Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Filmekimi, sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor

        İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Paribu sponsorluğunda düzenlenen Filmekimi, sonbaharda sinemaseverleri yeniden bir araya getirmeye hazırlanıyor. Her yıl olduğu gibi ödüllü ve merakla beklenen yapımların yanı sıra güçlü hikâyeleri ve çarpıcı görselliğiyle dikkat çeken filmler de programda yer alıyor.

        Filmekimi, bu yıl 9–18 Ekim’de İstanbul’da, 15–18 Ekim’de Ankara’da, 22–25 Ekim’de İzmir ve Mersin’de gerçekleştirilecek.

        Programda bu yıl da Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerlerini yapan, ödüller kazanan ve festivalin farklı bölümlerinde dikkat çeken birçok yapım yer alıyor. Programın öne çıkan filmlerinden biri de Cannes’ın en iyi filmine verilen Altın Palmiye’yi kazanan Cristian Mungiu imzalı Fjord.

        REKLAM

        ALTIN PALMİYELİ FJORD FİLMEKİMİ’NDE

        Romanya sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Cristian Mungiu 2007’de 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün ile kazandığı ilk Altın Palmiye’den 19 yıl sonra, yeni filmi Fjord ile ikinci kez Cannes Film Festivali’nin büyük ödülüne değer görüldü.

        #resim#1393088#

        Başrollerini The Apprentice / Trump’ın Hikâyesi’nden hatırladığımız Sebastian Stan ile The Worst Person in the World / Dünyanın En Kötü İnsanı ve Sentimental Value / Manevi Değer filmlerinde izlediğimiz Renate Reinsve’nin paylaştığı Fjord, Romanya’dan Norveç’e, fiyortlarda ücra bir köye yerleşen bir çiftin hikâyesini izliyor.Ergenlik çağındaki kızlarının vücudunda morluklar fark edilmesiyle çiftin inançları, değer yargıları ve ebeveynlik tarzları hem köy halkının hem de polisin merceği altına giriyor. Bir aile dramı olduğu kadar sürükleyici bir mahkeme filmi de olan Fjord; kültür çatışması, ebeveynlik, önyargı ve kutuplaşmış toplumları odağına alıyor.

        REKLAM

        CANNES’DAN FİLMEKİMİ’NE

        Mayıs ayında düzenlenen 79. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerlerini yapan, farklı bölümlerde gösterilen ve ödüller kazanan filmlerden oluşan güçlü bir seçki bu yıl Filmekimi programında yer alıyor. Cannes’ın ana yarışmasından Belirli Bir Bakış’a, Cannes Prömiyer’den Yönetmenlerin On Beş Günü’ne uzanan farklı bölümlerde gösterilen filmler Filmekimi’nde izleyiciyle buluşacak.

        Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan Zachary Wigon imzalı Victorian Psycho, gotik atmosferi ve sıradışı kurgusuyla Jane Eyre ile American Psycho’nun bir bileşimi olarak tarif ediliyor. Filmin başrolünde Longlegs ve The Hand that Rocks the Cradle filmlerinden hatırlanan Maika Monroe, çığırından çıkmış bir mürebbiyeyi canlandırıyor.

        REKLAM

        Filmekimi’nin vazgeçilmez yönetmenlerinden Pedro Almodóvar, Cannes’da Altın Palmiye için yarışan Buruk Noel / Bitter Christmas ile bu yıl da programda. Birbirinin yansıması gibi duran ve giderek iç içe geçen iki hikâyeyi anlatan melodramı için Almodóvar, kendisine karşı hiç olmadığı kadar acımasız davrandığını söylüyor.

        Direniş / Moulin ile László Nemes, bu kez İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız direnişinin simge isimlerinden Jean Moulin’in son günlerine odaklanıyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmde Moulin’i Gilles Lellouche, Gestapo subayı Klaus Barbie’yi ise Lars Eidinger canlandırıyor.

