Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para Porof. Zihni Sinir 'Çılgın Proje'yi değerlendirdi - Makro Ekonomi Haberleri

        Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’la ilgili “Çılgın Proje”sini açıklayınca büyük bir şaşkınlık oldu. Biz de bu konuyu en iyi yorumlayacak kişinin, Porof. Zihni Sinir’in yani İrfan Sayar’ın kapısını çaldık. En çılgın “procelerin” mucidi Sayar’la hem İstanbul Kanalı’nı konuştuk hem de ona “Zihni Sinir başbakan olsa halkın karşısına nasıl projelerle çıkardı” diye sorduk.

        Başbakanımızın çılgın projesini ne kadar çılgın buldunuz?

        Porof. Zihni Sinir, "Ümit var Recep Bey'de. Takdir ediyorum. Dolayısıyla çırak olarak atölyeme alabilirim" diyor.

        Bana da; hani Apple'ın sahibi sunumlar yapar ya; öyle bir hava yaratılmış gibi geldi. Ama tabii Apple'da sunumu yapanlar konuya çok hâkim olur. Burada ekibi merak ettim ben. Böyle bir proje hazırlanmış, bunun yaratıcı ekibinde kimler var? Dev bir projeden bahsediyorsak başında bir "bilmem ne" olması gerekiyor ki; dünyadaki tüm projeleri alt üst etsin. Bu isimler yerine Başbakan'ın kendisini görüyoruz, arkada da birtakım animasyonlar. Çok inandırıcı olmuyor haliyle.

        Bir proje insanı olarak, bu projenin en büyük defosu ne sizce?

        "Bir taraftan da keşke hep daha uçuk projeler olsa" dediğim için bunu bir başlangıç olarak görüyorum. Fakat proje sunumu başladığı anda arkeolojik kazı buluntuları ile ilgili "Birtakım çanak çömlek" ifadesi kullanılması çok korkutucu geldi! Aynı bakış açısından gidince; düşünün ki bu proje gerçekleşti her şey olumlu. Derken; günün birinde bir felaket yaşandı bu topraklarda ve hepimiz yok olduk. Daha önceki medeniyetlerin başına gelen şeyler gibi. Felaketten asırlar sonra, birileri çıkıp kazılar yapıyor, bir zamanlar orada bir kanal olduğunu fark ediyor. O dönemde ülkenin başında aynı zihniyette birisi varsa; o da bu kanalın buluntularını "çanak çömlek" aşağılaması gibi betimlese, "Bunları boş verin" dese; o zaman Tayyip Erdoğan'ın üstlendiği bir projeyi gelecek medeniyetler öğrenemeyecek. İşin kendi içinde böyle bir çelişkisi var.

        Porof. Zihni Sinir başbakan olsaydı o ne yapardı?

        Önce eksikleri tamamlardı, sonra büyük projelere geçerdi. Bir anda büyük teknolojilere açıldık. Kültürler değişiyor bu yüzden. İnsanlar birbirinin ayaklarına basarak yürüyor sokaklarda. İnanılmaz kalabalıklar, trafik, görsel çirkinlikler var. Önce elimizde olanı kullanmayı, düzeltmeyi seçerdi. Projelerden vazgeçmezdi, ne kadar çok proje olursa o kadar bilgi olur. Bir şeyleri projelendirmeyi severim ben. Başbakan'ın sunduğu bir eskizdir. Böyle şeylerin paylaşılması toplumu çok geliştirecektir. Halka ne kadar eskiz sunulursa o kadar araştırma olur. O proje hiç gerçekleşmese bile bir dolu bilgi toplanmış olacaktır. Bu eğilimde olmak çok güzel ama bunu bir güç malzemesi gibi kullanarak, hükmedici davranmak, tepki doğmasına yol açıyor. Halbuki birisi bir şeyler yapmaya çalışsın, biz de pozitifini negatifini değerlendirelim. Ama hemen tepkiler doğuyor ve bu nedenle de hayal kurucular hayallerinden vazgeçmek zorunda kalıyor.

        Seçilen başbakanlar 6 aylık bir eğitime alınsa; o eğitimde ne gibi dersler olmalı?

        İlk önce at binmeyi öğrenmek için, binicilik dersi verilmeli! Şaka bir yana, bence Başbakanımız zaten şu anki gibi olmalı diye düşünüyorum. Çünkü daha farklı biri olsa ıstırap çekerdi. Kimse onu anlamazdı, önce belki kazara seçilirdi ama bir sonraki seçimlerde kaybederdi. Çünkü toplum hata yaptığını düşünürse, Başbakanı değiştirir.

        Gerçekçi çılgın proceler

        İki Boğaz Köprüsü'nün yanına aynılarından birer tane daha yapılsın. Biri sadece toplu taşıma araçlarına ve tramvaya, diğeri özel araçlara yönelik olsun.

        Şehir içi trafiğini rahatlatmak içinse; Boğaz köprülerinin ayaklarından, Boğaz'ın iki yakasının diğer uçlarına uzanacak yollar yapılsın. Bunlar sadece raylı toplu taşıma araçlarına yönelik olsun. O yolun kenarları, bahçeleri yemyeşil kütüphaneler, kafeler, restoranlarla dolu olsun. İki yakadaki her duraktan da karşıya hareket eden vapurlar olsun.

        Trafiği acilen rahatlatmak için köprüler yayalara yeniden açılsın. İntihar etmek için en iyi yeri yapmışsın, sonra "İntiharlar olur" diye kapatıyorsun yolu. Kapatacağına cam koy, tel yap.

        Denizin kirliliğine uyumlu olması için çocuklara şişme ördek değil; şişme patlıcan projesi.

        Alternatif proje önerileri

        Porof. Zihni Sinir'den çıraklık belgesi alan Heja Bozyel'den Çılgın Proje'ye dair çılgın proce önerileri:

        Küçükken su silindiri gibi oyuncaklarımız vardı. Düğmesine basınca içindeki toplar havalanırdı, onları yerlerine sokmaya çalışırdık. Aynısının İstanbul Kanalı temalısını yapalım. 300 tonluk vapurların minyatürlerini Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisindeki Balıkçı'nın kulübesine sokmaya çalışalım.

        Madem Boğaz sadece su sporları yapılan bir alan olacak; muhalefet de "Her eve bir sigorta" vaadi yanında "Her eve bir iç lastik, bir de şişme ördek" vaadinde bulunsun. Boğaz'da su sporu yapmayan kalmasın.

        Halka açık alanlarda öpüşmek isteyen çiftler için "Yan yana edebiyle oturan insanlar" yüzü baskılı yelpazeler yapılsın.

        Boşaltılacak alandan çıkacak hafriyatla bir AVM, bir toplu konut projesi Boğaz'ın göbeğine dikilsin.

        Değişecek coğrafya sonucu değişecek iklime uyum sağlamamız için İstanbul halkı bölük bölük "iklime uyum sağlama" kamplarına alınsın.

        Heja Bozyel / HT Pazar

        "ZİHNİ SİNİR PROCELERİ" GALERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