Kanadalı şarkıcı, şarkı yazarı, prodüktör Mac DeMarco, indie rock, lo-fi, saykedelik pop ve soft rock’tan unsurlar barındırsa da müzik sahnesindeki meslektaşlarından keskin çizgilerle ayrılan müziğini “jizz jazz’’ olarak tanımlıyor. 2012’de Rock and Roll Night Club’la başlayan albüm süreci, aynı yıl yayımlanan 2’yle devam etti. Sevilen Mac DeMarco çizgisi, 2014’te Salad Days’le daha da olgunlaştı, 2015’te yayımlanan mini albüm Another One’ın ardından 2017 çıkışlı This Old Dog’la yılın albümü listelerinde zirveden inmedi. Bu yıl yayımlanan son albümü Here Comes the Cowboy ise, çabasız gözüken ama derinliği her adımında daha da artan müzikalitesinin ulaştığı şimdilik son nokta.

Sanatçı, Shuggie Otis, Black Sabbath, Pete Seeger, Jonathan Richman, Genesis, Sting ve Weezer'ı favori isimleri arasında gösteriyor. İlham aldığı isimler sorulduğunda John Maus, Ariel Pink, Isao Tomita ve R. Stevie Moore cevabını veriyor. Sanatçının ‘Chamber of Reflection’, ‘My Kind of Woman’, ‘Cooking Up Something Good’, ‘Freaking Out the Neighborhood’, ‘Nobody’, ‘Salad Days’ ve ‘Ode to Viceroy’ gibi bundan yıllar sonra bile aynı keyif ve duygularla dinlenebilecek şarkıları şimdiden indie rock klasikleri arasına girdi.

Marc Demarco, 30 Kasım'da İstanbul'da sevenleriyle buluşacak.