Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

SERDAR ALİ ÇELİKLER: ÖLÜ RUHLAR ORMANI

Galatasaray, Kocaman’ın deyimiyle “suni” puan farkını eritmeye başlatmış, Fenerbahçeliler açısından “geliyoruz” ümitli çığlıkları duyuluyorken evinde zor geçmesi muhtemel Kayseri maçına nasıl başlanmalıdır?

Bu maçın sorusu buydu. Beklenen “saldırgan olmasa da kararlı” bir duruştu. Ama gel gör ki takım “Ölü Ruhlar Ormanı”gibiydi. Aykut Kocaman’ı tanıyorum. Hoca sezonun bazı maçlarına “Sadece kazanılması gereken, 3 puandan fazla birşey beklenmeyen; bir şekilde kazanılsın da nasıl kazanılırsa kazanılsın” şeklinde bakar. Belli ki bu maça da öyle bakmış.

Valbuena yine son haftalardaki gibi yumakla oynayan kedi gibi kendi kendine düştüğü maçlardan birini yaşıyordu. Kimsenin maçla alakası yoktu gibi. Uyutan müsabaka devam ederken Roman, hareket getirdi. Umut’a asist yaptı o da tavana çaktı. O dakikaya kadar uyuyanlar birden uyandı. Son dönemlerde çok iyi 8 numara performansı gösteren Ozan beraberliği sağladı. 2. yarıya F.Bahçe bu kez ciddiye alıp başladı çok geçmeden de duran toptan skoru aldılar. Roman’ın kendini affettirdiği gol de ilk devredeki Ozan’ın golü gibi Josef’in 3. golü getiren vuruşu da akan oyunda en kötü isim olan Valbuena’nın yeteneğiyle geldi. Sonra Neto yine maça heyecan getirdi. İki kişisel hataya Kameni de eklenme yapacakken Kamerunlu kendini aynı pozisyonda affettirdi. İnanılmaz kötü ve zevksiz geçen, temposu düşük bu maç tam da Kocaman’ın istediği gibi “bir şekilde kazanılsın” şeklinde bitecekken yine defans ve kaleci hatasından 3-3 bitti. F.Bahçe 3-1’den maç vermeyi kendisine açıklamakta hiç zorlanmamalı. Ne top tutabildiler ne pas yapabildiler. Şampiyonluk bekleyen takım maç içinde bu kadar gel-git yaşamamalı. Aslına bakılırsa maçta golleri bireysel hatalardan bulmuş olsalar da daha iyi oynayan ekip de az farkla da olsa Kayserispor’du. F.Bahçe hala vasat. Bu vasati haliyle ‘suni fark’lar azalsa da kendisi bir türlü organik gelişim sağlayamıyor. Deplasmanda bu takımın kazanması hala çok zor.

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ? Aykut Kocaman'ın son 5 maçta da kenara aldığı Valbuena, adeta ortaya koyduğu istatistiklerle, “Sahada kalmam lazım” diyor. Fenerbahçe’nin ayakta kalmasını sağlayan tek oyuncu Fransız yıldız. Tecrübeli oyuncu Fenerbahçe'nin ligde 3 gol ve 4 asistle en çok gole katkı yapan ismi durumunda. Ancak buna rağmen Valbuena, Dirar ile birlikte 5’er kez en fazla kenara alınan oyuncu sıralamasında başı çekiyor.

HAKEM: Halil Umut Meler’e hiç güvenmedim. Bence çok ama çok tehlikeli bir hakem. Çünkü olmaması gereken bir özgüveni var. Tam anlamıyla bir eyyamcı. Bursa’da Kjaer’in göbeğine yapışık koluna çarpan topa penaltı çalması Bursa seyircisinden etkilenmesi nedeniyleydi. Dün Ozan’ın Türüç’e faulünü oynattı o pozisyon gitti gol oldu. Aynı pozisyonu Kayseri’de faul ile değerlendirdi. Durum 0-0 iken Türüç’ün kaleci ile karşı karşıya kalacağı pozisyonda Roman için uyduruk bir faul uydurdu. (Janssen’in G.Saray maçındaki gol ise ki bence goldü. O pozisyon da devam olmalıydı). Maç 3-2’yken Janssen’e yapılan penaltıyı ve kırmızıyı es geçti. Son saniye golünden evvel Türüç’e faulü de tamamen eyyamdan çaldı. Kötü bir hakem, ötesi tehlikeli bir şekilde kafasında 40 tilki var. Bunun sonu Deniz Ateş Bitnel gibi olursa şaşırmam.

SUMUDİCA: 
Rumen hoca elinden geleni yaptı. Maçı yaşadı, doğru değişiklikler yaptı. Sevinci de hakkıydı.

GİULİANO
2 maçtır 10 numara pozisyonunda oynuyor. Korkarım Güiza ve Krasic’ten sonra yenilmiş en büyük kazık olma yolunda ilerliyor.

