Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Röportajlar ‘Sınırlarda dolaşmak hoşuma gidiyor’
        7

        - Geçen bölümde Davut’un gözünden damlayan bir damla yaş da sözsüz edebiyatıyla seyirciyi derinden etkiledi. Sosyal medyada TT oldun...

        Evet. Bir katili, adam öldüren birini oynasam da genelde tepkiler “Ağlama kıyamam” şeklinde oldu. Davut Melek’e karşı platonik bir durum yaşıyor ve bu durumun karşılığı oluyor insanlarda.

        8

        - Sende var mı bu durumun karşılığı?

        Benim de aynı durumda kaldığım ve gözyaşı döktüğüm oldu tabii.

        9

        - ‘Ormanlardan Hemen Önceki Gece’ adlı tek kişilik oyunun devam edecek mi bu sene?

        Edecek. Uniq İstanbul’la görüşüyoruz, olursa orada oynayacağız. Öte yandan 7-8 oyun aldım, onları okuyorum. Doğru oyunu bulursam bir oyun daha yapmak istiyorum. Ben hâlâ televizyonda kendimden çok hoşlanmıyorum. Benim mesleğim tiyatro. Tabii ki hepsinde oyunculuk yapıyorum ama kendimi daha iyi hissettiğim yer tiyatro.

        10

        Hayatımın amacı tiyatro! İşini yapmak eğer sevdiğin bir işse her zaman yaşama tutunmanın en iyi yolu. ‘Ormanlardan Hemen Önceki Gece’ yalnızlıkla ilgili bir oyun ve kendimi yalnız hissettiğim bir dönemde bu oyun aracılığıyla yalnızlığı anlatarak o yalnızlıktan kurtuldum. Benim için bir tedavi süreci oldu. Çok da güzel tepkiler geldi oyuna. Ülkemizde tiyatro çok zor şartlarda yapılıyor ama iyi anlatılan her hikâye dinleyicisini buluyor.

        11

        - Peki senden geriye nasıl bir hikâye kalsın istiyorsun?

        Bir hikâye bırakıp bırakmamak diye düşünmüyorum ama ülke tiyatrosuna katkı sağlamak isterim. Yaşım büyüdüğünde bu ülkenin tiyatrosuna çok şey katmış, kendisinden sonra gelen insanları etkilemiş, tiyatro filizleri yeşertmiş insanlardan biri olmak istiyorum.

        12

        Genco Erkal, Ferhan Şensoy, Tuncel Kurtiz ve Çetin Tekindor gibi. Onların bıraktığı izler çok önemli. Benim gibi bir sürü insan onları görüp izleyerek öğrendik. Benden etkilenerek bayrağı devralan ve hikâye anlatmaya devam eden bir kişi bile olursa kendi hikâyem için başarılı bir ömür yaşadığımı düşünebilirim.

        13

        Bu akşam yeni bölümüyle SHOW TV ekranında olacak ‘İçerde’ dizisinde Davut adında bir katili canlandıran Rıza Kocaoğlu, “Sınırlarda dolaşmak hoşuma gidiyor. Davut’un tutkulu bir durumu var ve ben tutkulu karakterleri oynamayı seviyorum” diyor

        14

        ‘İçerde’de mavi gözlerinin cam gibi parlamasıyla da çok konuşulan Rıza Kocaoğlu, “Bunun için özel bir şey yapmıyoruz. Renkli gözlü olmak iyi mi kötü mü bilmiyorum. Yaşım küçükken mavi gözlü olduğum için birinin oğlunu oynayamadığım oldu, “Renkli gözlü iyi adam olur” gibi cümleler duydum. Bir aşamaya kadar mavi gözlü olmak benim için dezavantajdı. Kabul edilen bir oyuncu olduktan sonra buna takılmamaya başladılar” diyor.

        15

        - Sen Davut gibi sonsuz adanmışlıkla aşk arasında kalsan hangisini seçerdin?

        Yaşla ilgili bu biraz. Daha küçük yaşlarda hep aşkı tercih edecekmişsin gibi oluyor, sonra dengeyi buluyorsun. Bence dengeli bir adanmışlık, dengeli bir tutku, dengeli bir aşk.

        16

        Davut ortada gidiyor, hikâyenin sürpriz kısmı da o olacak. Neler yaşayacak bilmiyorum ama zor bir seçim olacağı kesin. Celal Baba’ya duyguları çok büyük, Melek’e de hastalıklı bir aşk besliyor. Öyle ki kız yokken evine gidiyor, kokusunu alıyor, o varmışçasına kahve içiyor. İkisine de duyguları aşırı ve bu aşırılıklar büyük sonuçlara gebe gibi düşünüyorum. Bende bu aşırılıklar yok. Sakin, normal, dengeli bir adamım.

        17

        - Davut’tan söz ederken “Hastalıklı aşk” dedin ya, hastalıklı kelimesinden hareketle soruyorum. Günümüzde hastalıklı zihniyetler yüzünden biz kadınlar her gün başka bir dehşet ya da şiddet tablosuyla karşı karşıyayız. Nasıl son bulacak bu?

        18

        Hayatı doğuran ve devam ettiren şey kadınlar. O yüzden herkes akıllı olsun! Kadınlar olmadan ne hayat olur, ne de devam edebiliriz. Çok hızlı normalleşmeye ihtiyacımız var. Birlikte yaşayabileceğimizi görmek için felaketleri beklememiz gerekmiyor. Hepimiz bizim gibi düşünmeyene de merhametli, vicdanlı ve saygılı yaklaşmalıyız. Bunu sağladığımızda ülkemiz daha yaşanılır bir yer olacak.

        19

        - Psikopat rollerindeki başarından dolayı “Bu adam gerçekten psikopat mı?” diyenler de var. Ben biliyorum ki çok duygusalsın. İçerdeki Rıza’yı anlatsana...

        20

        İnsanın kendiyle ilgili böyle şeyler söylemesi kolay değil. Duygusalım evet. Ne istiyorsun sen yıllardır benim içimden ya?

        21

        - Yüzün kızardı...

        Benim bütün duygum yüzümdedir. Kolay ağlarım. Genelde utangaç ve içe dönük biriyim. Korumaya çalıştığım şeyse merhametim ve vicdanım. Hiçbir ideolojiyi, siyaseti bunun önüne koymadan vicdanlı davranmaya çalışıyorum.

        ECE SARUHAN / HT MAGAZİN

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