Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Şefik DİNÇ / HT GAZETE

İstanbul Zeytinburnu’nda “Özbek Hoca” olarak bilinen Abdullah Buhari, 10 Aralık’ta İhsan İlmi Hizmetler ve Yardımlaşma Derneği önünde Çeçen bir tetikçi tarafından sırtından vurularak öldürüldü.

Polis aynı gün yaptığı çalışmayla Zelimkhan Makhtiev’i tetikçi olarak gözaltına aldı. MİT’le ortak çalışma sonucu azmettirici olduğu iddia edilen Sobir Shukurov Aksaray’daki bir otelde, cinayete yardım ettiği öne sürülen Eldar Aslan ise Ankara’da yakalanarak tutuklandı.


ÖZBEK-RUS

1991 seçimlerinde; 1990 yılından bu yana Özbekistan Devlet Başkanı olan İslam Kerimov’a rakip çıkan ve 1993 yılından bu yana Özbekistan dışında yaşayan Özbekistan Halk Hareketi ve ERK Partisi Lideri Muhammed Salih “Buhari suikastı”nı Habertürk’e değerlendirdi. Buhari’yi şahsen tanımadığını ancak ismini bildiğini belirten Salih, Buhari’nin de Kerimov’un muhalifleri arasında yer aldığını anlattı. Tetikçinin profesyonel olduğunu ifade eden Salih, “Kerimov, kendisine muhalif olan herkesi öldürterek ortadan kaldırmaya çalışıyor. Rus ve Özbek istihbaratı işbirliği yapıyor. Abdullah Buhari ile görüşlerimiz çok farklı. Kerimov, onun Özbekistan’da savaşacak gençler yetiştirdiğini düşünüyordu. Özbek gençlerin Suriye ve Irak’ta IŞİD’e katılarak savaştıklarını duyuyorum. Bu gençlerin de aslında Özbekistan’da savaşacak olan ve Buhari’nin yetiştirdiği kişiler olduğunu düşünen Kerimov, Buhari’yi öldürterek ortadan kaldırdı. Kerimov için en iyi muhalif, ölü muhaliftir. Bana karşı iki kez suikast girişiminde bulundular ama başaramadılar. Ben biliyorum ki ben yaşadığım sürece Kerimov peşimi bırakmayacak” dedi.

İSMİ SUİKAST LİSTESİNDEYDİ

Buhari’nin ölümü araştırılırken; bir suikast listesi bulunduğu da ortaya çıktı. Buna göre Buhari’ye saldırıdan iki ay önce Özbek muhalif lider Muhammed Salih’in oğlu Timur Salih polise bir suikast ihbarında bulundu. Salih’in polise verdiği ifade şöyleydi: “Çeçen asıllı Türk vatandaşı Alican E. beni aradı ve bize yönelik bir suikast planını deşifre edeceğini söyledi. Bu kişiyle görüştüm, Rus ve Özbek istihbarat servisinin suikast planından bahsetti. Rus istihbaratçısı Binbaşı İvan, babam Muhammed Salih, ben, Özbek Hoca Abdullah Buhari ve Kırgız Hoca Reşat Kari’nin öldürülmesi için Özbek istihbaratçı Sobir Shukurov’u görevlendirmiş.”

YAKALANIP BIRAKILDILAR

Bu bilginin ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri suikast planını deşifre eden Sultan K., Alican E., Levan G. ve Zelimhan H.’yi gözaltına aldı. Levan G.’nin üzerinden elle çizilmiş, çok odalı bir otele ait kat planları çıktı. Sultan K., ifadesinde suikast planını detaylı bir şekilde anlattı. Gözaltına alınan 4 şüpheli, savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Bu olaydan 2 ay sonra da Özbek Hoca Buhari, derneğinin kapısında öldürüldü.

IŞİD'E KATILANLARI GÖZ ARDI ETMEMEK GEREKİR

Orta Asya ve Afganistan uzmanı Araştırmacı-Yazar Esedullah Oğuz ise Özbek Hoca suikastıyla igili “IŞİD” ayrıntısına dikkat çekti: “Zeytinburnu’ndaki Türkistanlılar arasında dolaşan söylentiye göre; hoca Özbekistan’dan gelmiş, birkaç dil biliyormuş ve bir süre Hatay Antakya’daki bir medresede ders vermiş. Orta Asya’da komünizmin çöküşünden sonra büyük bir ideolojik boşluk oluştu ve bu boşluğu da İslam doldurmaya başladı. Ve son dönemde Orta Asya’da radikal islami akımlar, yeni bir trend haline gelmeye başladı. Kendilerini manen ve ideolojik olarak boşlukta hisseden milyonlarca işsiz genç, kolayca radikal grupların ağına düşüyor. Orta Asya’dan çok sayıda gencin IŞİD’e katılmak için Suriye ve Irak’a gittiği biliniyor, bu kişiler sıklıkla vizesiz geçiş yaptıkları Türkiye’yi kullanıyorlar. Özbek Hoca’nın bu olaydaki rolü konusunda bir şey bilmiyorum ama son günlerde Türkistanlı göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Zeytinburnu’nda, sakallı ve cübbeli kişilerin çoğaldığını söyleyebilirim.”

Cinayette kullanılan yöntemin 90’lı yıllarda Türkiye’deki Çeçen muhaliflere karşı yapılan suikastları anımsattığını kaydeden Oğuz, “Son dönemde Orta Asyalı ve Rus yetkililer arasında radikal İslamcı örgütlere karşı mücadeleye yönelik yapılan toplantıları da gözardı etmemek gerekir. Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov, Orta Asya’daki en katı diktatörlerden biri, ülkesini demir yumrukla yönetiyor. 2005 Andican Ayaklanması’nda bin dolayında sivilin ölümüne neden oldu. Özbek halkı, Kerimov ve ülkeyi soyup soğana çeviren ailesinden bıkmış durumda ve yeni bir umut, yeni bir arayış içinde.”