Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HDP Kars Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, "Kongrede, daha net değil ama iki şeyi vurgulayacağız, hem kararlılığı, taleplerimizin demokratik boyutta arkasında durduğumuzu ifade eden bir şey hem de birlikte yaşamaya dair ortak vatanı, ortak değerleri vurgulayan mesajlar verilecek" dedi.

Bilgen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cuma günü parti Merkez Yürütme Kurulunu (MYK), cumartesi de Halkların Demokratik Kongresini (HDK) topladıktan sonra orada alınacak ilke kararlarının ardından pazar günü parti kongresini tamamlayacaklarını anlattı.

Şu an için mevcut eş başkanlardan başka aday olmadığını belirten Bilgen, "Görünen bu ama 3-4 günlük süreçte farklı gelişmeler de olabilir" dedi.

Kongreye, diğer partilerden farklı olarak kişilerden ve genel başkanlar üzerinden anlam yüklemediklerini dile getiren Bilgen, şöyle devam etti:

"HDP kendi kuruluş sürecinde de iddia ettiği gibi toplumsal örgütlülüğü siyasete taşıma iddiasıyla kendini tarif etmeye çalışıyor. Diğer partilerde kongreler, başkanların devam edip etmeyeceği, kimin aday olup olmayacağı üzerinden yürür ama bizde HDK ile HDP ilişkisinin nasıl şekilleneceği daha önemli. Çünkü HDP, HDK'nın içinden çıkan bir parti. Ama şimdi merkezi konferanslarda yaptığımız tartışmalar da gösteriyor ki eğer önümüzdeki dönemde çok seçim olmayacaksa HDK'nın yeniden inşa edilmesi lazım.

Türkiye'de o Türkiyelileşme iddiasının gerektirdiği biçimde, bir bölge partisi pozisyonuna dönmemek, daralmamak açısından Karadeniz'de, İç Anadolu'da, Ege'de, Trakya'da daha güçlü bir örgütlülüğe kavuşmak gerekiyor. Toplumsal alandaki sorunlara müdahil olacak, sesini sokakta da ifade edebilecek diğer toplumsal zeminlerde de işte emek mücadelesinde, kadın mücadelesinde yansıtabilecek bir örgütlülüğün ortaya çıkması."

"HDP'DEN BEKLENTİ ASLINDA BARIŞLA İLGİLİ"

Ayhan Bilgen, yeni dönemde partinin örgütlenme çalışmalarına odaklanacağını, "şimdiye kadar örgütlerinin zayıf olduğu, saldırılara uğradığı, zayıflatılmaya çalışıldığı" yerlerde yeniden bir canlanma sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

Bilgen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siyasete olan güveni, siyasete olan umudu, siyasetin çözüm üretme kapasitesi üzerinden yeniden inşa etmek gerekiyor. HDP'den beklenti esasında barışla ilgili, demokratikleşmeyle ilgili. İkisi birbirinden ayrılmaz bir süreçtir. Dolayısıyla HDP bu anlamda işlevsel olabildiği kadar, her şeye rağmen, silahların koparttığı gürültü, silahların ortaya çıkarttığı tedirginlik, korkuya rağmen sesini yükseltebilir, duyurabilirse Türkiye toplumunda bir umut, bir alternatif olabilir, hem de geleneksel seçmen kitlesinde de yeniden siyasal çözüme dair arzuyu, iradeyi canlandırabilir. Şu anda küllenmiş bir durum var.

Türkiye'de 81 ilde aynı ölçüde güçlü bir örgütlülüğe sahip değiliz. Bu bir vaka. Yani aldığımız oylar da onu gösteriyor. Herkesin zayıf olduğu yerler olabilir ama HDP'nin varlık sebebi, tam da bunu gidermek için. Neden şu anda DTP diye bir parti varken HDP diye bir parti var. Yani Türkiye toplumunda farklı nedenlerle kendini ayrımcılığa, haksızlığa uğramış hisseden bir muhalif damarı olan çevrelerin siyaset yaptığı gerçek bir değişim. O değişim arzusu olan çevrelerin siyaset yapabileceği bir platform haline gelme iddiasıyla yola çıktı.

Sadece bir Kürt partisi olmak, sadece bir bölgenin partisi olmaktan çıkmak varlık sebebi bu. Yani yeni bir partinin kurulmasının, yeni bir sayfanın açılmasının sebebi bu. Bu anlamda Türkiye de buna bir şans tanıdı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde tanıdı, 7 Haziran seçimlerinde tanıdı. Demek ki bu mümkün. Araştırma firmalarının verdiği analizlerde, değerlendirme de aldığımız oydan öte 'oy verebilirim' diyen bir sempati alanı oluştu. Tabi ki bu 1 Kasım seçimlerinde daraldı, sonrasında ciddi bir tahribata uğradı ama buradan umudu kesmemek, buradaki kararlılıktan vazgeçmemek yani daha marjinal bir yere itilmeye razı olmamak, bunu kabullenmemek yani yeniden Türkiye toplumunun farklı çevrelerine, farklı inanç gruplarına, toplumda değişim arzusu taşıyan çevrelere hitap etmeyi başarması gerekiyor. Bu da aynı zamanda güçlü bir örgütlülükten geçiyor."

