Dinç Bilgin, İzmir yerel medyasından Gönül Soyoğlu’na; “Sabah ve ATV’yi benden kanırta kanırta, bağırta bağırta aldılar.” demiş. Bu sözlerin ne anlama geldiği gayet açık: “İstemeden verdim. İlk fırsatta, kendi taktiğimle gereğini yaparım.”
Bu sebepledir ki, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk’ün geçen hafta bitirebileceklerini ilan ettiği Dinç Bilgin’le ilişki kesme, borçlarını kapama işi bu haftaya sarktı. Dinç Bilgin’e mağdur muamelesi yaptırmak isteyenlerin yoğun lobisine rağmen net bir şey ortaya çıkmadı.
Bilgin Grubu ile şahsi menfaati olan aynı zamanda da TMSF borçlusu bazı kişi ve guruplar, mağdur küçük yatırımcıların haklarını bir kenara iterek, kendi menfaatlerine uygun bir tablonun ortaya çıkması için gayret gösteriyorlar. Bunu yaparken de Bilgin’le ortak hareket ediyorlar.
Yaklaşık 8 yıldır gündemden düşmeyen ve bir vesileyle Sabah ve ATV’yi tekrar kontrolüne almaya başaran Dinç Bilgin’in son satış sonrası için nasıl bir senaryo hazırladığını açıkçası merak ediyorum. Ceketini alıp giden ve her fırsatta gömleğiyle geri dönmeyi başaran Bilgin’in acaba Çalık Grubu’na geçen Sabah ve ATV’ye yönelik de projeleri var mı? İlerleyen günlerde TMSF’ye şapka çıkartacak, önüne faturalar koyacak çalışmaları olacaktır. "Nereden çıkarıyorsun?" demeyin. 2000’den bu yana Sabah ve ATV’nin başına gelenler bir göz atın.
Dinç Bilgin, Cavit Çağlar ile birlikte Etibank'ı 1997 yılı sonunda 155.5 milyon dolara aldı. Banka kısa sürede tümüyle Bilgin'e geçti. Banka kaynakları Bilgin şirketleri için çok yoğun kullanınca, Etibank'a el konuldu. Sonra bu gurubun yaşadığı sıkıntınlar sebebiyle Türkiye’nin bilinen en tanıdık isimleri Dinç Bilgin ile anlaşıp patronaj koltuğuna oturdu. Ama hep gülen taraf Dinç Bilgin oldu. Bu tablo hiç değişmedi. TMSF’nin yapacağı son anlaşmayla da değişmeyecek. Gülen yine Dinç Bilgin olacak. Hatta bu da son gülüşü olmayacak.
Bu satırları yazıp, saatlerce gelecek bir haberi bekledim. Ama gelmedi. TMSF ve Dinç Bilgin cephesinden gelecek haber bir sonraki yazıya kaldı.
Enerji hikayeleri;
“Rüzgârı akşam yakala çok iyi para var”
Turkcell’in fikir babası Murat Vargı ve Eski Genel Müdürü Muzaffer Akpınar, Dost Enerji markasıyla enerji pazarına adım attılar. Dost Enerji’nin ilk ve en büyük yatırımı Bergama Yuntdağı’ndaki santral.
Açılışı, hafta sonu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş’ın katılımıyla yapılan Dost Enerji yetkilileri yeni yatırımlarından çok memnunlar. Ancak, hatırlatmak da yarar var; “Bu iş, GSM operatörlüğüne pek benzemez.”
Nedenleri veya neden benzemediği çok açık. Zaten Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Akpınar da, hiçbir rüzgar santrali tam kapasiteyle çalışamıyor. Yuntdağı’ndaki santralin kapasitesi yüzde 40’ın üzerindeymiş. İspanya’daki santrallerin ortalamasının yüzde 29 olduğu dikkate alınırsa iyi bir seviye. Fakat, ülkeme özgü başka ayrıntılar daha var.
Çok değil, 5 yıl öncesine kadar rüzgar devletin malı olduğu ve buna yönelik mevzuat olmadığı için bu tarz yatırımlar yapılamıyordu. Fakat, şimdi yapılıyor da ne oluyor? Dedirtecek uygulamalar söz konusu.
Söz Akpınar’ın; “Örneğin bir santral için en değerli rüzgar akşam 17.00 ile 22.00 saatleri arasında esen rüzgar. Çünkü elektrik ihtiyacının arttığı bu santralin tek müşterisi olan Elektrik Üretimi A.Ş (EÜAŞ).” Yani elektriği pahalı satın alan devlet. Rüzgâr esmez ise zaten yapacak bir şey yok. Estiği taktirde de enerjiyi pahalı alan devlet hazır. Böyle bir mantık olabilir mi? Yenilebilir enerji kaynakları, enerji arzı güvenliği için birinci derece önem arz eden kaynaklar olmadığına göre neden alım garantili fiyat uygulanmıyor?
Düşünün, bir kilovat elektrik gece 120, gündüz 150 kuruş ediyormuş. Saat 17.00-22.00 arasında fiyat 180 kuruşa fırlıyormuş. Neden?
Enerji ‘DUY’arsızlığı
İlgili yasa rüzgâr santrallerinde üretilen elektriğe 10 yıl boyunca 5.5 Euro sent alım garantisi hakkı tanıyor. 1 Ağustos 2006'da yürürlüğe giren Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ise günlük elektrik pazarını yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. Elektrik borsası olarak adlandırılan DUY sebebiyle Türkiye elektriğe daha fazla para ödeyerek birilerin haksız şekilde zengin ediyor. Şimdi buna rüzgarcılar eklenmiş durumda.
Açıkçası DUY’a daha fazla duyarsız kalınmaması gerekiyor. Ben konunun üzerindeyim. Çünkü, DUY’da oluşan ortalama fiyat 15 ile 17 Ykr'ye yani yaklaşık 7.5-8 Euro'ya çıkıyor. İşini bilen enerjiciler neden daha ucuza satsınlar…
Muzaffer Akpınar da 5.5 Euro sentlik alım garantisi ile yapılan santrallerde geri dönüşün 8-9 sene olduğunun altını çizerek, DUY sistemine satış ile bu sürenin 5 yıla düştüğünü belirtiyor.
Eğer böylesine astronomik rüzgar karları olursa nefesimizi dahi değerlendirebiliriz. Akpınar da, “Burada oluşan fiyatlar sürekli devam edecek diye bir garanti yok. Eğer bu piyasada satamazsak geri dönüp 5.5 Euro'luk alım garantisi ile de işlem yapma şansımız her zaman var."
Peki devlet 5,5 Euro sent alabileceği enerjiye neden 7,5-8 ödüyor. Mantığı nedir? Bu para kimin cebinden çıkıyor, kimlerin zengin ediyor?
Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.
Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.
Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.