"Estetik uğruna kanunu çiğnedi"
HT Masa ekibi bu hafta da magazin gündeminin nabzını tutuyor...
HT MASA ekibi bu hafta, geçtiğimiz aylarda modelliği bıraktığını açıklayan Gisele Bündchen’in göğüs estetiği yaptırmaya burka ile gitmesini, Tuğba Altıntop ile Rafet El Roman’ın yıllardır bitmek bilmeyen kavgasını, Harbiye Açıkhava konserlerini, Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt’un DJ’liğe soyunmasını ve Tuba Ünsal ile Tuğçe Kazaz’ın sosyal medyadaki atışmasını masaya yatırdı...
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde sürekli konserler var. Eskiden konser olduğu zaman ciddi ses getirirdi, memlekette konser rüzgârı eserdi. Şimdi esamisi okunmuyor.
ESİN ÖVET: Sanatçılarımız ezbere çıkıyorlar, şarkılarını söylüyorlar ve iniyorlar. Ben artık sadece Tarkan konseri bekliyorum. Onun dışında başka hiçbir konser bana heyecan vermiyor. OBEN BUDAK: Artık ses getiren bir şey kalmadı ki, internete hemen videolar yükleniyor ve herkes her şeyi öğreniyor. Harbiye Açıkhava daha çok performans alanı, şov alanı sınırlı. Sesi olan çıkıyor, babalar gibi şarkılarını söylüyor. Ayrıca daha önemli konserler verilmedi. Evlilikten sonra ilk konserini verecek olan Sertab Erener muhakkak konuşulacaktır. REŞAT BALCIOĞLU: Gün geçmiyor ki bir şehit haberi gelmesin... Gencecik askerlerimiz, polislerimiz ölüyor. Hayat devam ediyor ama böyle bir ortam olunca konserler de medyada pek yer bulmuyor. Bulmaması normaldir. Bir taraftan şehit cenazesi kaldırırken diğer taraftan eller havaya demek doğru değil. İnsanların bu durumda eğlenmesi beklenemez. Harbiye’de hiç kimseyi merakla beklemiyorum. TAYFUN TOPAL: Reşat’ın da değindiği gibi ülkedeki tatsız olaylar önce eğlence ve yeme-içme sektörünü vuruyor. Eskiden Harbiye konserleri gazeteleri dolu dolu süslerdi ama şu dönem kimin ne zaman sahne alacağı bile bilinmiyor. Harbiye konserleri için tek söyleyeceğim “Tarkan klasiği” olduğudur. BÜLENT İPEK: Görkemli Harbiye Açıkhava konserlerinin mucidi bana göre Most Production. Sahne, ışık, ses ve seyirci konforuyla yıllar önce Rumeli konserleriyle çığır açmışlardı. Diğer organizatörler bu yoldan gittiler ancak üzerine bir yenilik koydular mı, bana göre BKM’nin dışında koymadılar. Ne prodüksiyon masrafı, ne ilan masrafı yapıyorlar. Sanatçının kişisel çabasıyla duyurduğu konsere hayranları geliyor ancak. Zaten sadece performansı iyi solistler konser verebiliyor. Neredeyse dinleti havasında geçiyor. Şova dayalı konserler yok. Çünkü şov yok. Bu yüzden pop şarkıcıları konsere çıkamıyorlar. KADİR KAYMAKÇI: Madonna’nın, U2’nun, Roger Waters’ın hem kulağa hem göze hitap eden konserlerini izledikten sonra bizimkilerin Açkıhava’daki konserleri keçiboynuzu gibi doğrusu! Kulağında geveleyip duruyorsun ama hiçbir tadı yok.
‘Gisele estetik uğruna Fransız kanunlarını çiğnedi’
Gisele Bündchen’in Paris’te göğüs estetiği yaptırmaya tanınmamak için kara çarşaf giyip gittiği ortaya çıktı. Estetik uğruna her şey mubah mı size göre?
