Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Esra BOĞAZLIYAN / GAZETE HABERTÜRK

15 Temmuz kâbusunda Muğla’nın Datça İlçesi’ndeydim. Akşam saatlerinde 12 yaşındaki oğlumla sahilde yürüyüş yapıyorduk. Cep telefonuma gelen bir mesajla telefona sarıldım ve gazetedeki arkadaşlarımı arayıp “Ne oluyor” diye sordum. O dakikalarda sadece “Galiba darbe” diyebildiler. Datça sokaklarında darbe girişimine dair en küçük bir belirti de yoktu. Datça olağan bir gece geçiriyordu. Televizyon yayınlarıyla darbe girişiminin netleşmesi üzerine sokaklar hareketlendi, restoranlar, kafeler, sahil birkaç dakika içinde boşaldı. Bir yandan korkuyla ne yapacağını bilemeyip sağa sola koşturan, diğer taraftan para çekmek için ATM’lerin önünde uzun kuyruklar oluşturan, öbür taraftan marketlere hücum eden kalabalıklar... Ve tabii darbenin ne demek olduğunu sorup kargaşadan korkup ağlayan çocuklar...

Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen o gecenin ardından sabah Datça yine olağan bir güne uyanmış gibiydi. Öğlene doğru sokaklar dolmaya, tatilciler sahilin yolunu tutmaya başladı. Oğlumu sakinleştirmek, biraz olsun normale dönebilmek için “Plaja gidelim” dedim ve Kargı Koyu’nun yolunu tuttuk. Oğlum ve bir grup arkadaşı denizde, ben de sahildeyken yani her şey sanki bir gün önceki seyrindeyken birden helikopter sesiyle irkildik. 2 askeri helikopter sahile doğru yaklaşıyordu. O anda herkeste bir panik... Sadece 12 saat önce sivilleri tarayan, Meclis’e bomba atan askeri uçakları ve helikopterleri düşününce plaja yaklaşan helikopterlerin niyetini kestirmek mümkün değil elbette. Korkuyla kıyıya yüzenler, denizden kaçmaya çalışanlar, çığlık atan çocuklar, ben de dahil olmak üzere çocuklarını denizden çıkarmaya çalışanlar...

Helikopterler yaklaştıkça ve alçaldıkça panik arttı. Bu paniği pilot da fark etmiş olacak ki sahildeki çocuklara el sallayıp güven verdi, böylece herkes derin bir nefes aldı. Öğrendik ki darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kaldığı Marmaris’teki otele saldıran darbeciler aranıyor, helikopterler alçak uçuş yapıp hem denizi, hem karayı, her noktayı tarıyordu. Sonraki gün ise ufukta savaş gemisi belirdi. Günler geçtikçe aramalar daha da artırıldı. Şu günlerde ise helikopterlerin alçak uçuşu ve savaş gemilerinin turları olağan hale geldi. Bu arada tatilciler de paranoya yaşamaya başladı. Misal, plajda tek başına olan ve daha önce hiç o sahile gelmemiş birine kuşkuyla bakılıyor.