Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Prof. Dr. Derya Uludüz

Ülkemizde her yıl yaklaşık 200.000 kişi felç geçiriyor. Felç dünya sağlık örgütü listesinde ölüm nedenleri arasında 3. sırada. Tıpta zamana karşı yarıştığımız hastalıklar vardır, felç bu hastalıklardan bir tanesi. Her geçen zaman beyindir diyoruz çünkü zaman geçtikçe sağlık merkezine ulaşmaya ne kadar gecikirsek beynimizin bir parçasını kaybediyoruz, felç böyle bir hastalık.

Hem inme hem koronavirüs gibi enfeksiyonlar aslında akut ortaya çıkan tablolar. Bulaşıcılığı nedeniyle hastalanma olasılığı ve ürkütücülüğü koronavirüs için daha yüksek olacağı tahmin edilmesine rağmen geçen her 40 saniyede bir kişi felç geçirmekte; felç geçirenler arasında her üç dakikada bir kişi de felç nedeni ile yaşamını yitirmektedir. Ölüm sıralamasında inme çok daha yüksek sıralarda. Ancak burada dikkat çeken bir özellik var. Risk faktörleri dediğimiz tetikleyici hastalıkların varlığında inme sıklığı artıyor ve tablo daha şiddetli olabiliyor. Risk faktörleri ne kadar çok ise inmede ölüm ve sakatlık oranı da o denli yüksek olabiliyor. Koronavirüs tablosunda da bir takım riskli hasta grupları var ki aslında aynı risk grupları inmedeki tetikleyici hastalıklar: Diyabet hastalığı, Hipertansiyon, kalp hastalığı, atriyal fibrilasyon gibi kalp ritim bozuklukları hem inme hem koronavirüs için risk oluşturuyor.

Öte yandan Çin kaynaklı çalışmalarda koronavirüs öyküsü olan kişilerde % 36 oranında nörolojik yakınmaların gözlendiğini bildirildi. Ve COVID-19 tanısı alan olguların % 6’sında inme kliniği ile pezentasyon gözlenmiş.

65 yaş üstü yaşlılarımıza sokağa çıkma yasağı konuldu. 55 yaş üstünde inmenin en çok görüldüğü yaş dilimi olarak biliyoruz, koronavirüse karşı inme riskinde olan kişiler nelere dikkat etmeli?

İnme olguları için yüzde 30 olguda sebep bulunamaz ve hiç tetikleyen risk faktörü yoktur, eğer başka risk faktörleri yoksa ve inme 3 aydan eski ise COVID'e yakalanma riski normal bireylerle benzer. Ancak yakın dönemde inme geçiren kişilerde vücut yaşanılan tabloya bağlı streste olacağından (her tür şiddetli hastalık vücut için bir stres kaynağıdır) kortizol düzeyleri yüksektir ve bu da bağışıklık sistemini olumsuz etkileyeceğinden virüse yakalanma riski artacaktır. Beraberinde inme hastalarının bir çoğunda yukarda da değindiğim gibi hipertansiyon, kalp hastalığı, ritim bozukluğu, diyabet gibi risk faktörleri beraber olduğundan ve bu tabloların kendileri de korona enfeksiyonu için risk taşıdığından inme olguları da aynı risk oranını taşımaktadırlar. Öte yandan 3 aydan eski dönemde inme geçiren bir kısım olguda sakatlık oranı yüksek olduğunda yürüyemediklerinde veya yatağa bağımlı olduklarında kendi öz bakımları da yeterli olmayacağı için bağışıklık sistemi zayıf olacaktır. Bu durum özellikle 55 yaş üstü olgularda daha belirgindir.

Zamanını evde geçirmekte olan büyüklerimize nasıl destek olacağız?

