Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ziraat Türkiye Kupası yarı final ilk maçında Beşiktaş ile Fenerbahçe 2-2 berabere kaldı. Dev derbiye olaylar damga vurdu! Mücadelede Alper Potuk, Quaresma ve Volkan Demirel kırmızı kart gördü.

14. dakikada Beşiktaş, Alvaro Negredo'nun attığı golle 1-0 öne geçti: Mehmet Topal'ın hatasında; Talisca'nın gönderdiği pas ile ceza sahası içerisinde topla buluşan Negredo, kaleci Volkan Demirel'den sıyrıldıktan sonra topu ağlara gönderdi: 1-0.

17. dakikada Fenerbahçe, Roberto Soldado'nun attığı golle skoru 1-1'e getirdi: Mehmet Topal'ın arka direğe gönderdiği topta, Soldado'nun gelişine çektiği şut kaleci Fabri'nin solundan ağlarla buluştu: 1-1.

36. dakikada Caner Erkin'in ceza sahası dışından sol çaprazdan çektiği şut yan direğe çarpıp oyun alanına geri döndü.

42. dakikada Talisca'nın harika şutunu kaleci Volkan Demirel çıkardı...

44. dakikada topsuz alanda Tolgay Arslan'ı iterek yere düşüren Alper Potuk, ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan ihraç oldu.

45+2. dakikada Fenerbahçe, Şener Özbayraklı'nın attığı golle 2-1 öne geçti: Mehmet Ekici'nin harika pasında, ceza sahası içerisinde sağ çaprazda topla buluşan Şener Özbayraklı'nın çektiği şut Vida'nın müdahalesine rağmen Beşiktaş ağları ile buluştu: 1-2.

İlk 45 dakika bu sonuçla tamamlandı.

52. dakikada derbide ortalık karıştı... Mehmet Ekici'nin Pepe'ye yaptığı faulün ardından topsuz alanda Josef De Souza ile girdiği sözlü diyaloğun ardından rakibine dirsek atan Ricardo Quaresma, direkt kırmızı kart gördü. Direkt kırmızı kart gören Portekizli yıldız 24. haftadaki Trabzonspor maçında forma giyemeyecek.

76. dakikada Ryan Babel'in çektiği şut öncesinde hakeme sözlü olarak itirazlarda bulunan Volkan Demirel, ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü. Bu karttan sonra Fenerbahçe'de kaleye Kameni geçerken, Aatıf oyun kenarına alındı.

82. dakikada Beşiktaş, Anderson Talisca'nın attığı golle skoru 2-2'ye getirdi: Talisca'nın çektiği şut Hasan Ali Kaldırım'a da çarpıp kaleci Carlos Kameni'nin sağından ağlarla buluştu.

Oldukça gergin geçen mücadelede 10 dakika uzatma verildi. Maçın kalan dakikalarında başka gol olmadı ve uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek derbi, 2-2 sonuçlandı.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: TAM ANLAMIYLA TÜRK DERBİSİ

Pazar günkü lig derbisinin ardından Beşiktaş çarpıcı galibiyetin etkisiyle mutlu, huzurlu güvenli ama birazcık 'lay lay lom' şeklinde, gazı düşmüş bir biçimde sahadaydı. Eleştirilen ve oyun olarak da pazar günkü derbiyi kaybeden F.Bahçe ise ciddi ve bunun bir başka müsabaka olduğunun bilincinde ve etkin bir biçimde lakin biraz gergin şekliyle çime çıktı. Pazar derbisinin yıldızı Q7 kulübede sezonun hayal kırıklığı Lens onun yerindeydi. Beşiktaş yine iyi başladı ve Fenerbahçe orta alanı ile sağ kanadına yaptıkları her baskıda olduğu gibi kaptıkları bir topla tipik bir “Gegenpressing” örneği ile topu Talisca ile buluşturdular. Onun harika asisti ve Negredo’nun golü ile öne geçtiler.

