredisi ve konut finansmanı sözleşmelerinde, Kanunun cayma hakkı, faiz oranı, erken ödeme, temerrüt, sigorta yaptırılması hükümlerini ihlal eden ve belirli süreli kredi sözleşmelerine ilişkin açılan hesaplardan ücret ve masraf talep eden kredi veren kuruluşlara her bir işlem başına uygulanacak idari para cezası 1.162 TL’den 1.206 TL’ye çıkarıldı. 36 ay içinde teslim edilmeyen konut başına uygulanan ceza miktarı 24 bin 140 TL olarak belirlendi. Tüketici hakem heyetleri için belirlenen parasal sınırlar da yeni yılda artıyor. İlçe tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı 2 bin 400 liraya, il tüketici hakem heyetlerine başvuru sınırı ise 3 bin 610 TL’ye yükseltildi.
Star

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, bankaların haksız tahsil ettiği paraları geri alabileceklerini söyleyen dolandırıcıların, tüketicilere 20 kuruşluk başvuru formlarını 100 liraya sattıklarını belirterek, tüketicilere dolandırıcıların tuzağına düşmemeleri uyarısında bulundu.

Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,12 bankanın 21 Ağustos 2007 ile 22 Eylül 2011 arasında yaptıkları bankacılık işlemlerinden dolayı tüketicileri, şirketleri ve kamu kurumlarını zarara uğrattıklarını söyledi.

FAİZLER İÇİN CEZA KESİLDİ

Bu bankaların aralarında anlaşarak, kartel oluşturarak mevduatlara düşük faiz verdiklerini, kredilere de yüksek faiz uyguladıklarını aktaran Şahin, "Bu Rekabet Kurulu tarafından 2011'de tespit edildi ve 2013'te ceza kesildi. Mahkeme ve itiraz süreçleri sonuçlandı. Danıştay da bu cezayı onayladı. 12 bankaya 1 milyar 117 milyon lira gibi büyük bir ceza kesildi. Tüketiciler, kamu kurumları ve tacirler için güzel bir geri dönüş olacak. Haksız ödemeleri 3 katına kadar tazminatla geri alabilecekler" diye konuştu.

Şahin, her zaman olduğu gibi bu aşamadan sonra devreye dolandırıcıların girdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'de yeni yeni çağrı merkezleri aracılığıyla dolandırıcılık başladı. Çok basit de bir dolandırıcılık yöntemi. Bankalarda o 4 yıl 1 aylık dönemde 33 milyon işlem yapılmış. Dolayısıyla aradıkları telefon numarasındaki kişinin bu tarz bir işlem yapma ihtimali çok yüksektir. Arıyorlar, 'bu konuyu biliyorsunuz' diyorlar. 'Biz bunu alacağız, size iade ettireceğiz' diyorlar. 'Ne kadar kredi kullandınız' diye soruyorlar. 30 bin lira kredi kullanmışsa 'size 9 bin lira geri ödeyecekler' diyor. Tüketici 'ne yapmam gerek' diyor. Söyledikleri çok basit. 'Size bir evrak göndereceğiz, onu doldurup bize geri gönderin' diyorlar. Evrak geliyor, tüketici 9 bin lira alacağım diye 100 lira ödeme yapıyor. Zarfı açtığında boş bir kağıtla karşılaşıyor. Tekrar arıyor bu çağrı merkezini. Bu defa da 'O kağıdı doldurup tüketici hakem heyetlerine vereceksiniz' diyorlar. Daha önce de dosya masraflarının iadesi konusunda bu tür dolandırıcılıklar olmuştu. Hatta bu dolandırıcılığın reklamlarında mankenler, artistler oynamıştı. Ciddi bir dolandırıcılık çünkü. 20 kuruşluk kağıdı 100 liraya satıyorsunuz. Kargoyla ilgili bir işlem yapamıyorsunuz. Çünkü kargo şirketinin anlaşması var, anlaşmaya uygun olarak işlem yapıyor."

RAPOR BEKLENİYOR

Tüketicilerin bu parayı alacağını düşünerek çok rahat tuzağa düştüğünü vurgulayan Şahin, "Biz o tuzağa düşmemeleri için diyoruz ki sizin hakkınızı herhangi bir firma, hukuk ofisi vermeyecek. Sizin hakkınızı ya tüketici hakem heyetleri ya da mahkemeler verecek. Fakat bu ne zaman olacak? Danıştay kararını verdi ama hemen olmuyor. Rekabet Kurulunun hangi oranlarda, hangi kredilerde zarar ettirildiğine dair Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bir rapor vermesi gerekiyor. Bu rapor istendi. Bu rapor geldiğinde bakanlık da ilgili birimlere gönderecek. O rapora göre de bilir kişiler hesaplayıp, zararın tüketiciye ödenmesi için rapor düzenleyecekler" ifadelerini kullandı.

Şahin, bu kararın beklenmesi ve acele edilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, "Hakem heyetlerinde şu anda yığılmanın bir faydası yok. Çünkü o rapor olmadan hakem heyetleri de karar veremeyecek. 'Şu an bunu alırsak dosyalar yığılır' diye düşünüldüğü için erken başvurularda retler başlıyor. Bu konuda hakem heyetlerinin ve tüketici mahkemelerinin reddettiği birçok başvuru da var. Israrla şunu söylüyoruz; acele etmeyin, bu raporun verilmesini bekleyin, dolandırıcıların tuzağına düşmeyin, 20 kuruşluk kağıda 100 lira ödemeyin" değerlendirmesinde bulundu.