E.Ö.: Bence artık estetik yaptırmayan yok. Gisele’in saklanma yöntemi çok iyiymiş. Bizim ünlülerimiz de bu tarz yöntemleri çok uyguluyor aslında. Onlar yakalanmıyorlar. O.B.: Estetiğin sonradan hiç fark edilmiyormuş gibi saklanması tuhaf geliyor bana. Belki de Gisele estetik yapmayı kendince hüzünlü bulduğu için saklanmak istemiştir. Estetik artık saç boyamak kadar kolay ve tercih meselesi, utanmaya sıkılmaya gerek yok. R.B.: Bündchen gibi birisi neden böyle bir yöntemi tercih etmiş merak konusu ve şaşırtıcı. Ülkemize oranla bu tarz estetiklerin Avrupa’da daha hoşgörüyle karşılandığı aşikâr. Asıl mesele operasyondan sonra nasıl bir görüntü vereceğidir. T.T.: Çok hassas bir operasyon geçirmiş ama kendisine böyle giyinmesi konusunda akıl veren birinin olduğunu düşünüyorum. Dünyaca ünlü bir model söz konusu olunca olay günlerce konuşulabiliyor. B.İ.: Mubah mı değil mi onu din âlimlerine sormak lazım ama bence estetiğe en son ihtiyacı olan kişilerden biri. Üstelik geçen yıl podyum modelliğini bıraktığını açıkladı. Kara çarşaf giymesi, peçe takması büyük tepki gördü. Hem İslamcılardan hem de Fransızlardan. Çünkü yüzü kapatan peçe takmak Fransa’da güvenlik gerekçesiyle yasaklanmıştı. Gisele’in de yüzü kapalı. Estetik uğruna Fransız kanunlarını çiğnedi.
‘Tuğçe Kazaz her şeye yetişmeye çalışıyor’
Tuba Ünsal ve Tuğçe Kazaz’ın tartışması hakkında ne düşünüyorsunuz?
E.Ö.: Konuşmaya bile gerek yok. Her şey ortada zaten. Halkımız da her şeyi çok iyi görüyor. Bu yorumu onlara bırakıyorum. O.B.: Tuba Ünsal hepimizin içinden geçenleri bir twit’le özetledi. Tuğçe Kazaz, Twitter’ın en eğlenceli parodi hesaplarından biri bence, beni çok eğlendiriyor yazdıklarıyla. Kandırabildiğini kandırıyor, onu tanıyıp bilenlerin de diline düşüyor normal olarak. R.B.: Tuğçe Kazaz artık ülkemizin liberal ismi olarak karşımızda duruyor. Anadolu Ajansı bile terör gibi konularda kendisinden görüş alıyorsa gerisini düşünün artık!.. T.T.: Yaşanan bu tartışmada ben Tuba Ünsal’a katılıyorum. Tuğçe Kazaz maşallah altyapısına bakmadan her şeye yetişmeye ve herkese yaranmaya çalışıyor. K.K.: Fantastik bir tartışma bu! Seyahetleriyle ünlü Güliver bugünlerde bizim ülkemize gelse kafayı yerdi bence! Ne devler ülkesi ne cüceler ülkesi onu bizim Tuğçe Kazaz’lı ülkemiz kadar şaşırtamazdı herhalde...
‘Özçivit aşkı, Galatasaray aşkından daha ağır basmış’
Fahriye Evcen aşkı için takım değiştirdi, Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye döndü. Takım değiştirmek bu kadar kolay mı? Aşk için her şey kabul olur mu?
E.Ö.: Genellikle kadınlar yapar bunu ve benim de en nefret ettiğim bir durum. Tamam, aşk için her şey mubah da şimdi bu ikili ayrılsa Fahriye’nin yeni sevgilisi başka takım tutsa yine mi değiştirecek? İyi düşünmek gerek bazı şeyleri yapmadan önce. Ne bileyim saçma geliyor bana bu tarz şeyler. O.B.: Ben fanatik bir taraftar olmadığım için bu değişimi çok ciddiye almıyorum. Aşkı için değiştirdi haberini de ciddiye almıyorum aslında. Kadınların fedakârlık oyunlarından biri olabilir mi bu? “Erkeğim mutlu olsun da ne olursa olsun” tavrı. R.B.: Aşk nelere kadir... Fahriye’nin Burak Özçivit aşkı, Galatasaray aşkından daha ağır basmış. Her erkeğe böyle bir sevgili nasip olur inşallah. T.T.: Aşk insana her şeyi yaptırır. Zamanında Fahriye gibi birçok ünlü isim de erkeği uğruna sırtına formayı geçirmiştir. Burada Fahriye’nin ikinci takımı Fenerbahçe olmuştur. Birinci takımının halen Galatasaray olduğunu düşünüyorum. Sosyal medyada Fahriye’ye Fenerbahçe forması giydiği için tepki gösterenlere de anlam veremiyorum. B.İ.: Çevremde yaptığım bir küçük araştırmada aşkı için takım değiştirenlerin en çok Fenerbahçe’ye geçtiğini görüyorum. Fenerbahçe aşka değer. Fenerbahçe bir aşktır zaten, bütün âşıkları Fenerbahçe’ye davet ediyorum.