F.Bahçe sakin kalmaya devam etti. Maça sağ kanatta başlayan Ekici biraz daha ortaya girip, ilk kez beğendiğim Aatif da ona karşı kanattan destek verince iyi günündeki Alper ile bir hücum ritmi tutturdular. Pepe ile boğuşmasından fırsat bulduğu ilk anda Soldado ismine yakışır bir gol vuruşu yaptı. Sonrasında maçın hakimi tamamen F.Bahçe’ydi. Daha inançlı olsalar daha erken öne geçebilirlerdi. Saçma sapan bir pozisyonda Hasan Ali-Tolgay horozlanmasında Alper lüzumsuz yere kendini attırınca momentumun ev sahibine geçmesi doğaldı. Nitekim Lens, adeta F.Bahçe’nin “İçerideki adamı” gibi davranıp maçın en net pozisyonunda golü atamayınca sahneye Ekici çıktı. Dünyada geçer akçe oyuncular Ekici gibiler. Alan buldular mı dripling yapabilen ve araya pası doğru oynayabilen... Ekici de öyle yaptı ve 2. yarının kahramanlarından Şener’e golü attırdı.

54’te Quaresma neden dünya starı olamadığını kanıtlarcasına kendini attırdı. 4 gün önce rakibi yıkan adam 10 dakika içinde ciddi bir hata ile rakibi oyuna ortak etti. Bu dakikadan sonra bir 10 dakika kadar maç dışında bir şeyler oldu. 65 civarında maça geri döndük ama bu kez ilginç bir şey oldu. F.Bahçe rakip kaleye hiç akamadı. Sadece bekledi. Beşiktaş da baskın ama üretim sıkıntısı içindeydi. Volkan da maçın 2. yarısında çok istediği 2. Sarı kartı görüp rahatlayınca (!) denge yeniden ev sahibinin oldu. 10 dakikalık uzatma da dahil net pozisyon bulamayan Beşiktaş, karambolden skoru 2-2’ye getirdi

Bu maçın fiziki yansımaları olacaktır. Beşiktaş Trabzon deplasmanında Quaresma’sız. 100 dakikalık maçın 45 dakikasını 10; 25 dakikasını 9 kişi oynayan Fenerbahçeli oyuncular ise çok yoruldu. Akhisar maçının 2. yarısı F.Bahçe adına zor geçebilir.

Fırat Aydınus fena değildi diyeceğim ama yardımcısı Serkan Ok ile anlaşamadı, araları mı bozuk anlayamadım. Türk tipi bir derbi izledik, kaos, bolca küfür, kötü niyetli oyuncular, iyi niyetli oyuncular, goller, hatalar ve son.

JOSEF DE SOUZA

2. yarıda müthiş bir Şener, oyunda kaldığı sürece çok iyi bir Ekici, süper H.Ali seyrettim ama Josef müthiş futbol oynadı.

VOLKAN-Q7

Alper anında başını ellerinin arasına koydu ve yaptığı hata nedeniyle üzüldü. Ama diğer ikisinin tecrübelerine de yakışmadı.

CEVDET ERGUN: FIRAT'IN SUYU AKAR DERİNDİR...

Derbiler, güzel futbol dilencileri için büyük bir aşk... Ancak bizdekiler tam bir ızdırap... Tamam kırmızılar doğru ama çıkmayan kartlar, ters kararlar, Beşiktaş’a verilmeyen bir penaltı var. Fırat işin suyunu çıkardı, kötü niyetli, tiyatrocu futbolcular da tüy dikti!

Bu kez kadrolar da, maçın öyküsü de çok farklıydı. ‘Kartal gol gol’ tezahütlarından hemen sonra Talisca, M.Topal’ın kaptırdığı topla Negredo’ya asist yaptı. Topal, diğer matador Soldado’ya asistle cevap verip hatasını telafi etti. 4 gün önce şov yapan Tolgay’ın laubali çalımı pahalıya patladı. Güneş’in kupa rotasyonu, Kartal’ın kanatlarını kırarken, Fener’in Tosic-Caner’in kanadından golleri bulması tesadüf değildi. İlk 45’te direğe takılan Caner, rakip eksikken ortalara başladı.

R.Madrid’den ‘tanışan’ Soldado- Pepe’nin ‘takışmaları’ kırmızı sinyali verirken, ilk duvara toslayan Alper oldu. Sarısı varken düşmeye hazır Tolgay’ı itip amatörce bir hata yaptı. Geçmişte gerginlikten karlı çıkan F.Bahçe bu kez kendi silahıyla vurulmuştu.

Maçın kader adamları ‘atılanlar’ değil, ‘atamayan’ Lens’ti... Negredo ve Talisca’ya vermediği, H.Ali’nin ‘Hızır gibi’ yetiştiği pozisyon gol olsa ev sahibi farka gidebilirdi. Protokol olmasa, yönetim bonservisini almazdı.

