Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Vadeli İşlem Opsiyon Borsası'yla İMKB arasında eskiye dayanan problemler, İzmir Ticaret Borsası'nın kuruluş yıl dönümü etkinliğine de yansıdı.

Daha önce hisse senedi opsiyon işlemleri ile türev işlemlerin hangi borsada gerçekleşeceği konusunda karşı karşıya gelen İMKB ve VOB'un yetkilileri, bu defa VOB'un taşınması konusunda anlaşmazlığa düştü.

VOB'un kurucularından izmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, "Önümüze taş konmaya başladı. VOB'u İzmir'den almak haksızlıktır" diyerek VOB'un İstanbul'a taşınmasına net bir şekilde karşı çıkınca, toplantıda konuşma yapan İMKB Başkanı İbrahim Turhan'dan "Herkes kendi evladını evinde saklarsa aile saadeti olmaz" yanıtı geldi.

ARTIK BÜYÜK BORSALARIN ZAMANI
İzmir Ticaret Borsası'nın (İZTB) 120. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen ''Borsa Söyleşileri'' toplantısının konuğu olan Turhan, dünyada organize piyasalardaki işlem hacminin gerilediğini, tezgah üstü piyasaların öne çıktığını, borsa yöneticilerinin bu gerçeği görüp buna göre politikalar üretmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye'deki borsalarda işlem görmesi gereken sermaye piyasası araçlarının yüzde 40'ının Türkiye dışında işlem gördüğünü, buna herhangi bir şey yapamadıklarını anlatan Turhan, şöyle konuştu:

''Borsalarımızda, organize piyasalarımızda yeterli ürün çeşitliliğini sağlama noktasında sıkıntılarımız var. Kurumsal yapılar ve yasal düzenlemelerden kaynaklanıyor. Sermaye Piyasası Kanunu'nun değişiyor olması çok önemli, anlamlı bir değişim noktası tesis edecek. Bize bu hareket esnekliğini, dinamizmini kazandıracak.

İMKB kurulurken yasal çerçeve, borsaların kamu kurumu mantığıyla çalışmasını öngörmüş. Bu dünyada da böyle. Üyelerin bir araya gelerek oluşturduğu bir kooperatif gibi çalışıyor. Ama mevcut rekabet ortamı içinde bizim 1980'lerde, 1990'larda tasarlanmış altyapıyla yol almamız rekabet etmemiz ne yazık ki mümkün değil. Onun için de yeni getirilen yasal düzenlemelerle sermaye piyasası kurumlarının bir dinamizm ve esneklik kazanacağını düşünüyoruz.''

Önceki dönemde ulusal borsaların önemli olduğunu, hatta bölgesel borsaların ön plana çıktığını ifade eden Turhan, bugün ise konsolidasyon ve ortaklıklarla mevcut büyük borsaların dahi birleşmek istediğini ifade etti.

Artık borsaların kar odaklı, halka açık yapılar haline geldiğini, eskiden uzmanlığın ön plana çıkması ana eğilimken bugün giderek bütünleşik spot ve türev piyasalarının ortaya çıktığını kaydeden Turhan, ayrı ayrı örgütlenmiş piyasa ve ürünlerin bir araya gelerek birleşmeye çalıştıklarını gözlediklerini söyledi.

İsveç, İtalya, Avusturya, Kore, Polonya ve Brezilya'da borsaların şirketleşme ve birleşmeye gittiğini, birleşmeler sonrası borsaların büyük sıçrama yaşadığını, yeni bir sinerji ve ivme kazanıldığını anlatan Turhan, Türkiye'de ise bankacılık sektöründeki gelişmeye rağmen diğer iki bacak olan sigortacılık ve sermaye piyasası kuruluşlarının gelişmemesi nedeniyle sağlıklı bir manzaranın olmadığını ifade etti.

Türkiye'nin bu konuda olması gereken yerde olmadığını ifade eden Turhan şöyle devam etti:

''Dünyadaki değişim, sermaye piyasalarındaki yapısal değişiklikler ve Türkiye'nin sermaye piyasalarının içinde bulunduğu durum bize diyor ki; (sizin önce sermaye piyasasındaki borsaları modern borsaların yapısına kavuşturmanız gerekiyor, şirketleşmeyi süratle hayata geçirmeniz gerekiyor. Bir kooperatif yapısından anonim şirket yapısına geçmeniz gerekiyor. Ondan sonra gücünüzü bir araya getirmeniz, sinerji doğuracak şekilde verimliliğinizi artıracak şekilde, içerden ve dışarıdan maruz kalacağınız rekabet baskılarına karşı koymaya imkan sağlayacak şekilde bütünleşme ve entegrasyon kurmanız gerekiyor. Daha sonra yarattığınız bu değeri yatırımcıyla paylaşmanız, halka arz ve özelleştirmeyi gerçekleştirmeniz gerekiyor.)''

KESTELLİ: BÜROKRATİK ZİHNİYET ÖNÜMÜZE TAŞ ÖRÜYOR
İZTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise VOB'un yıllık 440 milyon liralık işlem hacmiyle dünyanın önemli türev borsalarından biri haline geldiğini, bundan tüm kesimlerin ve ülkenin kazançlı çıktığını belirtti.

