Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılmasını öngören AK Parti'nin önergesi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bu değişiklikle Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM) yerini Bölgesel Ağır Ceza Mahkemelerine bırakacak.

GENEL KURUL'DA KAVGA ÇIKTI
TBMM Genel Kurulu'nda, ''3. Yargı Paketi''ne ilişkin tasarının görüşmeleri sürerken; Özel Yetkili Mahkemelerle ilgili önerge nedeniyle kavga çıktı.



AK Parti Grup Başkanvekilleri Mahir Ünal, Ayşe Nur Bahçekapılı ve Ahmet Aydın ile arkadaşları tarafından, 3. Yargı Paketi olarak adlandırılan tasarının 74. maddesi üzerinde önerge verildi.

CHP milletvekilleri, AK Parti'nin önergesinin okunmasını sıra kapaklarına vurarak protesto etti. Tepkiler devam ederken BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, önergenin okunduğu Başkanlık Divanı kürsüsüne doğru yürüdü.

Kaplan, Katip Üye Mine Lök Beyaz'ın okuduğu önergeyi, elinden aldı. Bunun üzerine bazı AK Parti'li ve BDP'li milletvekilleri Başkanlık Divanı'na doğru yürüdü. TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, kürsüden ayrıldı.

Tartışma verilen arada da sürdü. Başkanlık Divanı önünde bazı milletvekilleri birbirine yumruk atmaya çalıştı. Bu sırada bir milletvekilinin yere düştüğü görüldü.

HASİP KAPLAN'A TEDAVİ İDDİASI
Yumruk ve tekmelerin konuştuğu kavga sonrası Hasip Kaplan Meclis polikliniğine götürüldüğü iddia edildi. Kaplan'ın basın danışmanı ise iddiaları yalanladı.

"SÖZÜMÜZÜN ARKASINDA OLAN DÜZENLEMEDİR"
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, özel yetkili mahkemelere (ÖYM) ilişkin verilen değişiklik önergesine ilişkin eleştirilere, ''Tam da sözümüzün arkasında olan düzenlemedir'' diye yanıtladı.
 Ergin, ÖYM'lere ilişkin hazırlanan önergenin dağıtılmasından sonra kürsüye çıkanların, ''AK Parti'nin, TBMM'yi, kamuoyunu, ülkeyi yanılttığını'' söylediklerine işaret etti.
Ergin, ''AK Parti sözcüleri, Başbakanımız, bakanlarımız ne zaman bu maddelerle ilgili konuşmuşlarsa şöyle dediler: '250. maddedeki yetkili mahkemeleri kaldıracağız. Devam eden davalar etkilenmeyecek. Terörle mücadelemize zarar verecek, darbe ve darbe girişimleri mücadelemize zarar getirecek bir adım atmayacağız. Uyuşturucu ve çetelerle mücadeleye ilişkin maddelerde zafiyet oluşturmayacağız' demiştir. Yaptığımız düzenleme, tam da sözümüzün arkasında olan düzenlemedir'' diye konuştu.
''3. Yargı Paketi'' üzerindeki görüşmeler sürüyor.

3. YARGI PAKETİNİN 3. BÖLÜMÜNDEKİ MADDELER KABUL EDİLDİ
TBMM Genel Kurulu'nda, 3. Yargı Paketi olarak adlandırılan tasarının 3. bölümünde yer alan maddeleri kabul edildi.

''Temel kanun'' olarak ele alınan ve 4 bölümden oluşan tasarının kabul edilen 3. bölümüne göre, Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecek.

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilecek. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkansız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunlu olacak. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecek.

Rekabet Kurumu ve Şeker Kurumu'nun nihai kararlarına karşı Danıştay yerine idare mahkemesinde dava açılabilecek. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava, öncelikli işlerden sayılacak. İdari para cezaları dahil, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK),Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları da Danıştay yerine yetkili idare idare mahkemesinde açılabilecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun sektörle ilgili işlemlerine karşı açılacak davalar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun düzenleyici ve denetleyici nitelikteki kararlarına karşı, Danıştay yerine yetkili idare mahkemesinde dava açılabilecek.

TMK 10. maddesinin başlığı, ''Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi'' olarak değiştiriliyor. TMK kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine, HSYK tarafından yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Bu mahkemelerin başkan ve üyeleri, Adli Yargı Adalet Komisyonu'nca, bu mahkemelerden başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemeyecek. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile Askeri Mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklı kalacak.

TMK kapsamına giren suçlarla ilgili olarak soruşturma, HSYK'ca bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılacak. Bu Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başka mahkemelerde ve işlerde görevlendirilemeyecek.

SAVCILAR İZNE BAĞLI OLMADAN SORUŞTURMA YAPABİLECEK
Türk Ceza Kanunu'nun(TCK),''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Anayasayı ihlal'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'' ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'' ve ''Suç için anlaşma'' maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlemiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacak. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 26. maddesi hükmü saklı olacak. Bu kanunun 26. maddesi, ''MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanunun 250. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması, Başbakanın iznine bağlıdır'' hükmünü içeriyor.

Yürütülen soruşturmalarda hakim tarafından verilmesi gerekli kararları alma, bu kararlara karşı yapılan itirazları incelemek ve sadece bu işlere bakmak üzere yeteri kadar hakim görevlendirilecek.

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalamanın ardından itibaren 48 saat saati geçemeyecek.