COVID-19 sadece büyüklerimizin fiziksel sağlığı için bir tehlike değildir. Pandemi döneminde yaşlılarımızı korumak adına uygulamaya sokulan sokağa çıkma kısıtlamaları yaşlılarımızı fiziksel tehditten korurken psikolojik ve sosyal olarak yıpratmaktadır. COVID-19'dan ölüm riski yaşla birlikte arttığı için, aile üyeleri ve arkadaşlar, huzurevlerinde, yardımlı yaşam tesislerinde veya sadece kendi evlerinde olsun, yaşlı insanlara ziyaretlerini sınırlandırmaktadır. Ancak bu yeni sosyal uzaklaştırma uygulaması - veya başkalarıyla yakın fiziksel yakınlığı azaltma - yaşlı yetişkinler arasında başka bir ölümcül salgına katkıda bulunabilir: sosyal izolasyon ve yalnızlık. Oysa sosyal mesafe tecrit ya da yalnızlık demek değildir. Yaşlı yetişkinleri güvende tutmalıyız, ancak sosyal izolasyonun yaşlılarımızın bağışıklığı ve zihinsel sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi olabileceğini de akılda tutmalıyız.

Yalnızlık, yalnız olmanın öznel hissi iken, tecrit sosyal temasın nesnel bir eksikliğidir; yalnız hissetmeden yalnız olabilirsin. Ancak , hem izolasyon hem de yalnızlığın kalp hastalığı, bunama ve diğer sağlık sorunlarındaki artışlarla ilişkili olduğunu bilinmektedir. Aslında, sosyal izolasyon artan mortalite sigara, obezite gibi risk faktörlerini yükseltir.

Özellikle bizim gibi geleneksel toplumlarda yaşlılarımız batılı toplumlara oranla daha kırılgan ve duygusaldırlar. Her ne kadar onları korumak için bu gayret gösterilse de alışkanlıkları gereği bu durumu sindirmeleri oldukça zordur.Torunları, çocukları ile bir arada olmak yaşlı yetişkinlerimiz için oksijen kadar gerekli görülmektedir.

Özellikle bir çok ibadet evinin salgın hafifletilinceye kadar kapılarını kapatmasıyla yaşlı yetişkinlerimizin sosyal varoluşları derinden etkilenmiştir. İnanç toplulukları genellikle yaşlı yetişkinlerin sosyal yaşamlarının büyük bir parçasıdır, bu parçanın koparılması yaşlı yetişkinlerimizin kendilerini doğal çevrelerinde ifade etmelerini ve günlük rutinlerini olumsuz etkileyerek boşluk hissini artırmıştır.

Peki ne yapabiliriz? Yaşlı yetişkinlerin pandemi sırasında kapsayıcı, maksatlı ve daha az yalnız hissetmelerine yardımcı olmak için:

• Akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar veya tabletler kullanarak başkalarıyla nasıl görüntülü sohbet edileceğini öğretebiliriz.
• İşitme zorlukları olan yetişkinlere altyazı sağlamak için bu cihazlardaki uygulamaların kullanımını sağlayabiliriz.
• Sevdiklerinizi mutlu etmenin bir yolu da ev dışında arkadaşlarınıza ve ailenize telefonla, mail yolu ile veya eski günlere dönerek kart postal, mektup yazarak yanında olduğumuzu bir kez daha hatırlatabilmek olacak.

Yaşlıları dahil edeceğimiz projeler;

“Eski fotoğrafları ve hatıraları birlikte düzenlemeyi ve organize etmeyi düşünün ve ilham verdikleri hikayelerin ve mutlu anıların tadını çıkarın. Bir yaşlı için favori bir aile tarifi pişirdiğini göstermek veya favori şarkıları veya filmleri evdeki diğer insanlarla paylaşmak için iyi bir zaman olabilir.

Sonuç olarak yaşlı yetişkinlerimizin fiziksel sağlığını korumaya çalışırken onları var eden yaşantılardan koparmadan yanlarında olmaya çalışmalıyız. Fiziksel ve ruhsal yeterliliklerine katkıda bulunacak yaratıcı uygulamalar için rehber hazırlayarak, fakat öncelikle kuşaklar arası bağı güçlü tutarak bu zor süreçleri birlikte atlatabiliriz.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri