BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Müziğe yeni atılan heyecanlı birinin umudunu kırmak çok kolay ya biriyle kıyaslanır ya da benzetilir. Gökcan Sanlıman uzun süre her ikisini de yaşadı ancak vazgeçmedi. Her şeyi en başa sarıp kendi sesini ve müziğini keşfetmek için uğraştı, etrafını saran müzik profesyonellerini kendinden birkaç adım uzak tuttu ve gitarını eline aldı. Gökcan bundan önceki albüm ve kliplerinde o kadar karamsardı ki, onu gülerken gördüğünüzde şaşırıyordunuz. Akşam Güneşi’yle daha mutlu ve daha kendini bulmuş. Hem single’ı hem de yeni Gökcan Sanlıman’ı konuşmak üzere buluştuk. HT Cumartesi'den Ece Ulusum'un haberi...

Akşam Güneşi parçasını çok sevdim. Çıkış hikâyesi nedir?
Akşam Güneşi’yle yeni bir döneme girdim. Kendimi aradığım bir dönem... Bundan önceki şarkılarım daha karamsar. Biraz kendimi tekrarladığımı hissettim. Bu şarkıyı 15 dakikada yazdım. İlk haliyle oynarsan o kadar çok bozuluyor.

Ne değişti peki?
Yaş aldıkça kendimi ve olayları önemsememeyi öğrendim. Hayatı akışına bıraktım. Bu da beni çok rahatlattı. Biraz duygusal yapım olduğu için çabuk kırılıyorum. Özellikle bu sektörde negatif etkiliyordu. Egolar çok yüksek bu sektörde, o yüzden savaşmak zor.

Albüm çalışmaları nasıl gidiyor?
Bitmek üzere. Eylülde bir single daha gelebilir, albüm kasımda çıkacak büyük ihtimalle. Yeni albümde de kıpır kıpır bir hava var. Yalnızca bir hüzünlü şarkı var. Nazan Öncel şarkısı var.

Nazan Öncel’le nasıl bir bağınız var?
Onun elinde büyüdüm. Annemin mesleği dolayısıyla stüdyolardaydım hep. Kayıt yapılırken uyuyakaldım. Gitarları kurcaladım ve hatta bozup fırça yedim. Nazan Hanım da oradan tanıdığım önemli bir isim. İlk yazdığım şarkıları ona götürmüştüm.

Albümden önce tekli çıkarmak moda oldu. Sen neden tercih ettin?
Bu şarkıyı bekletemedim. Zira yaz şarkısı. Bir de koşuşturmayı özledim. Şarkı yazınca kendimi işe yarar hissediyorum. Yoksa çok sıkılıyorum. Kalıcılık değil derdim, günlük hayata tutunmak sadece.

Şarkının sound’u epey güzel, girişi biraz daha uzun tutmanı isterdim.
Aslında daha kısa olacaktı kavgalar edip uzattık. Ben grubun ve müziğin önemini keşfettim.

2013’te bir röportajında “İnsanlar birkaç albümden sonra potansiyelini keşfeder” demişsin. Ne keşfettin?
İçimde hâlâ küçük bir çocuk varmış. Kendi sesimi buldum. Zamanında Elvis’e özendim ve onun gibi olmaya çalışarak kendi sesimi kaybettim. Kendi özüme döndüm şimdi.

Sende biraz britpop havası var. Bunun üzerine gitmeyi düşündün mü hiç?
Ada müziğine çok hayranım ve yakından takip ediyorum. Büyük Artic Monkeys hayranıyım. Ayrıca The Last Shadow Puppets seviyorum. Neden olmasın, Türkiye’nin yeni Alex Turner’ı olabilirim! (Gülüyor.)

Neden denemiyorsun?
İngiliz pop sanatçılarının sahnedeki cool ve mesafeli duruşlarını seviyorum. Ancak o da Türk insanına pek gitmiyor. Soğuk buluyorlar.

Şarkı güzel, sound güzel, klibin havası da güzel ancak yanında rol alan kız çok histerik duruyor. Video altındaki yorumlarda da benzer yorumlar var. Gördün mü?
Evet, okuyorum hepsini. Şarkı bir loop olarak ilerliyor, ben kızı yüksek oynattım ki biraz monotonluktan sıyrılsın. Ben biraz fazla cool oynadım belki. (Gülüyor.) Aslında arkadaş onca yorucu tempoya rağmen hiç düşmedi...

Bir de TRT ‘Biz ki Sonları Severiz’ şarkını yasakladı. Bu dönemde nasıl hissettiriyor yasaklanmak?
Gerekçe vermediklerinden neden yasaklandı bilmiyorum. Sanırım içinde alkolle ilgili birkaç kelime geçiyor diye. Keşke olmasaydı ama yasaklanmak dikkate alınmak demektir bence.

"YIRTICI BİR GÖKCAN OLURDUM"
Funda Sanlıman menajer olmasaydı nasıl bir hayatın olurdu?
Bunu hiç düşünmemiştim. Daha yırtıcı bir Gökcan olurdum. Bu sektörde annemin varlığı benim bazı süreçlerde daha güçlü olmamı sağlıyor. Teoman’ın başarısı malum, beni onunla kıyaslayanlar da var. O duvarı aşmam gerek ki kendimi buldukça aştığımı düşünüyorum.

Funda işi gereği genelde müzik ve Teoman üzerine konuşuyor...
Ben de geçen gün onu fark ettim. Annemle sadece iş konuşuyoruz. Artık birbirimize “Nasılsın?” diye sormaz olduk. “Klip ne oldu? O ne oldu” gibi sürekli kaos içindeyken fark ettik.

Önceki röportajlarında çok fazla Teoman ve Funda ile ilgili sorular sorulmuş. İkisi arasında sıkıştığını hissettiğin oluyor mu?
Bu, benim en büyük sınavım. İkisi de çok dominant. Onlar sektördeki gerçek menajer ve sanatçı ilişkisine sahip tek model. Çıta çok yüksek. Ezildiğimi ve kaybolduğumu hissettiğim çok oluyor. Kendimi geliştirmeye yönelmem de onların sayesinde. Teoman’ı tanıdığıma memnunum ki ondan öğrendiğim çok şey var.

Bir süre sana hocalık yaptığını söylemişsin. Öğretmen ve öğrenci sıfatlarına bürününce işler biraz gerilimli olabilir. Sen nasıl hissettin?
Gerilimler oldu, sert bir hoca. Çok mükemmeliyetçi. Tüm bunların ortasında kendini ifade etmek zor. Dolayısıyla ben bu sayede “Hayır” demeyi öğrendim. İyi ki varlar..

Bir hoca düşün, karamsar, güncel müziği çok ucundan takip ediyor, müzikle iplerini koparabiliyor. Müziğe yeni başlayan birinin umudunu kırabilecek bir hoca olabilir...
Doğru... Ben hiçbir zaman o kadar yaklaşmadım. Belki karamsarlığım ondan, yeni anlıyorum ben karamsar değilmişim. Son 2 senede bırak melankolik şarkıları kendi şarkılarımı bile dinleyemiyorum.

Sanlıman’ın yeni teklisini Apple Music ve Spotify’dan dinleyebilirsiniz.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000