Güneydoğu'nun şiirsel kentlerinden Mardin'de ziyaretçiler zamanın izini sürüyor
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin, benzersiz mimarisi, zengin kültürel mirası ve etkileyici doğal güzellikleriyle seyahatseverleri bekliyor
ABONE OLMardin, Dicle ve Fırat Nehri'nin suladığı bereketli topraklarda ilk çağ döneminden beri farklı kültürlerin, inançların uğrak yeri ve insanlar için önemli bir yerleşim merkezi oldu.
İpek Yolu güzergahındaki şehir, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile dikkati çekerken, tarihi değere sahip cami, türbe, kilise, manastır ve benzeri dini yapılara da ev sahipliği yapıyor.
Özgün bir mimari geleneğin bugüne kadar devam etmesiyle öne çıkan ilginç yerleşim mekanlarının gözlendiği kent, volkanik bir bölgede bulunuyor. Bu açıdan tarihi Mardin taş evleri, Mardin Kalesi'nin eteklerinden ovaya doğru birbiri üzerine yükselen teraslar halinde, tepenin güney yamacında yer alıyor.
Mardin'deki bu evlerin hiçbirinin gölgesi birbirinin üzerine düşmüyor. Güneş ışınlarının aksine düzenlenen daracık sokaklar, iklim şartlarına göre yazın kavuruculuğunda gölgede kalıp insanları sıcaktan koruyor. Bu evlerde kullanılan taşlar, sıcak ve soğukta daha da sertleşiyor. Taşların özelliklerinden dolayı evler, yazları serin kışları sıcak oluyor.