Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Okullar sınırlı, yüz yüze eğitim kısıtlı, çocukların arasında sosyal etkileşim yok denecek kadar azaldı. Tüm bunlar, eğitim dünyasının varmaya çalıştığı noktadan çok daha uzağa sürüklenmesine neden oldu ve kimsenin böylesi bir durum için hazırlığı yoktu.

Gelecekte okul eğitimi nasıl olacak?

Uzaktan eğitimin uzun bir süre için devam etme olasılığı, geleceğe dair öngörüleri de değiştirdi. Teknoloji bazlı eğitim sistemleri, internet üzerinden kurulan sınıflar ve mesafenin yakın zamanda büyük ve köklü değişimlere neden olması ihtimali yüksek.

Uzmanlar, geleceğin eğitim yapılanması için 4 farklı senaryo üretiyorlar;

1- Genişleyen okullar: Formal eğitim sistemi genişleyerek teknoloji üzerinden daha bireysel eğitim anlayışı ortaya çıkacak ve okul yapılanma olarak kalacak.

2- Eğitimde dış kaynak yapısı: Geleneksel okul sistemi yıkılarak yerine daha toplumsal bir yapılanma oluşacak, eğitim bireylere geçecek. Öğrenme daha esnek, öznel ve değişebilir şekilde organize edilerek teknoloji altyapısı üzerine kurulacak.

3- Okullar eğitim merkezi olacak: Okullar yapı olarak kalacak ancak duvarların dışına çıkacak ve çevresi ile bütünleşecek. Öğretim şekli değişecek ve sivil toplum eğitimin bir parçası haline gelecek.

4- Öğrenme temelli: Eğitim her zaman ve her yerde ulaşılabilir hale gelecek. Resmi ve resmi olmayan öğretim sistemleri birbirlerinin içine girecek ve öğrenme hiç durmayan bir yapıya bürünecek.

Yeniden düşünme, yeniden kurma

Okullarda an itibariyle bulunan insanlar, zaman ve teknoloji, vizyonumuza ne kadar uyuyor veya ne kadar engel teşkil ediyor? Var olan yapıyı yenilemek, tıpkı eski bir evin duvarlarını boyayıp camlarını yenilemek, kavramsal olarak modernize etmek midir? Hedeflerimize ulaşmak için mekanın, zamanın ve teknolojinin yeniden organize edilmesini gözeten yeni bir yaklaşımın zamanı gelmedi mi?

Mevcut eğitim düzenini modernize etmek, bugün gördüğümüz manzarayı standart hale getirmek olacaktır. Okul temelli ve dijitale aktarılmış, bireysel öğrenmeye odaklı bir yapıdan bahsediyoruz. Bugün kullanılan dijitalleşme aslında sadece bir sunum şekli, oysa teknolojinin yaratabileceklerinin sınırı yok.

Okul algısını yeniden oluşturma

Değişim, sıraları ve okul duvarlarını değiştirmek yerine kavramları yeniden oluşturmak olmalıdır. Fiziksel ve dijital çok sayıda yeni araçları hem okulda hem dışarıda kullanabiliriz. Bunların ötesinde de eğitimi bireyselleştirmek, kişiye göre içeriklerini oluşturmak, pedagojinin yardımıyla teknolojiyi devreye sokmak ve vücut dilinden nöral sinyallere kadar teknolojiyi geliştirmek mümkün.

Eğitimi sadece okumak, yazmak ve hesap yapmak üzerinden düşünmek yerine düşünceyi geliştirmek, konuşmak ve iletişim kurmak olarak temellendiren akademik çalışmalar var. Öğrencileri kitap ve defterle eğitebilirsiniz ama üzerinde çalışarak, yaratıcılık katmalarına izin vererek daha kolay öğretebilirsiniz. Okullar eğitimin merkezi olsa da eğitim ve öğretimin topluma yayıldığı, iletişim kurduğu ve resmi ya da resmi olmayan eğitim biçimlerinin bir araya geldiği bir yapı oluşturulamaz mı?

Hiç okul olmasa?

Gelecekteki eğitim sisteminde okul hepten ortadan kaldırılabilir. Yapay zeka üzerinden kurulan dijital bir altyapı ve internet sayesinde bilginin ve öğrenmenin şekli değişir, yetenekler ve davranışlar anlık hale gelebilir. Resmi ve resmi olmayan öğrenmenin arasındaki sınırlar kalktığında ortaya kolektif zeka çıkabilir. Gerçek hayatın problemlerini çözen bu kolektif zeka eğitimin parçası haline gelebilir. Sadece birkaç on yılda akıllı telefonların hayatımızı nasıl değiştirdiğini düşünürsek bu senaryo hiç de imkansız değil.

Değişim eğitimciden başlayacak

Eğitimde değişimin başlaması için önce ulusal eğitim yönetiminin ardından da öğretmenlerin bu senaryolarla ilgili vizyonlarına ihtiyaç var. Pek çok ülkede okul sistemleri ulusal paydaşlara açıldı, yerelleşirken uluslararası hale getirildi. Güç dağıldı ve eğitim süreci daha kapsayıcı oldu. İstişareden yaratıcılık ortaya çıktı.

Dilediğimiz kadar senaryo üretebiliriz. Belki gelecek bu senaryoların farklı özelliklerinden oluşacak. Dünyada değişik yerlerde değişim sistemler kurulabilir. Eğitimin geleceğini düşünmek, eğitim hedeflerinin belirlenmesini sağlar, organizasyon ve yapıları
geliştirir, politikaları belirler ve sonuçları keşfetmemizi sağlar.

Geleceği düşünmek

Geleceği düşünebilmek hayal gücü gerektirir. Durup düşünmeliyiz. Çünkü bir kez daha, sosyal sorunlar, iklim değişikliği, siyasi kutuplaşma, salgınlar, aşırı hava olayları gibi belirsizliklere karşı hazırlıksız yakalanamayız. Umutsuzluğa düşmeden eylem planı yapmalıyız. Gelecekte senaryo ne olursa olsun, eğitim her durumda devam edebilmeli. Eğitimin ve öğrenmenin insan hayatı kadar toplum için de önemi büyük.

Kaynak: weforum.org/