Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fatma İşcan, HT Magazin’den Arif Hür’ün sorularını yanıtladı.

Geçtiğimiz yaz, ‘Saltanat’ adlı şarkısıyla müzik listelerine hızlı bir giriş yapan Fatma İşcan, şu sıralarda ‘Yüzüne Yüzüne’ adlı yeni maksi single çalışmasıyla gündemde. Genç popçu, sözü ve bestesi Cansu Kurtçu’ya ait olan ‘Yüzüne Yüzüne’nin yanı sıra, ‘Son Söz Aşk’ ve ‘Layetezelzel’ adlı iki şarkıyı daha seslendirdi. Basamakları, sağlam adımlar atarak çıktığını dile getiren genç popçuyla, yeni maksi single’ı vesilesiyle bir araya gelerek hedeflerini konuştuk...

‘Saltanat’ adlı tekliyle müzik piyasasına adım attınız. Geri dönüşler nasıl?

Saltanat benim için güzel bir filmin sadece fragmanıydı. Bir şarkıyla kimse kolay kolay zirveye çıkamaz ama biz bu fragmanın en tepe noktasını yaşadık. İlk işimde çok değerli müzik adamlarıyla çalışma ve tanışma fırsatı buldum. Bu şarkı benim için güzel bir taht oldu. Kısa zamanda verdiğim konserlerde binlerle birlikte şarkıları hep bir ağızdan söylemeye başlayınca çok fazla düşünmeden yeni bir çalışmaya başladık.

‘Yüzüne Yüzüne’ adlı maksi single’ınızın çıkış süreci nasıl gelişti?

Bir dost meclisinde bir araya geldiğimiz Cansu Kurtçu-Fettah Can çifti ellerinde böyle bir şarkının olduğunu söylediler. ‘Saltanat’ adlı şarkımı dinlediklerini de belirten ikili bana bu şarkının uygun olacağını söylediler. Bu şarkı tam benlik, bunu ilk okuyuşta fark ettim. Yayınladığımız video kısa sürede 1.5 milyon izlenme sayısına ulaştı. Gidişattan çok memnunum!

‘Yüzüne Yüzüne’ adlı şarkının klibinde Hint esintileri var...

Bunun için özel bir tasarım içerisine girmedik. Aksesuvarlar ve şarkının ritmi falan derken sonradan bir baktık ki inceden bir Hint esintisi var. İçimize fazlasıyla sindi.

Müzikte beslenme kaynağınız nedir?

Yaz mevsiminden çok besleniyorum, kış ayını peksevmem. Şu an besinsiz kaldığım bir dönem ama yazdan yaptığım stoklarla ortaya bir şeyler çıkartıyorum. Aile bağlarım çok kuvvetli. Ailemden fazlasıyla besleniyorum. Öte yandan bana göre müziğin bir matematiği yoktur. Müzik, duygu ve ruh işidir! Müzik için yaratıldığımı düşünüyorum, müzik yaşama sebeplerimden biri. Müzik olmasaydı başka ne ile ilgilenirdim, bilmiyorum.

Şarkıcı olmaya ne zaman karar verdiniz?

Ege Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Musikisi bölümünü bitirdim. Müziğin olduğu bir evde doğdum, babam 40 senedir türkü ve şarkı söylüyor. Hayatımda müzik hep vardı. Şarkıların üzerine çalıştıkça meslek olarak ilerlemeye başladı. Akademik kariyer yaptığım esnada ‘Saltanat’ ile tanıştım.


‘Daha çok ekmek yemem lazım’

Müzik sektöründe büyük bir pasta var. Siz kendinizi bu pastanın neresinde konumlandırıyorsunuz?

O pastanın kimlere bölündüğü aşikâr. Benim o pastada daha kırıntım yok. Yeni ürün veren birçok arkadaşımız için de durum bu. Pastadan ufacık bir dilim için daha çok ekmek yemem lazım. Benim tek iddiam, seslendirdiğim her şarkının bir öncekinin üstüne çıkabilmesi!

‘Albüme biraz daha zaman var’

“Starlık güzel bir şey, umarım gelir” demişsiniz...

Starlık zor bir yükümlülük, sorumlulukları ağır bir statü. Bu yükü kaldırabileceğime inandığım gün starlık benim olsun isterim. Güzelliğini yaşamak da başka bir haz tabii. Beni dinleyenler tarafından bana bahşedilirse neden olmasın?


Dinleyenler, sürekli üretim görmek ister. Siz ne sıklıkta üretiyorsunuz?

Bu tempoda gidip her 4 ayda bir single çıkarmak istiyorum. İçerisinde slow ezgiler, halk müziği ve pop barındıran bir albüm hayallerimin başında yer alıyor. Ama albüm için biraz daha zaman var. Şu sıralar single yapmak benim önümü daha çok açacaktır.

‘Hayranlıkla dinliyorum’

Hangi sanatçıları dinlersiniz?

Sezen Aksu, Tarkan, Ebru Gündeş ve Yıldız Tilbe dendiğinde benim için akan sular durur. Özellikle Yıldız Tilbe kendimle özdeşleştirdiğim çok özel bir sanatçı. Yaptıkları müzikleri hayranlıkla dinliyorum.

 

BAKMADAN GEÇME