Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlerden sandığa gitmelerini isteyerek "Milli kurtuluş savaşanın ikinci bir önemli adımını atacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, referendum sürecini Anayasa Mahkemesine götürmeme gerekçesiyle ilgili Atatürk'ün Amasya Tamimindeki sözünü hatırlatıp "Milletin istiklalini, milletin azim ve kararı kurtaracaktır" diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da Trakya ile Balkan dernekleri ve federasyonları üyeleriyle buluştu. Hayırlı Üniversiteliler Platformu'nun düzenlediği toplantıda gençlerle biraraya geldi. Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki üçüncü programında CHP İstanbul Genişletişmiş 3. Bölge Toplantısına iştirak etti.
Toplantılara, TBMM Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile bazı milletvekilleri katıldı.

Basına kapalı yapılan toplantıların ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu, ağırlıklı olarak referendum sürecine değindi. Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

ALMANYA'DAKİ 1934 REFERANDUMU
(1 Ağustos 1934 yılına ait Almanya'daki resmi gazeteyi göstererek)
"1930'lu yıllarda dünyada ne oluyordu? Almanya'dan örnek vereceğim. Hitler Almanya'sı. Bugünkü referanduma benzeyen bir referandum Almanya'nın gündemindeydi. Bu resmi gazetede referandum konusu var. Referandumunla Cumhurbaşkanın tüm yetkileri ile başbakanlığın yetkileri Führer ve şansölye Adolf Hitler'de toplanmıştır. Vekilini kendisini atayacaktır. Bu düzenleme ağırlıkla onaylanır. Hitler tek yetkili olur. Sonra ne oldu? 2. Dünya Savaşı. Sonra, önce Almanya sonra Avrupa ve bütün dünya kan gölüne döndü.

TÜRKİYE'Yİ MACERAYA SÜRÜKLERİZ
"Türkiye'de benzer bir anayasa değişikliği gündemde. Bütün yetkilerin tek kişide toplandığı süreci yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı, başbakan, yargıç, savcı, vali, kaymakam. Bütün yetkiler bir kişide. Cumhuriyet'in kuruluşunda bütün yetkiler bir kişide yani Gazi Mustafa Kemal Atatürk'te miydi? Hayır. Bütün yetkiler Meclis'e, mili iradeye ait. Şimdi ne oldu da kendi tarihimizi reddederek bütün yetkileri alıyor parlamentoyu da dışlayarak bir kişiye veriliyor. Kendi tarihimizden ders çıkaramıyorsak Türkiye'yi büyük bir maceranın içine sürüklemiş oluruz"

MUSTAFA KEMAL'E VERİLMEYEN YETKİLER
Almanya'da Hitler döneminde ‘Führer'e doğru' diye bir kavram vardır. Deniyor ki sayın savcılar ve hakimler bir konuda karar alırken önce Führer'e bakacaksınız, Führer ne düşünüyorsa kararı ona göre vereceksiniz. Türkiye bu sürece sokulmak üzeredir. Başkana parlamentoyu fesih yetkisi veriliyor. Gazi Mustafa Kemal'e verilmeyen yetki verilecek. Meclisi fes ettim. Neden, canım istedi. Cevabını alamadığım bir soru daha var. Parlamento milletvekili sayısını 600'a çıkarıyorlar niçin. Hepiniz ödüyorsunuz o 600 milletvekilinin maaşını."

CUMHURİYET SİZE EMANET
"Bu anayasa değişikliğine neden evet denilmesi gerektiğini anlatamıyorlar. Sandığa gitmeden önce düşünün taşının kullanacağız oy çok değerli. Kesinlikle sandığa gideceksiniz, oy kullanacaksınız. Gitmek istemeyen, kaydını aldırmayan arkadaşları ikna edeceksiniz. Size emanet edilen bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bütün halkın umudu bu gençlikte. Gençlerin bir özelliği var. Gençler kişisel çıkarlar peşinde değil, ülkesinin çıkarları peşinde koşarlar. Bu açıdan bayrağınızı, ülkenizi savunuyorsunuz"

İKİ SEÇENEK VAR
Önünüzde iki seçenek var. Bir, bir kişi Türkiye'nin tepesinde olsun elinde sopa olsun ne derse o olsun. Otoriter tek adam yönetimi. İki, parlamenter demokratik sistem olsun insanlar düşüncelerini özgürce ifade etsinler. İki seçenekten birini kullanacaksınız. Deniyor ki bize 'ne rejim değişikliği biz cumhuriyeti 1920'lerde kurduk'. Ama bizim cumhuriyetimiz ile Suriye'nin cumhuriyeti, Libya'nın cumhuriyeti, İran'ın cumhuriyeti farklı. Bizim cumhuriyetimiz parlamenter demokratik sistem üzerine inşa edilmiştir"

MİLLETİN AZİM VE KARARI
"Biz niçin Anayasa Mahkemesi'ne gitmedik? Amasya Tamimi nedeniyle. Ne diyor Atatürk Amasya Tamiminde; 'milletin istiklalini, milletin azim ve kararı kurtaracaktır' diyor. Şimdi aynı süreci yaşıyoruz. Milletin istiklalini, milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Ben milletin sağduyusuna güveniyorum. Bu milletin doğru karar vereceğine inanıyorum. Şimdi milli kurtuluş savaşının ikinci bir önemli adımını atacağız. Baskı kuruyorlar kimse hayır demesin, hayır propagandası yapamasın diye; bu korkunun eseridir"

EKRANDA TARTIŞALIM
"Ben konuştuğum zaman diyorlar ki 'Kılıçdaroğlu doğruları söylemiyor'. Kendilerine çağrı yaptım. Eskiden seçimlerden önce televizyonda siyasi parti liderleri bir masa etrafında oturur, aynı ortamda gazetecilerin önünde sorulara yanıt verirdi. İnsanlar da dinlerlerdi. Ben çağrı yapıyorum. Sayın Devlet Bahçeli'ye de, sayın Binali Yıldırım'a çağrı yapıyorum. Arzu ederse sayın Erdoğan da gelebilir. Oturalım beraber bu anayasa değişikliği ne getiriyor. Madem doğruları söylemiyorum, televizyon ekranında beni mahcup etsinler. Cesaret edip gelemiyorlar.

DARBE SÜRECİNDEYİZ
(Olağanüstü hal kararını kastederek) "20 Temmuz'da ülkede sivil darbe oldu. Bunu unutmayın. Şuanda bir darbe süreci içindeyiz"