10 kişilik F.Bahçe, jet reaksiyon gösterip Şener’le, Lens’in yapamadığını yaptı. ‘Transfer kavgası’ çıkaran M.Ekici harikülade bir asistle adeta borcunun ilk taksidini ödedi! Güneş, hemen Babel ve Quaresma’yı sarıldı. Q7’nin girişiyle çıkışı bir oldu. Son maçın kahramanı olmanın getirdiği şımarıkla, Josef’in de tuzağına düşüp 7 dakikada kızardı. Onu ‘yalandan’ sakinleştirmeye çalışan Volkan, Aydınus’un ‘sabrına’ rağmen aynı kervana katıldı. Bir kaptan dümenden ancak bu kadar çıkabilirdi!

Beraberlik golü, 9 kişilik ezeli rakip önünde Beşiktaş’ın itibarını kurtarırken, 10 dakika uzatmalı kör dövüşü de sona erdi. F.Bahçe eve ufak bir avantajla döndü. Kaybeden Türk futbolu, sevinen PFDK’yı bekleyen rakipler oldu!

FAİK ÇETİNER: HANİ SÜT KUPASIYDI?

Aslında bu maçı yazmak için sayfalar yetmez. Biz, gelin işin özetini yapalım.

Devre bitmek üzere, iki İspanyol; Negredo ve Soldado’nun golleriyle oyun 1-1 gidiyor. F.Bahçe korner atacak, Hasan Ali Tolgay’la atışıyor. Sarı kartlı Alper Potuk, gereksiz yere ‘dayılanıyor’ ve kırmızı kartı görüyor. F.Bahçe 10 kişi kalınca, maça yıldırım yorumlar geliyor: “Kartal bu maç rahat kazanır.” Halbuki futbolda oynamadan hiçbir maç kazanılmıyor. Uzatma dakikalarında Lens bir top kapıyor. Volkan’la karşı karşıya. Golü atsa maçı da bitirecek. Atamıyor, dönen top gelip Şener’in ayağından Beşiktaş ağlarına gidiyor. Herkes şokta.

Dün gece gördük ki; 3-1’lik lig galibiyeti Beşiktaş’ı havalandırmış, Şenol Güneş de ilk 11’de biraz mavi boncuk dağıtmış. Quaresma ve Babel olmayınca takımın hücum gücü zayıflıyor. Aykut Kocaman’ın da sürprizleri bitmiyor. Volkan Demirel kalede, sakatlıktan kurtulan Mehmet Ekici ve Skrtel sahada. Giuliano ve Valbuena kulübede. Maçın ilk yarısı dengeli geçiyor ve şok bir golle bitiyor.

YÜKSEK GERİLİM Alper Potuk’un ilk yarıda atılması ile başlayan gerginlik, ikinci yarıda daha da büyüdü. Pepe’ye yapılan faulün ardından iki takım oyuncuları arasında itişmeler yaşandı. Quaresma, Josef de Souza’ya attığı dirsek sonrası kırmızı kart gördü

İkinci yarıya başlarken Kocaman haklı olarak hamle yapmıyor. Şenol Güneş, maçın zora girdiğini anlıyor. Lens ve Vida’yı dışarı alıp Babel ile Quaresma’yı sahaya sürüyor. Quaresma, oyuna ısınamadan kırmızı kart görerek takımına adeta ihanet ediyor. Bir futbolcu, her F.Bahçe maçında kart görür mü? Pes! Bu karttan sonra sahadaki gerginlik daha da artıyor. Tekmeler, yumruklar, sertlikler öne çıkıyor. Futbol, ikinci plana itiliyor. Karşılaşma F.Bahçe’nin istediği gibi giderken, bu defa sahneye Volkan Demirel çıkıyor. Sarı kartlı kaptan, adeta ısrarla bir sarı daha istiyor ve de kızarıyor. Bu, Beşiktaş’a piyango gibi geliyor. Nitekim de Talisca’nın golüyle beraberlik yakalanıyor. Mücadele bittiğinde futboluyla değil, gerginlikleri, olayları ve çirkinlikleriyle anılacak bir derbi izlemiş oluyoruz. Şimdi iki kulüp başkanına sormak lazım: “Hani bu, süt kupasıydı?”

KARTAL YİĞİT: MARKA DEĞERİ Mİ!

