AA

Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO),yayımladığı "Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020 Raporu"na göre, dünya genelinde 267 milyon genç becerilerini geliştirme ve çalışma imkanlarından yoksun.

ILO'nun raporuna göre, dünya nüfusunun 1,3 milyarı gençlerden oluşuyor. Gençlerin de 267 milyonu "ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmede var" olarak sınıflandırılıyor. Bu kitlenin üçte ikisini, yani 181 milyonunu ise genç kadınlar oluşturuyor.

Raporda, ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmede var olan gençlerin sayısının her geçen yıl arttığı tespitine yer veriliyor. Bu şekilde tasnif edilen gençlerin sayısı 2016 yılında 259 milyon iken, 2019'da 267 milyona yükseldi. Raporda, bu sayının 2021'de 273 milyona çıkacağı tahmininde bulunuldu.

Yüzdesel olarak bakıldığında ise 2015'te gençlerin yüzde 21,7'si ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmedeyken 2020'de bu oran yüzde 22,4'e yükseldi. Türkiye'de ise bu oran biraz daha yüksek seviyelerde. Ülkede her dört gençten biri ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirme kategorisinde yer alıyor.

ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada birçok gencin eğitimden ve iş gücü piyasasından uzaklaştığını belirterek, bu durumun gençlerin uzun vadede imkanlarını azaltabildiğini ve ülkelerinin sosyal ve ekonomik gelişimini baltalayabildiğini söyledi.

Gençlerin ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmede var olması durumunu, "Gençler ne bir işte çalışarak gelir elde edebiliyor ne bir iş tecrübesi kazanabiliyor ne de eğitimle becerilerini geliştirebiliyor" sözleriyle özetleyen Özcan, "Bu büyük bir insan gücü israfı. Çünkü hem gençlerin kendi gelecekleri için hem de ekonomiler için çok ciddi bir kayıp söz konusu." dedi.

Özcan, dünya genelinde gençlerin iş bulmakta zorlandığını ve iş bulma sürecinin uzamasıyla birçok gencin umudunu yitirdiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"İş bulmak gençlerin iyi bir hayata ve iş yaşamına kavuştukları anlamına da gelmiyor. Dünyada gençlerin dörtte üçü kayıt dışı istihdam ediliyor. Yani herhangi bir sosyal güvenceden yoksun olarak çalışıyorlar. Diğer yandan, yaptıkları işler onları yoksulluktan kurtarmıyor. Çalışan gençlerin yüzde 17'si göreli yoksulluk sınırı olan günlük ortalama 3,2 doların altında gelir elde ediyor. Bu da işlerin kalitesinin ne kadar düşük olduğunu gösteriyor."

Özcan, gençlerin otomasyon nedeniyle işlerini kaybetme riskinin yetişkin çalışanlara kıyasla daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Gençlerin yapmakta oldukları işler otomasyona daha yatkın işler. Mesleki eğitim almış olanlar özellikle kırılgan durumda. Mesleki eğitimle verilen mesleğe özgü beceriler, genel eğitim becerilerine göre daha hızlı biçimde eskiyor. Mesleki eğitim programlarının dijital ekonominin değişen gereklerine cevap verecek şekilde revize ve modernize edilmesi gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.