Kızartan bile var! Ülkelere göre "pilav pişirmek" bakın ne kadar değişkenlik gösteriyor!
Her ülkenin mutfağında "pilav" başka bir tat, başka bir hikâye anlatır. Türkiye'de tereyağı kokusuyla kabaran pirinçler, Japonya'da sadeliğin ve hassasiyetin sembolü olur. Kimisi pilavı haşlayarak yapar, kimisi kızartarak! Dünyanın dört bir yanındaki pilav kültürleri, yemekle birlikte gelen geleneği, sabrı ve hatta kimliği gözler önüne seriyor...
ABONE OLTek bir pirinç tanesi, farklı ülkelerde bambaşka tariflere dönüşüyor. Asya’da bambu kaplarda buharda pişerken, Orta Doğu’da baharatlarla harmanlanıp etle buluşuyor. Her ülkenin “pilav” anlayışı değişse de ortak bir şey var: Her biri sofraya kendi ruhunu koyuyor...
Türk mutfağında pilav, adeta sabırla yapılan bir sanat eseridir. Pirinçler nişastasından arındırılacak şekilde yıkanır, tereyağıyla kavrulur, suyu ölçülü şekilde eklenir. Her evin “en iyi pilav tarifi” farklı olsa da amaç aynıdır: tane tane dökülen, hafif parlayan bir pilav yapmak. Yanında nohut, üstünde kavurma ya da sade haliyle sofranın başrolündedir.
Japonlar için pilav (gohan), sadece bir yemek değil, günlük hayatın temel taşıdır. Genellikle kısa taneli pirinç kullanılır ve haşlanarak değil, buharda pişirilir. Yapışkan dokusu sayesinde çubukla yenmeye uygundur. Japon sofralarında pilav, sade haliyle bile derin bir saygıyla sunulur; üzerine sadece susam, yosun veya yumurta eklenir.
Hindistan’da pilav, rengarenk bir aromalar şölenidir. Özellikle “biryani” adıyla bilinen pilav, safran, kimyon, tarçın, karanfil ve kişniş gibi baharatlarla hazırlanır. Tavuk, kuzu ya da sebzelerle birlikte pişirilir ve her ısırıkta farklı bir tat bırakır. Hindistan’da pilav pişirmek, sadece doyurmak değil; misafire kültürünü sunmaktır.