Soruşturmanın amacı tehlikeye düşebilecekse yakalanan veya gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında, Cumhuriyet savcısının emri ile sadece bir yakınına bilgi verilecek.

Gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilecek. Bu zaman zarfında ifade alınamayacak.

Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılacak. Kolluk görevlilerinin ifadesine başvurulması gerektiği hallerde çıkartılan davetiye veya çağrı kağıdı, kolluk görevlisinin iş adresine tebliğ edilecek. Bu kişilere ait ifade ve duruşma tutanaklarında işyeri adresi gösterilecek.

Güvenliğin sağlanması bakımından duruşmanın başka bir yerde yapılmasına karar verilebilecek.

Açılan davalara adli tatilde de bakılacak.

AĞIR CEZA MAHKEMELERİNDE GÖRÜLECEK DAVALAR
TCK'da yer alan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu, haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlarla ilgili açılan davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.

''Temel milli yararlara karşı hakaret'', ''Halkı askerlikten soğutma'', ''Askerleri itaatsizliğe teşvik'', ''Savaşta yalan haber yayma'', ''Seferberlikle ilgili görevin ihmali'', ''Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü'' ve ''Askeri yasak bölgelere girme'' suçları hariç, ağır ceza mahkemelerinde görülecek diğer davalar ise şunlar:

''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Düşmanla işbirliği yapmak'', ''Devlete karşı savaşa tahrik'', ''Yabancı devlet aleyhine asker toplama'', ''Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma'', ''Düşman devlete maddi ve mali yardım'', ''Anayasayı ihlal'', ''Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'' , ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'', ''Silahlı örgüt'', ''Silah sağlama'', ''Suç için anlaşma'', ''Askeri komutanlıkların gasbı'', ''Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma'', ''Savaş zamanında emirlere uymama'', ''Savaş zamanında yükümlülükler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin belgeler'', ''Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme'' ''Siyasal veya askeri casusluk'', ''Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama'', ''Gizli kalması gereken bilgileri açıklama'', ''Uluslararası casusluk'', ''Devlet sırlarından yararlanma'', ''Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik'', ''Yasaklanan bilgileri temin'', ''Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini'', ''Yasaklanan bilgileri açıklama'', ''Yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama'', ''Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi'', ''Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma.''

ÇOCUKLARA UYGULANMAYACAK
Bu suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen tutuklama süresi 2 katı olacak. Çocuklar, bu madde hükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamayacak. Bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar için uygulanmayacak.

Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak günlük süreli yayınlar yönünden 4 ay, diğer basılmış eserler yönünden 6 ay içinde açılması zorunlu olacak. Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi duracak. Durma süresi 4 ayı geçemeyecek.

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİN İHLALİ
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, ceza bir kat artırılacak.

Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa edenlere, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İfşa edilen bu verilerin basın yayın yoluyla yayınlanması halinde de aynı ceza uygulanacak.

KİŞİLER ARASINDAKİ KONUŞMANIN DİNLENMESİ
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişiye, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 4000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişiye, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Gizlilik, görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla ihlal edilirse ceza bir kat artırılacak.

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası alacak. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde aynı ceza uygulanacak.


TASARININ 4. BÖLÜMÜ GÖRÜŞÜLMEYE DEVAM EDİYOR
''Temel kanun'' olarak ele alınan tasarının 4. ve son bölümü üzerinde soruları yanıtlayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AİHM'de Türkiye'den giden yaklaşık 15 bin görüşülmeyi bekleyen dosya bulunduğunu ancak bu sayının değişken olduğunu söyledi.

Ergin, Adalet Bakanlığı'nın bilgisi olmadan, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın kaldığı kampüsten dışarıya çıkarılmasının, imkan dahilinde olmadığını bildirdi.

MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural, Meclis'in aralıksız çalışmasını önererek, ''Böylece bundan bir fayda çıkar, Guinness Rekorlar Kitabına girilir. TBMM'yi uzun süreyle çalıştırmakla bizler de tarihe geçeriz. Hukuk için bir şey olmuyor, hiç olmazsa rekor için olur'' dedi.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Meclis'in yüzde 20'sinin uyuduğunu, yüzde 60'ının hafızasının dağıldığını, algının 3. sınıfa düştüğünü savunarak, ''Ailesi evde bekliyor, yataklar hazır, çocuklar kapıda ve siz buradasınız. Kendi hukukunuzu koruyamadığınız bir yerde milletin hukukunu nasıl koruyacaksınız?'' diye sordu.

Çalışma saatlerini eleştiren Yeniçeri, ''Öyle zannediyorum ki yüzde 20 boşanma davasıyla sonuçlanabilir, aile faciaları yaratacaksınız'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Türkiye'de, yargının bağımsızlığı sorunu değil; yargının kime bağlı olacağı sorunu bulunduğunu öne sürdü.

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'a, ''Uyuyarak Genel Kurul çalışmaları olmaz. Uyuyan arkadaşlarımız var, uyarırsanız'' diye seslendi. Yakut da uyumanın, insani bir şey olduğu karşılığını verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, milletvekillerini çorba içmeye davet etti.

ÖYM ÖNERGESİ KABUL EDİLDİ

Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250, 251 ve 252. maddelerine göre kurulan özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ile özel yetkili ağır ceza mahkemeleri savcılıklarının yetki ve görevleri, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek. Bu mahkemelerin kapsamına giren suçlar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.

AA