VOB ilerledikçe önüne taş konmaya başlandığını, bürokratik zihniyetin önlerine duvar ördüğünü savunan Kestelli, şöyle konuştu:

''Bu çekişmeden, bu anlamsız engellemeden kazanan var mı? Yok. Enerjimizi yıkmaya değil yapmaya harcamalıyız. Türev ürünlerinin bu borsada işleme açılmasının önündeki engeller kaldırılmalı. VOB'un sahipliği ve merkezi konusundaki gereksiz tartışmalar artık bitmeli. Biz büyük Türkiye için VOB'u da İMKB'yi de birlikte büyütelim istiyoruz. Birlikte çalışmaya devam edelim. Ama daha ötesini istemek, VOB'u İzmir'den almaya çalışmak hem İzmir'e hem Türkiye'ye büyük haksızlık etmek olur. VOB, İMKB'nin, İzmir İstanbul'un bir alternatifi değildir. Bir saatin dişli çarkları gibi uyum içinde olmalıyız. Aksi halde ilerleyemeyiz ve hepimiz mutsuz oluruz.''

TURHAN: SÜPERMARKET GİBİ OLMAK GEREK
Toplantının soru cevap bölümünde söz alan Ege Sanayici ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu, İstanbul'un finans merkezi yapılmasına saygı duyduklarını ve desteklediklerini, ancak İzmir olarak VOB'u vermeye razı olmadıklarını belirtti.

İMKB Başkanı Turhan, bunun üzerine sermaye piyasasında yatay ve dikey entegrasyonun sağlanmasının şart olduğunu, ancak bunun ne şekilde olacağının, ayrıntılarının karşılıklı müzakere edilerek, bütün paydaşların bir araya gelerek, kimsenin hakkının kaybolmaması garanti altına alınarak ve ortak akıl çerçevesinde yapılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin lokasyondan bağımsız olarak tüm gücünü birleştirmesi gerektiğini dile getiren Turhan, burada bir ''süpermarket yaklaşımı'' içinde olunması gerektiğini ifade etti.

Turhan, ''Bu yaklaşıma göre bir yatırımcı Türkiye'deki sermaye piyasalarına erişirken tüm finans ürünlerinin hepsine bir arada erişebilmesi lazım, bir süpermarket gibi. Evler için alışveriş yapacağız ama vaktimiz az. Kaliteli malı ucuza almak zorundayız. Bunun için süpermarketlere gidiyoruz. Tabii ki büyük süpermarketlerin bakkalları yok etmemesi için yapısal planlamalar yapıyorsak onların elinden işlerini almak değil onları da daha büyük bir iş planının eşit ortağı haline getirmek istiyorsak benzer bir şeyi burada yapmak lazım.''

Kendisinin iki kızının bulunduğunu, bu konuyu kız istemeye benzettiğini kaydeden Turhan, ''eyvah birisi gelecek kızımı alacak'' kaygısının anlamsız olduğunu belirtti.

Turhan, şunları söyledi:

''Benim görevim kızımı yetiştirmek, onun mutluluğunu sağlamak, onun kendi yuvasını kurmasına imkan tanımak. Ben kızımı kaybetmemeliyim tam tersine bir de erkek evlat kazanmalı, ailemi büyütmeliyim. Bu modeli sağlayabilirsek bence bu problemi çözeriz. Herkes kendi evladını evinde saklarsa aile saadeti olmaz. Bu insanlar mutluluğu başka yerlerde aramaya başlarlar, hepimiz üzülürüz.''

CHP MİLLETVEKİLİ YÜKSEL: İZMİR GÖNÜLLÜ DEĞİL
Bu yanıt üzerine Çolakoğlu'nun ''İMKB'yi İzmir'e alacağız o zaman'' demesi salonda gülüşmelere neden oldu.

Toplantıda CHP İzmir milletvekilinden Alaaddin Yüksel'in, VOB'un taşınması yönündeki kararın hükümetin tasarrufu olduğunu, Mustafa Moroğlu'nun ise İzmir'in VOB'un taşınması konusunda gönüllü olmadığını söylemesi üzerine Turhan, İMKB'nin adında İstanbul geçmesine rağmen Türkiye'nin borsası olduğunu, bir araya gelişle herhangi bir şeyin bir yerden koparılıp götürülmesini kastetmediğini, bunun yapısı ve mahiyetinin tüm hak sahipleriyle bir araya gelinip tartışarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

İMKB'yi tüm bölgenin borsası yapabilmek için Viyana, Kore, Makedonya, Bosna Hersek, Bulgaristan, Arnavutluk, Lübnan, Fas ve Mısır borsalarıyla görüştüklerini anlatan Turhan, bu vizyonun hayata geçmesinden İzmir'in de kazançlı çıkacağını belirtti.

Turhan, İMKB'nin bir kamusal düzenleyici otorite olmadığını, VOB'un taşınması yönünde bir karar verecek konumda olmadıklarını, kendisinin bir İzmirli olarak kendi düşüncelerini aktarmaya çalıştığını ifade etti.

"HASAN TAHSİN İLK KURŞUNU İZMİR İÇİN DEĞİL TÜRKİYE İÇİN ATTI"
Turhan, ''Türkiye'nin de, İzmir'in de, hatta yakın bölgenin de hayrı için Türkiye sermaye piyasalarının bugün içinde bulunduğu durumdan daha ileri gitmesi iyi olur diye düşünüyorum. Ben Türkiye'den tarafım. Sonuçta Hasan Tahsin ilk kurşunu İzmir için değil Türkiye için attı. Bu sürecin tüm hak ve pay sahiplerinin zarara uğramaması herkes için uygun olacak şekilde planlanması büyük önem taşıyor'' dedi.