Kongrede bunu sağlamaya çalışacaklarını anlatan Bilgen, "Parti Meclisinin oluşumunda bizde İstanbul yoğunluğu var. Bu İstanbul yoğunluğunu Anadolu'nun geneline yaymak önemli bir şey" dedi.

Daha net olmamakla kongrede ortak değerleri vurgulayacaklarını belirten Bilgen, salonda Türk bayrağının da olacağını bildirdi.

Bilgen, "Kongrede daha net değil ama iki şeyi vurgulayacağız; hem kararlılığı, taleplerimizin demokratik boyutta arkasında durduğumuzu ifade eden bir şey hem de birlikte yaşamaya dair ortak vatanı, ortak değerleri vurgulayan mesajlar verilecek. HDP'nin belki batıda, Türkiye toplumunda kendini anlatmayla ilgili eksiğini giderecek mesaj vermesini önemsiyoruz. Bu anlamda geçmişte konuşulmuş, toplumun şu anda yeniden konuşabileceği ve belki de silahları susturmak için tam da onu konuşmaya cesaret etmesi gereken boyutunu ön plana çıkartmak istiyoruz" ifadesini kullandı.

TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

Ayhan Bilgen, kongrede tüzük değişikliklerinin askıya alınma ihtimali bulunduğunu aktararak, şöyle dedi:

"Biz yönetmelikle, genelgeyle, hukuki prosedür gerektirmeyen süreçlerle çözebileceğimiz konuları böyle çözmeyi düşünüyoruz. Bu anlamdaki değişiklikler ertelenebilir çünkü oraya odaklanmanın başka gerilimler ortaya çıkarabileceğinden endişe ediyoruz. Belki örgüt içi daha basit düzenlemelerle çözülebilecek sorunları genel kurulun önüne getirip oraya odaklanmak yerine daha çok nasıl daha güçlü, kapsayıcı bir parti meclisi ortaya çıkarabiliriz ve nasıl bunun kararlılığını, iradesini yeniden ortaya çıkarabiliriz, ona bakacağız."

"YENİ ANAYASA..."

Ayhan Bilgen, yeni anayasa konusundaki tavırlarının cuma günü yapılacak MYK toplantısında netleşeceğini bildirdi.

Anayasa konusuna stratejik baktıklarını ve sürecin başarılı olmasını istediklerini bildiren Bilgen, şunları kaydetti:

"Bu süreç makyaj düzeyinde olmasın. Partiler arası polemikle, küçük oyunlarla kurban edilmesin, heba edilmesin istiyoruz. Çünkü biz yeni anayasaya çok anlam yüklüyoruz. Başarılı olabilmesi için gerçekçi öneriler yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçle anayasa süreci birbirinden kopuk seyrederse bu süreç başarısız olur dolayısıyla bunun olmamasına dair kaygılarımız var onu tartışıyoruz.

Anayasaya dair önerilerimiz; anayasa yapım sürecinin maksimum demokratik olması lazım. En ultra, en marjinal, en şok edici, rahatsız edici şeylerin bile önerilebilmesi lazım. Toplumsal hassasiyeti de gözeterek tabii ki her partinin hassasiyetleri zaten olur ama en küçük talep kriminalize edilip gözaltı, tutuklama sebebi olacaksa bu ortamda anayasa tartışmanın hem imkanı olmaz hem de inandırıcı olmaz.

Bizim açımızdan anayasa konusu çok önem atfeden bir konu, bu beklentinin ikinci kez hayal kırıklığına uğraması. Bugüne kadar defalarca diğer iktidarlar tarafından uğradı ama bu iktidarın iki ciddi girişimi oldu. İkisi de başarısız oldu. Kimden kaynaklandığından bağımsız söylüyorum. Şimdi bir üçüncü girişim ve bütün partilerin temsil edildiği bir mekanizma. Dolayısıyla bunu bir kez daha boşa çıkaracak ortamdan kaynaklı, partilerden kaynaklı şeylere fırsat vermeyecek bir süreç işlemeli."

KONGRE GÜNÜ

Kongrede 1049 delege, eş genel başkanların yanı sıra 100 asil 50 yedek üyeden oluşacak PM, 7 asil 2 yedek üyeden oluşacak Merkez Disiplin Kurulu ve 5 asil 2 yedek üyeden oluşacak Uzlaşma Kurulu'nu belirleyecek.

AA