KOCAMAN'A BÜYÜK ÖFKE Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman bir kez daha tercihleriyle tepki topladı. Valbuena’yı kenara alması taraftarı çileden çıkarırken statta ıslıklarla başlayan protesto maç sonunda sanal ortamda öfkeye dönüştü

FAİK ÇETİNER: KOCAMAN FATURA

Kayseri karşısındaki Fenerbahçe’yi hayretler içerisinde izledik. Galatasaray maçının koşan, mücadele eden, hırslı takımı gitmiş, yerine vurdumduymaz bir takım gelmişti. İster inanın ister inanmayın, ilk yarıda tek pozisyonu vardı, o da gol oldu. Sürekli yan pas yapıp geriye oynayan, orta alanda üretken olmayan, hücumda çoğalamayan bir takımın elbette pozisyon bulması da imkansızdı. Giuliano sahada olumlu işler yapmıyor. Asistlerinde bile ofsaytı hesaplayamıyordu. Dirar ise ruh gibi... Sahada var mı, yok mu tartışılır. Josef idare ediyor, Ozan Tufan attığı golle paçayı kurtarıyordu. Takımda tek olumlu işler yapmaya çalışan ise yine Valbuena’ydı. Janssen ileride yalnızları oynuyor. F.Bahçe Kadıköy’de bile tek santrfor. Topladığı puanlara bakarsak, Kayseri yabana atılacak bir takım değildi. Kadıköy’de oynamalarına rağmen F.Bahçe ile iyi mücadele ettiler. Sadece defansif değil, ofansif futbolu da düşündüler. Attıkları 3 gol de bunun kanıtı. Roman Neustadter’in ikram ettiği pasla ilk golü misafir takım Umut Bulut ile buldu. F.Bahçe ise devre biterken Hasan Ali-Valbuena organizasyonunda soldan bir pozisyon buldu. O pozisyon sonucu da Ozan Tufan’la beraberliği yakaladı. F.Bahçe golü atarken, Kayserili Deniz Türüç yerde yatıyordu. Rol mü yaptı, sakat mıydı bilemiyoruz.

VALBUENA ÇIKMASA FENERBAHÇE KAZANIRDI Kayseri Teknik Direktörü Marius Sumudica: Valbuena topu kontrol etmeyi ve nereye gideceğini biliyor. Daha fazla topu tutup faul kazanmayı biliyor. Bu benim fikrim. eğer Valbuena çıkmasaydı, Fenerbahçe kazanırdı.

İlk yarının sonunda gelen golle morallenen F.Bahçe, ikinci yarıya biraz daha hareketli ve istekli başladı. Takımı bu yarıda sırtlayan yine Valbuena’ydı. Önce korner, sonra serbest atışlardan mükemmel toplar kullandı. Neustadter ve Josef’e birer gol attırdı. Fark birden ikiye çıkmıştı. Seyirci de bizler de F.Bahçe’nin artık daha iyi oynayacağını, farkı bile artıracağını düşündük ama ne gezer... İlk golü ikram eden Neustadter’e takım arkadaşı Neto da nazire yapıp topu kendi kalesine yollayınca maçın gidişatı değişti.

Rakibin morallendiği anlarda bitime 15 dakika kala Aykut Kocaman ilk hamlesini yaptı. Ozan dışarı, Mehmet Topal içeri, yani ‘aman gol yemeyelim’ zihniyeti. Son 10 dakikaya girilirken de sahada gezinen Giuliano ve Dirar varken Valbuena’yı kenara alıp Alper Potuk’u sahaya sürdü. Tabii ki taraftardan da protestoyu yedi. Aykut Kocaman’ın F.Bahçe’si kısacası 3-2’nin üzerine yatmaya çalıştı. Kocaman takımı adeta 9 kişi oynatan Giuliano ve Dirar’ı kenara alıp yeni hamleler yapmadı. Maç biterken İsmail Köybaşı oyuna girdi. Girdi de ne oldu? F.Bahçe santrası yapılmayan golle zoru başarıp beraberliğe yakalandı.

Aykut Kocaman her hafta “Bu takım şampiyon olacak” diyor. Bizle mi, yoksa taraftarla mı kafa yapıyor, anlamadık. F.Bahçe’nin futbol görüntüsü ve onun kafa yapısıyla bu takımın şampiyon olacağına gerçekten kim inanır? G.Saray’ın kaybettiği bir hafta evinde 3-1’den 3-3’e yakalanan bir takımın teknik direktörü de kocaman faturayı öder.

ARKA ARKAYA 3 MAÇ KAZANAMADI Sezona kötü başlayan Fenerbahçe taraftarının yüzünü güldüremiyor... Aykut Kocaman yönetiminde tarihinin en kötü günlerini yaşayan Sarı-Lacivertliler galibiyete hasret kalmış durumda. Öyle ki Fenerbahçe 2015-2016 sezonundan bu yana evinde arka arkaya 3 maç kazanamayarak büyük hayal kırıklığı yarattı.

BÜLENT YAVUZ: MELER'DEN KRİTİK HATALAR

Maçın hakemi Halil Umut Meler, bu müsabakada bana göre önemli hatalar yaptı. Kayseri’nin attığı ilk golde Umut ofsayt gibi gözükse de top savunmadan geliyor. 45’te Kanarya’nın beraberlik golü öncesinde golü atan Ozan’ın rakibine bir müdahalesi var. Net bir faul ve sarı kart olması gerekirken hakem devam ettirdi. Ve golü atan da faulü yapan Ozan’dı. 70’te maç 3-2’yken Kayserili Kana-Biyik’in ceza alanı içerisinde Janssen’in sağ ayak arka baldırına net bir müdahalesi var. Karşılığı da kırmızı ve penaltı olmalıydı. Hakem önemli dakikada bu önemli hatayı yaparak akıllarda soru işareti bıraktı. Kayseri’nin 3. golü öncesinde Hasan Ali’nin rakibini formasından çekmesi var, fauldü. O da gitti gol oldu. Müsabakaya 4 dakika ilave vardı. Hakem maçı bitirdiğinde 90+5’in son saniyeleriydi. Herhalde bunun bir izahını yapacaktır.