Evinizi daha konforlu hale getirmenin sırrı: Hangi odada hangi ışık kullanılmalı?
Gün içinde saatlerimizi geçirdiğimiz evler, aslında ışığın gölgesinde şekillenir. Hangi odada hangi tonun kullanılması gerektiğini bilmek, hem konforu hem de enerjimizi doğrudan etkiler. İşte evdeki ışık rengi tercihlerinin püf noktaları ve mekanlara özel öneriler…
ABONE OLEv dekorasyonunda en çok göz ardı edilen detaylardan biri ışığın rengidir. Oysa yaşam alanlarında kullanılan ışık tonu, ruh halinden uyku kalitesine kadar pek çok faktörü etkiler. Sadece estetik değil, aynı zamanda sağlık açısından da kritik olan bu tercih, doğru yapıldığında evinizin havasını tamamen değiştirebilir.
Evde tercih edilen ışığın rengi, sadece estetik değil, aynı zamanda psikolojik ve biyolojik etkileriyle de yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Doğru ışık, bir mekanın havasını tamamen değiştirebilir, kişisel ruh halimizi şekillendirebilir ve hatta uyku düzenimizi bile etkileyebilir. Bu yüzden ışık rengi seçimi, dekorasyondan çok daha fazlasıdır.
Farklı ışık renklerinin insanlar üzerindeki etkisi bilimsel araştırmalarla defalarca kanıtlanmıştır. Sıcak tonlar, özellikle sarı ve turuncu yansımalar, huzur ve rahatlama hissi yaratırken; soğuk tonlar, özellikle mavi ve beyaz yansımalar, zihinsel uyanıklığı artırır. Bu yüzden salon ya da yatak odasında kullanılan ışıkla, çalışma alanlarında kullanılan ışığın aynı olması önerilmez.
Evdeki sosyal alanlardan biri olan salonlarda sıcak tonlar tercih edilmesi, davetkar ve samimi bir ortam yaratır. Hafif kırık beyaz, amber tonları ya da pastel sarılar; hem göz yormaz hem de dinlendirici bir atmosfer sağlar. Özellikle akşam saatlerinde bu tonlar, günün yorgunluğunu atmaya yardımcı olur.