Düzenli yapılan fiziksel aktivite sağlık ve uzun ömür için çok önemlidir. Egzersiz türlerinin herbiri, vücudun farklı noktalarını hedefe alarak farklı yararlar sağlarlar. Kuvvet (rezistans) antrenmanları, kas ve kemik sağlığı için son derece önemlidir. Kas dokusunu ve dolayısıyla da mitokondri sayımızı artırarak metabolizmayı hızlandırır ve yaşlanmayı geciktirir. Esneklik antrenmanları, farklı eklem ve kasları kullanmamızı sağlayarak mobilite, postür ve doğru nefes almaya katkı sağlar. Dayanıklılık (kardiovasküler) antrenmanlarına gelince, kan dolaşımını geliştirerek organlarımızın ve dokularımızın oksijen kullanım ve ulaşım kapasitelerini artırarak kalp sağlığına katkıda bulunur.

İşte fiziksel aktivitenin organlarımıza olan etkileri:

1. Beyin: Egzersiz sırasında salgılanan endorfin (mutluluk hormonu),depresyon, anksiyete ve stresle mücadeleye yardımcı olur. Egzersiz yapmak, hafızayı güçlendirir ve Alzheimer’a karşı korur.

2. Akciğerler: Fiziksek aktivite, akciğer kaslarını güçlendirir ve oksijen kapasitemizi artırarak vücudun oksijen kullanımı ve karbondioksit salınımını daha etkili hale getirir.

3. İskelet Sistemi: 30 yaşına kadar yapılan egzersiz çok önemlidir çünkü kemik yoğunluğunu artırır. 30 yaşından sonra da düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite, başlayan kemik erimesi sürecini yavaşlatır. Kadınlarda, menopoz dönemi sonrası başlayan osteoporoz (kemik erimesi) kadınlar için ağırlık egzersizlerini çok önemli bir hale getirir. Dolayısıyla daha çok erkeklerin tercih ettiği spor salonunda ağırlık çalışmak aslında kadınlar için büyük önem taşır.

4. Kalp: Nabzımız, egzersiz sırasında yükselir ve kan pompalanması artar, vücuda daha fazla oksijen taşınır. Bu işlem, kalp kaslarımızın daha etkili kullanımını sağlar. Güçlenen kalbimiz daha dayanıklı olur, iyi kolesterol artar ve kalp hastalığı riskimiz azalır.

5. Deri: Organları zararlı bakterilerden koruyan ve vücuttaki toksinlerin çıkış noktası olan derimiz, en büyük detoks organı olarak geçer. Düzenli fiziksel aktivite bu detoks sürecine destek olarak kan dolaşımına ve hücre oksijen girişine katkı sağlayarak, cilt sağlığına katkıda bulunur ve erken yaşlanmaya sebep olan oksidatif stresi azaltır.

6. Kas sistemi: Vücudumuzda bulunan 200 çift kas, egzersiz sırasında kasılır ve gevşer. Bu hareket kaslarımızı güçlendirir ve artırır. Artan kaslar, bazal metabolizmamızı (vücudun hayati fonksiyonlarını yerine getirmek için harcadığı enerji) hızlandırarak yağ yakımını kolaylaştırır. Dolayısıyla aynı boy, kilo, yaş ve cinsiyette olan iki insandan daha çok adaleye sahip olanın vücudu daha çok kalori harcar. Kaslar yağlara kıyasla aktif hücrelerdir. Yani siz hareket etmiyorken bile kaslar çalışmaya devam eder ve dolayısıyla da hareket etmediğiniz zamanlarda bile enerji harcarlar.

7. Sindirim sistemi: Egzersiz yaparken vücudumuz, çalışan kaslarımızı beslemek için ekstra kan pompalar ve vücut ‘fight or flight’ yani ‘savaş ya da kaç’ olan hayatta kalma içgüdüsü moduna geçer. Bu modda vücut stres altında olup tüm gücünü tek bir faaliyete yoğunlaştırarak diğer vücut faaliyetlerine kan pompalama işlemini ikinci plana atar. Sindirim de dolayısıyla egzersiz sırasında durur ve bu da biraz da olsa mide bulantısı yaratabilir. Fakat düzenli egzersiz aynı zaman sindirimde hareketi sağlayarak düzenli tuvalete çıkmaya yardımcı olur.

Bunlara ek katkılar olarak egzersiz:

Sağlıklı bir BMI (Beden Kitle Endeksi),kanser riskini azaltır (özellikle kolon ve meme kanseri),uyku kalitesine katkı sağlar, insülin duyarlılığını azaltarak kan şekeri dengesizliklerine ve diyabete engel olur, bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon riskini azaltır, ömrü uzatır ve cinsel sağlığa katkı sağlar.

Ancak her şeyde olduğu gibi sporu da abartmamak lazım. Bilinçsizce ve aşırı yüklenilerek yapılan spor: Sakatlığa, kas kaybına (özellikle aşırı dozda yapılan kardio),kalp ve diğer organ tahribatlarına sebep olur. Osteoporoz (kemik erimesi),östrojen ve testosteronun yüksekliği, tansiyon ve doğurganlıkta sıkıntılar gibi ciddi rahatsızlıklara neden olur. Stres hormonu olan kortizol yükselmesine yol açar ve bu da şeker dengesizliğine, kilo alma, uyku bozuklukları ve açlık krizleri gibi sonuçlar doğurur. Kısacası, egzersizin dengelisi vücudun tüm organlarına yarar sağlarken fazlası da aynı şekilde azar verir.