        REKLAM

        Rodrigo Sorogoyen, En Sevdiğim / The Beloved ile Cannes’daki dünya prömiyerinin ardından Filmekimi’ne geliyor. Javier Bardem ile Victoria Luengo’nun başrollerini paylaştığı film; bir yönetmenle kadın oyuncunun, bir kızla babasının ve sinema yapmanın iç içe geçtiği sarsıcı bir aile dramı.

        Fransız sinemasının iki güçlü oyuncusu Léa Drucker ile Mélanie Thierry, Charline Bourgeois-Tacquet imzalı Bir Kadının Hayatı / La vie d’une femme / A Woman’s Life’ta buluşuyor. Cannes ana yarışmasında dünya prömiyerini yapan film, kendisini bütünüyle mesleğine adamış ancak kendi iç dünyasını ihmal etmiş bir cerrahın hikâyesini izliyor.

        REKLAM

        Lukas Dhont, Girl / Kız ve Close / Yakın’ın ardından Coward ile Cannes’a geri döndü. Birinci Dünya Savaşı’nın boğucu günlerinde cepheye yeni sevk edilen genç bir erin, arkadaşıyla birlikte silah arkadaşlarının morallerini yükseltmek için gösteriler sahneleme çabalarını anlatan film, başrollerindeki Emmanuel Macchia ile Valentin Campagne’a Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getirdi.

        The Wailing / Kara Büyü’den on yıl sonra yeni filmiyle sinemaya dönen Na Hong-jin, Cannes’da Altın Palmiye için yarışan Hope ile Filmekimi’nde. Bilimkurgu, aksiyon ve gerilimi bir araya getiren film, tüm dünyayı tehdit eden bir canavarın yarattığı felaketin izini sürüyor.

        REKLAM

        Paweł Pawlikowski, Ata Yurdu / Fatherland ile savaş sonrası Avrupa’nın ahlaki belirsizliklerine dönüyor. Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü paylaşan film, Nobel ödüllü yazar Thomas Mann’ın 1949’da kızıyla birlikte yıllar sonra Almanya’ya dönüşünü ve Frankfurt’tan Weimar’a uzanan yolculuğunu izliyor.

        Cannes’ın Belirli Bir Bakış Özel Jüri Ödülü’nü kazanan Demir Çocuk / Iron Boy, yönetmen Louis Clichy’nin kendi çocukluğundan esinleniyor. Doktor tavsiyesiyle demir bir korse takmak zorunda kalan küçük Christophe’un hikâyesi, geleneksel yöntemlerle kâğıt üzerine çizilip suluboyayla renklendirilen özgün görsel dünyasıyla dikkat çeken bir canlandırma filmi.

        REKLAM

        2018’de İstanbul Film Festivali’nde Western ile Altın Lale kazanan Valeska Grisebach, Düşlenen Macera / The Dreamed Adventure ile yeniden Filmekimi’nde. Türkiye sınırına yakın bir Bulgaristan kasabasında geçen ve Cannes’da Jüri Ödülü’nü kazanan film, 1990’ların çalkantılı atmosferini epik bir suç hikâyesi üzerinden anlatıyor..

        Sandra Wollner imzalı Her Defa / Everytime, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünün En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Anıların ve kaybın getirdiği hüznün silikleşmesini tekinsiz ve şiirsel bir görsel dünya içinde ele alan filmin görüntü yönetmenliğini Aftersun’dan da tanıdığımız Gregory Oke üstleniyor.

        REKLAM

        Korsaj’da katı kurallar arasına sıkışmış bir kadını konu alan yönetmen Marie Kreutzer, Cannes’da ana yarışmada yer alan Nazik Canavar / Gentle Monster’da bu kez bir annenin hikâyesine odaklanıyor. Hem 16mm hem de 35mm filme çekilen Nazik Canavar’ın başrolündeki Léa Seydoux’nun olağanüstü performansı da Cannes’da büyük övgü topladı.

        İlk kez Cannes Prömiyer bölümünde gösterilen The End of It, yaşlanmanın tedavi edilebildiği ve ölümün isteğe bağlı hale geldiği yakın bir gelecekte geçiyor. Rebecca Hall, Noomi Rapace ve Gael García Bernal’i bir araya getiren Maria Martínez Bayona imzalı film; bilimkurgu, aile dramı ve kara komedi arasında geziniyor.

