Üssün kullanım gerekçesi, zaman içinde “yasal açıdan” değişse de, 1954’ten beri hep ABD’liler tarafından kullandı.

ABD, 23 Haziran 2003 tarihinden bu yana, İncirlik üssünü ‘BM Güvenlik Konseyi’nin Irak ve Afganistan konusunda aldığı kararlar çerçevesinde’ kullanıyor.

Irak’ta ki ABD güçlerinin ihtiyacı olan hava kargosunun % 60 ı İncirlik Üssü’nden ulaştırılıyor. C-17 lerle gerçekleştirilen bu taşıma, ABD’ye her yıl, 160 milyon dolarlık bir tasarruf sağlıyor.

Yine Ocak ayı başında sağlanan bir mutabakat ile, ABD F-16 filoları, eğitim için burada konuşlandırılıyor. (1991 yılından beri, Irak’ta 36. paralelin kuzeyinde uçuşa yasak bölgeyi denetlemek için görev yapan bu filo, 1 Mart tezkeresinin reddinden sonra ayrılmak zorunda kalmıştı.)

İncirlik, Ortadoğu başta olmak üzere, ABD’nin Karadeniz, Kafkaslar ve Orta Asya’daki çıkarları için stratejik öneme ve değere sahip.

BM sözleşmesini resmen kabul etmiş olan Türkiye, bugüne kadar, Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararlar çerçevesinde, “yeni bir parlamento onayına gerek duymadan”, üssün kullanımına, Bakanlar Kurulu kararıyla onay verdi.

Bakanlar Kurulu’nun İncirlik kararnameleri “1 yıllık” olarak belirlendiğinden, her yıl bu kararnamenin yenilenmesi gerekiyor.

Üssün, 23 Haziran 2007 tarihinden sonraki kullanımı için, Bakanlar Kurulu yeni bir karar alacak.

Bölücü terör örgütü PKK’nın, terörist saldırılarını arttırdığı son dönemde, Irak’ın Kuzeyindeki varlığının, bu coğrafyada yaşayan aşiretlerce ve yabancı odaklarca müsamaha ile karşılandığı ve desteklendiği biliniyor.

Irak’ı işgal eden ABD’nin sorumluluk alanında bulunan bu coğrafyadan, kendisine yönelmiş olan bu tehdit için, Türkiye, taleplerini daha açık bir dille ifade etmeli ve buna dair yaptırımlar uygulamalıdır.

Bu bakımdan:

•    23 Haziran 2007 tarihi itibarı ile İncirlik Üssü ile ilgili alınacak karar, TBMM’nde görüşülmelidir.
•    İncirlik Üssü’nün kullanımı ile ilgili verilecek yeni izinle birlikte, ABD’den açık ve süreli talepler ortaya konmalıdır.

Bu talepler şöyle sıralanabilir:

•    Uluslar arası medya kuruluşları ile basın toplantıları yapan, ve Irak’ın Kuzeyindeki hem yerel hem de ABD’li otoriteler tarafından yerleri bilinen PKK’nın lider kadroları Türkiye’ye teslim edilmelidir.
•    ABD, Irak’ın Kuzeyindeki yerel kürt otoritelerin liderlerine, PKK’nın hamiliğini yapmamaları ve Türkiye’nin verdiği terörle mücadeleye destek olmaları konusunda yaptırım uygulamalıdır.
•    Irak’ın Kuzeyinde yaşam alanı bulan 4000 civarındaki teröristin, kamplarına giden yollar kesilmeli, lojistik destekleri (gıda, mühimmat, silah vs.) engellenmeli ve bunların denetimini, Türk yetkililer nezaretinde ABD askerleri tarafından yapmalıdır.
•    Bölücü terör örgütü PKK’nın tüm iletişimleri ( GSM, telsiz, telefon, internet ) engellenmeli, bulundukları bölgeye yapılan radyo ve televizyon yayınları elektronik karartma ile kesilmelidir. Bununla ilgili yapılacak teknik çalışmalara ABD tam destek vermelidir.
•    Bölücü terör örgütü PKK ve uzantıları ile ilgili istihbari bilgilerin paylaşımı zamanında, tam ve doğru olarak yapılamalıdır ve ABD bu konuda Türkiye’ye tam destek vermelidir.
•    Türkiye’nin Irak sınırının güvenliği için, Irak tarafında bazı karakolların ve kontrol noktalarının kurulması önemlidir. ABD bu konuda Türkiye’ye tam destek olmalıdır.
•    PKK’nın para transferlerinin önüne geçilmesi için, ABD üzerine düşeni yapmalıdır.
•    Bölücü terör örgütü PKK’yı hala, terörist örgüt olarak kabul etmeyen Irak Hükümeti’ne, ABD gerekli yaptırımı uygulamalı ve bu kararı almasını sağlamalıdır.
•    Irak sınırından itibaren 75 km lik bir güvenlik bölgesi oluşturulmalı ( Bu, Irak sınırının belirlendiği 1926 Ankara anlaşması ile de öngörülmüştü) ve bu bölgede Türk Silahlı Kuvvetlerine ait uçaklara, 24 saat uşuç hakkı verilmelidir.
•    Kerkük referandumu ertelenmelidir.

Türkiye, İncirlik Üssü’nün kullanımının uzatılması ile ilgili süreçte, ABD’ye bu talepleri iletmeli ve olumlu yanıt aldığı takdirde, kullanım süresi uzatılmalıdır.

Bu yapılmadığı takdirde, Türkiye’nin terörle mücadelede girdiği riskli dönemde zorlukları artacak ve ABD ile olan (stratejik müttefiklik!) ilişki, geçmişte olduğu gibi amir-memur düzeyinde devam edecektir.

Bunu bugün öngöremeyen ve gerekli adımları atamayan siyasi otorite, tarih önünde sorgulanacak ve Türk milleti de ne yazık ki, ağır bedeller ödeyecektir.

İki ABD uçağının sınırımızı ihlal ettiği için ABD’ye verdiğimiz notanın ciddiyetini, İncirlik Üssü’nün iznini uzatan kararnamede de görmek istiyoruz…