‘Rafet ve Tuba iki yabancı gibi olmayı öğrenmeli'
Tuba Altıntop ve Rafet El Roman’ın bitmeyen kavgasına ne diyorsunuz. E.Ö.: Ben gerçekten böyle erkeklerden artık acayip soğuyorum. Bu ülkede erkeklerin halleri içler acısı. Ne çocuğuna, ne karısına, ne ailesine sahip çıkıyor. Rafet El Roman’ın durumu da yıllardır bu. Kızlarına sahip çıktı ama kızlarını kaçırdı biliyorsunuz. Bu da yıllardır süren eziyeti. O.B.: Bu konu gelmiş geçmiş en sıkıcı magazin konuları listesinde ilk üçe girer. Rafet’in koca bir kariyerini bu ayrılık hikâyesi ile gömmesi çok tuhaf. R.B.: Birbirleriyle didişerek toplumdaki anne babalara da kötü örnek oluyorlar. Bunun dışında itici görünmeleri de cabası. Kızlarına da yazık günah. T.T.: Çocukları neredeyse evlilik çağına geliyor. İki yabancı gibi olmayı öğrenmeliler. B.İ.: Rafet’le Tuğba’nın kavgası bence bitmez. Bu kavganın kazananı bence Rafet. Çünkü iki kızını da anneye vermedi. Altıntop, hâlâ çocuklarını görmek için kavga veriyorsa artık geç. Neredeyse ikisi de reşit oluyor. K.K.: Oben’e katılıyorum. Rafet El Roman’ın şarkılarıyla değil de durup durup artık kabak tadı veren bu kavgayla gündeme gelmesi kelimenin tam anlamıyla yazık!
‘Bunun adı eş dost gelsin ortamı doldursun DJ’liği’
Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt, Bodrum’daki bir beach’te DJ’lik yapacak. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? E.Ö.: Hayırlı olsun, ne diyelim. Okan Kurt eğlencesine DJ’lik yapacak diye biliyorum ama tabii bunu iş olarak ciddiye alıp konser konser dolaşacaksa sorun var. Evde bir şöhret yeterli. O.B.: Mekânlar ünlü simalara bu tip geceler düzenliyor ki eş dost gelsin, ortamı doldursun. Bence daha estetik bir afiş iyi olabilirdi. R.B.: Bir insan gazeteciyse gazetecidir, TIR’cıysa TIR’cıdır. Herkes her şeyi yapamaz. Burada Okan Kurt popçu karısının önüne geçiyor, bir anlamda ondan nemalanıyor. Bu işi hobi olarak yapabilir ama PR’ını yapması abesle iştigal. T.T.: Okan bu tarz ortamlara uygun biri. Hem o kadar büyütülüyor ki bu adam ameliyat yapmayacak alt tarafı DJ’lik yapacak. Denese ne kaybeder ki? B.İ.: Dünyada herhangi bir ehliyet, tecrübe aranmayan tek iş DJ’lik galiba. Kulaklığı kapanın DJ’im diye çıktığı bir dönem yaşıyoruz.
MASA’nın üstündekiler
■ Kariyerindeki filmler nedeniyle oluşan ‘ağlatan yönetmen’ imajından kurtulmak için komedi filmi çekerek insanları güldürmeyi hedefleyen yönetmen Çağan Irmak.
■ Yargılandığı uyuşturucu davasıyla ilgili “Ailemi ve sevenlerimi çok üzdüm, bunun bilincindeyim ama kendimi affettireceğim” diye samimi açıklama yapan Sarp Apak.
MASA’nın altındakiler
■ Ünlü dizi oyuncularına ve şarkıcılara olan sevgilerini kontrol edemeyip aşırıya kaçan, işi tehdit ve hatta sapıklığa kadar vardırarak sanatçıların huzurunu kaçıran ünlü hayranları.
■ Okuma okuma yazma bilmediğini her fırsatta sürekli gündeme getiren, sahnede istek şarkıyı okuyacak kadar bile okuma yazma öğrenmeye çaba harcamayan ünlü şarkıcı Kibariye.