Açıkçası kupa derbisindeki oyun ve sonucu çok umursamıyorum. Beşiktaş veya Fenerbahçe kazanmış beni ilgilendirmiyor. Önemli olan bu gerginliğin nereye kadar süreceği... Dün akşam da hiç istenmeyen olaylar yaşandı. Fenerbahçe ligdeki hezimeti unutturmak için gelmişti. Doğal olarak Beşiktaş’ı germek isteyeceklerdi öyle de yaptılar. Özellikle Soldado’nun Pepe ile birçok kez didişmesi, Volkan’ın kendi kalesinden çıkıp taraftarına gelip abartı sevinci, hakemin üzerine oynamalar... Bunlar tribünleri hepten gerdi. Tabii ki tek suç Fenerbahçe’de miydi? Karşı taraf da rakiplerinin tuzağına düşüp ekmeğine yağ sürdü. Beşiktaş kulübesi sürekli 4. hakemle uğraştı. Onlara Fenerbahçeliler de karşılık verdi. Ortaya güzellik değil çirkinlikler çıktı.

Fenerbahçe’de Aykut Kocaman’ın açıklamaları, başkan Fikret Orman’ın ona yanıt vermesi durumu bu hale getirdi. Hakikaten yazık! Futbolun şovunu konuşacağımız yerde kavga ve gürültüyü yazıyoruz, sonra futbolun marka değerinden bahsediyoruz. Olmayan bir şeyin markası mı olur? Şimdi herkes hocayı maça Quaresma ile başlamadığı için suçlayabilir. Quaresma baştan oynasa bile ben bu kez çok fazla şeyi değiştireceğini sanmıyordum. Çünkü Q7 o doksan dakikaya ayrı hazırlanmıştı besbelli. Zaten tek başına da derbiyi Fenerbahçe’den aldı kopardı. Ancak oyuna girdikten sonraki kırmızısı takımına karşı bir saygısızlıktı. Şimdi en kritik virajda yok. Portekizli oyuna girmeden de aşırı sinirliydi bu hareketlerinden belliydi. Şenol Hoca bunu görseydi belki de onu almazdı.

Beşiktaş geçen pazarki zaferin sanki sarhoşluğunun etkisindeydi. Yine de kötü oynamadılar, hatta ilk yarı golün dışında Lens ve Talisca ile yakalanan gol olsa farklı bir tablo ortaya çıkardı.

Aykut Kocaman bu kez rakibini daha iyi analiz etmişti. Bu kez daha bilinçli ataklar yaptılar. Özellikle Tosic’in bulunduğu kanattan Atıf ve Alper ile tehlikeli bindirmelerle geldiler. Zaten goller de buradan geldi. Tosic ve Caner sürekli bu bölgeden pozisyona giren Fenerbahçe ataklarını kesmede başarılı olamadılar.

İkinci yarıya Şenol Güneş “Kupada da olmak istiyorum” dercesine Quaresma ile Babel’i aynı anda sokarak düzeni eski rayına oturttu. Kartal tıpkı ligde olduğu gibi ikinci 45’e baskılı ve iştahlı girdi. Ancak Quaresma’nın kırmızısı planları altüst etse de Volkan’ın atılması dengeleri sağladı ve baskı arttı. Talisca’nın beraberliği sağlaması heyecanı geri getirdi. Sonuç olarak Fenerbahçe, Kadıköy’deki rövanşa avantajlı skorla çıkıyor.

MAÇIN KAZANANI

Kazanan skorda da yok görüntüde de. Saha içi saha dışı olanları görünce zaten kimi kazandı diyeceğiz ki. Sadece Fenerbahçe avantajlı skorla döndü diyebiliriz o kadar...

BÜLENT YAVUZ: KIRMIZILAR DOĞRUYDU

Derbide yaşananlar, futbolumuz adına utanç vericidir. Böyle bir maçta hakem yazmak insanın içinden gelmiyor. Hakem, kural uygulama yerine maalesef jandarmalık yaparak 90 dakikayı tamamladı. Alper’in iki sarısı da doğruydu. Quaresma, Souza’nın kafasına net bir şekilde vurdu. Kırmızıyı görerek ligde oynanan derbideki muhteşem oyununu çöpe attı. Volkan Demirel bu maçta da rahat durmadı. Önce haklı bir sarı gördü. Sonra hakem 6 kez ikaz etti. Sarıdan sonra hakem ikaz etmez. Ama ben de olsam Fırat gibi yapardım. F.Bahçe’nin kaptanı, kendini sahadan attırdı. Burada hakem haklıydı, hatta geç kalmıştı. Sarılar havada uçuştu. Çoğu doğru ama vermedikleri de vardı. Faullerin bazılarını es geçti. 90+7’de Hasan Ali’nin Babel’e müdahalesine penaltı çalmalıydı.