TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Kürt kardeşlerimizin bir mücadelesi yoktur. Ben de bir Kürt olarak çok açık ve net söylüyorum ki bu bir terörle mücadeledir ve terörün her türlüsünü lanetliyorum" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaların kabul edilmesine ilişkin tasarıların görüşülmesine başlandı.

Görüşmelerde söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, ambulans konusunu sürekli gündeme getirdiklerini anımsatarak, "Uluslararası düzeyde krize dönüşecek kadar bir ambulans sorunu bu ülkenin çözemeyeceği kadar aciz bir sorun mu, biz bu kadar aciz bir ülke miyiz?" dedi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da "Türkiye Cumhuriyeti Devleti 7 gündür, 8 gündür 500 metre ilerideki bir bodrum katından 22 yurttaşımızı alamıyorsa, ya acizdir ya da Türkiye'yi yönetenler gerçekten o bölgeyi gözden çıkarıp, oradaki iş ve işlemi özel harekat polislerine, özel gladyoya devretmiş durumdalar" iddiasında bulundu.

"TÜRKİYE'NİN KÜRT KARŞITI BİR POLİTİKASI YOK"

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, kürsüde yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin Kürt karşıtı bir politikası yok. Gözlerinizi açarsanız bunu görürsünüz. Türkiye'nin terör karşıtı bir politikası var. Teröristler ile Kürtleri aynı havuzda görmeyin. Bu, Kürtlere karşı büyük bir haksızlık olur" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ı gösteren Bostancı, "Bakın, arkamda oturan kişi Kürt. Onu siz Kürt saymıyor musunuz? Burada oturan Kürtler var, CHP'de, çok çeşitli partilerde. Onları Kürt saymıyor musunuz? Bir insanın Kürt olması için illa sizin kafanızdan mı olması lazım?" ifadesini kullandı.

Bostancı, "Kim, neyin halkla ilişkilerini üstlenirse üstlensin, terörün neresinde yer alırsa alsın, buna izin vermeyeceğiz. O çukurları açanlar, o çukurların içinde kaybolacaklar" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da terörü lanetlediklerini ve hiç kimsenin çatışmalarda ölmesini istemediklerini belirterek, "Bunun bir tek sorumlusunun, memleketi yönetemeyen AKP olduğunu artık herkesin anlaması gerekiyor" görüşünü ileri sürdü.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye'de bir Kürt sorunu yoktur, bir terör sorunu vardır. Öncelikle bunun bilinmesi lazım" dedi. Akçay'ın sözleri AK Parti sıralarından da alkış aldı.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de "Ben bir Kürt'üm. Kürt sorunu vardır. Bunu çok açık söylüyoruz. Kürt sorunu bu ülkede çözülmediği sürece Türkiye hiçbir zaman demokratik olamaz" ifadesini kullandı.

"ÇUKURLAR KAPANANA KADAR DA UYGULANMAYA DEVAM EDECEKTİR"

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise parlamentoda, neredeyse her partide Kürt kökenli milletvekilleri olduğunu ve Genel Kurul Salonu'nda iç içe oturduklarını vurgulayarak ve HDP Grubu'nu işaret ederek, "Eğer bir sorun olsaydı sadece orada otururdu, sadece bu bile bunu göstermektedir" diye konuştu.

Sokağa çıkma yasaklarının nedeninin, terör örgütü PKK'nın bölgedeki sivil halkın canını ve malını tehdit etmesinden kaynaklandığını dile getiren İnceöz, "Orada bir terör sorunu vardır ve bu çözülene kadar da bu yasaklar uygulanacaktır. Çukurlar kapanana kadar da uygulanmaya devam edecektir" dedi.

"BEN DE BİR KÜRT OLARAK TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUM"

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Özellikle son zamanlarda kürsüde bir takım konuşmaların yapıldığını bizler de çok net bir şekilde, kamuoyu da görüyor" ifadesini kullanarak, Anayasa ve İçtüzük'e uygun olarak bir açıklama yapma gereği hissettiğini dile getirdi.

Aydın, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 3. maddesine göre Türkiye, devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Yine Anayasa'nın 14. maddesinde, anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla özellikle son dönemlerde zaman zaman 'savaş, iç savaş, devlet terörü, katliam, Kürdistan' hatta ve hatta 'soykırım' gibi ifadeler ile devlete ait kurum ve kuruluşlar ile güvenlik güçlerini itham eden, adeta kesin ve maddi gerçeklik olarak sunulan kaba ve yaralayıcı söylemler, Anayasa ve İçtüzük ile evrensel hukuk kurallarına aykırıdır ve bu söylemleri şiddetle reddetmemiz gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin merkezi ve mahalli idare yapılanmasının esasları Anayasa'nın 126. ve 127. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu esaslarla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde Kürdistan adında herhangi bir idari veya coğrafi birim bulunmamaktadır. 'Kürdistan' ifadesinin tarihi ve coğrafi bir terim olarak kullanılmasından ziyade Türkiye sınırları içindeki bir bölgeyi, ayrı bir egemen ve hukuki ve siyasi varlık biçiminde gösterir şekilde zikredilmesi doğru değildir."

Aydın, "Kaldı ki Anayasa ve İçtüzük gereği temiz bir dil kullanmanın yanı sıra ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunmak, terörün her türlüsüne karşı ortak tavır almak ve Anayasa'ya bağlı hareket etmek, seçilmiş tüm milletvekillerinin asli görevidir" değerlendirmesinde bulundu.

Ahmet Aydın, "Netice olarak ortada Kürt kardeşlerimizin bir mücadelesi yoktur. Ben de bir Kürt olarak çok açık ve net söylüyorum ki bu bir terörle mücadeledir ve terörün her türlüsünü lanetliyorum" diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Aydın'ın konuşması, AK Parti ve MHP milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.

AA