Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Son dakika: Fantastik sinemanın 15 klasiği
        13

        HİÇ BİTMEYEN ÖYKÜ (1984)
        (The NeverEnding Story)

        Alman yönetmen Wolfgang Petersen’in Michael Ende’nin romanından sinemaya uyarladığı film, fantezi macera türünü sevenlere hitap ediyor. Her şey gizemli bir kitap ve bu kitabın sayfalarındaki serüvenlerin içine çekilen 10 yaşındaki bir çocukla ilgili… Kitapta genç bir savaşçı, Fantasia adlı güzel ülkeyi yok etmek isteyen Nothing adlı karanlık gücü durdurmakla görevlendiriliyor… Batı Almanya yapımı olmasına rağmen İngilizce olarak çekilen film gösterime girdiğinde genellikle çok olumlu eleştiriler almış ve daha sonraki yıllarda iki devam filmi daha çekilmişti.

        14

        AŞK VE ÖLÜM (1946)
        (A Matter of Life and Death)

        İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen film, ölümle yaşam arasında kalan bir İngiliz pilotun hikâyesini anlatıyor. David Niven, İngiliz pilotunu, Kim Hunter ise onun sesine âşık olan Amerikalı kadını oynuyor. Filmde öbür dünyaya çıkan merdivenler, fantastik mahkemeler, çok romantik anlar ve kararlar var. Şu cümle filme de damgasını vuruyor: “Evrende kanundan daha güçlüsü yoktur ama Dünya’da en güçlüsü aşktır. Pilotun hayatta kalmak için çıktığı ilahi mahkeme sahnesiyle akıllarda kalan film, 1999'da British Film Institute tarafından en iyi 100 İngiliz filminden biri seçildi. Michael Powell ve Emeric Pressburger’in yönettiği film bugün hâlâ seyredilen gerçek bir klasik...

        15

        OZ BÜYÜCÜSÜ (1939)
        (The Wizard of Oz)

        L. Frank Baum'un 1900 tarihli “The Wonderful Wizard of Oz” adlı romanından uyarlanan film, kendini aniden yabancı bir diyarda bulunan Dorothy'nin serüvenlerini anlatır. Aslında her şey bir çocuğun ebeveynlerinin koruyucu kanatlarından uzakta kendi başının çaresine bakmasıyla ilgilidir... Dorothy, hiç tanımadığı bir dünyada yeni arkadaşlar edinerek ve sorunlara çözümler üreterek evine dönmeye çalışırken kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrenir. Victor Fleming ve George Cukor’un yönettiği, başrolünde Judy Garland’ın oynadığı film, aynı zamanda sinema tarihinin en iyi müzikallerinden biri olarak da kabul edilir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