        REKLAM

        James Gray, dört yıllık aranın ardından Kâğıttan Kaplan / Paper Tiger ile Filmekimi’nde. 1986 New York’unda geçen film, Rus mafyası için çalışarak kolay para kazanabileceklerini düşünen iki kardeşin kusursuz görünen planlarının ailelerini de içine çeken bir kâbusa dönüşmesini anlatıyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin oyuncu kadrosunda Adam Driver, Scarlett Johansson ve Miles Teller yer alıyor.

        Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü başta olmak üzere birçok ödül kazanan Emmanuel Marre imzalı Notre Salut / A Man of His Time, İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’daki faşist Vichy rejimine kendi iradesiyle hizmet eden Henri Marre’ın yaşam öyküsünü anlatıyor. Yönetmen, kendi büyük büyükbabasının hikâyesinden ve geride bıraktığı mektuplardan yola çıkıyor.

        REKLAM

        Ryûsuke Hamaguchi, Birdenbire / Soudain / All of a Sudden ile iki kadının yakınlığını ölüm ve yaşam arasındaki yolculukla iç içe geçiriyor. Film, başrollerindeki Virginie Efira ile Tao Okamoto’ya Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirdi.

        Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen Rudi Rosenberg imzalı Quelques mots d’amour / Words of Love, aile ilişkilerinin hassas ve kırılgan yapısını mizahla trajediyi yan yana getirerek ele alıyor. Filmde fedakâr anne Erika’yı Hafsia Herzi canlandırıyor.

        REKLAM

        Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde prömiyerini yapan Atonement, Irak işgali sırasında ABD’li bir askerin anlık kararla Iraklı bir ailenin hayatında yarattığı felaketi ve yıllar sonra aileyle yeniden temas kurma çabasını anlatıyor. Boyd Holbrook, Kenneth Branagh ve Hiam Abbass’ın rol aldığı Reed Van Dyk imzalı film gerçek olaylardan esinleniyor.

        Kadın Davası / L'affaire Marie-Claire / Women on Trial ise 1972’de Fransa’yı sarsan ve kürtaj hakkı mücadelesinde dönüm noktalarından birine dönüşen gerçek bir davayı beyazperdeye taşıyor. Cannes’da Özel Gösterimler kapsamında dünya prömiyerini yapan filmde, kadınları savunan aktivist avukat Gisèle Halimi’yi Charlotte Gainsbourg canlandırıyor.

        REKLAM

        Filmekimi programında yer alan Cannes seçkisinin yanı sıra programdaki diğer filmlere ve gösterim bilgilerine filmekimi.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

        FİLMEKİMİ BU YIL DÖRT ŞEHİRDE

        Filmekimi bu yıl İstanbul, Ankara, İzmir ve Mersin olmak üzere dört şehirde sinemaseverlerle buluşacak.

        İstanbul: 9–18 Ekim

        Ankara: 15–18 Ekim

        İzmir: 22–25 Ekim

        Mersin: 22–25 Ekim

        Filmekimi gösterimleri İstanbul'da Kadıköy Sineması, Atlas 1948, City's CineWAM Nişantaşı ve Paribu Art salonlarında yapılacak. Etkinlik Ankara'da Kızılay Büyülü Fener, İzmir'de Paribu Cineverse MaviBahçe, Mersin'de ise Paribu Cineverse Forum Mersin sinemalarında gerçekleşecek.

        REKLAM

        Filmekimi biletleri, İKSV Lale Kart üyeleri için öncelikli satış döneminin ardından 2 Ekim'de Passo üzerinden genel satışa sunulacak. Öğrenciler biletlerini, Eczacıbaşı Genç Bilet uygulaması kapsamında 50 lira bedelle temin edebilecek.

        Film ve seans takvimine ilişkin detaylı bilgilere filmekimi.iksv.org adresinden ulaşılabiliyor.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