Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Medya Çocukluğumuzun Leman’ı geri döndü

        Çocukluğumuzun dediğime bakmayın. Leman yirmi yıldır yayınlanıyor. İlk çıktığında ben 25 yaşındaydım. Eski hesapla genç olmayı uzakta bırakalı çok olmuştu ama yeni alkol yönetmeliği sonrası çocukluk ve gençlik yaşları yeniden tanımlandığı için ben o bölümü “çocukluğum” olarak adlandırmayı uygun gördüm. Önceki gün tesadüfen markette gördüm Leman’ın kapağını. 1000. sayı özel sayı yapılmış. Ve yirmi yıl önce Leman’ımızı elimize aldığımızda okumaktan zevk aldığımız, bizi âlemlerden âlemlere uçuran efsane kadro bir sayılığına geri dönmüş. Erdil Yaşaroğlu, Galip Tekin, Nuri Kurtcebe, Cem Yılmaz, Soner Günday, Vedat Öz, Met Üst, Selçuk Erdem’i yeniden aynı çatı altında görmek harika bir duygu oldu benim için. 5-6 yaşlarındayken Zeynep Teyzemin bana Gırgır ve Fırt’taki karikatürleri anlatarak başladığım mizah dergisi okuyuculuğumun en güzel günlerine döndüm bu özel sayıyı okurken. Limon Dergisi günlerini, öğrenciliğimi, sürüm sürüm süründüğüm günlerde yüzümü güldüren bu şahane adamları anımsamamı sağlayan 1000. sayıya bayıldım. Yanlış anlaşılma olmasın, bu öyle her tarafından kahkahalar attıran bir dergi değil, Türk mizahının Aral ailesinin arkasından gelen nesline saygı duruşu yapan bir sayı. Kendi adıma en çok güldüğüm ise Erdil Yaşaroğlu’nun çizdiği karikatür oldu. Yaşaroğlu’nun çizdiği karikatürdeki hayvanlara Erdil yukarıdan “Oğlum yapsanıza espriyi! Ne aval aval bakınıyorsunuz?” diye çıkışırken hayvanların ona verdiği cevaba bayıldım. Mehmet Çağçağ’ın izniyle yayınlıyorum köşemde bu şahane karikatürü. Bu karikatür, yıllar sonra en sevdiği adam ve kadınları dergisinde yeniden gören okurun yani benim heyecanımı da yansıttığı için çok heyecanlandırdı beni. Sonra Can Barslan‘ın mükemmel bir 12 Eylül anısı, Çağçağ’ın duygu dolu hikâyesi filan kaçırılmaması gereken şeyler. İlk 70 bin baskısı tükenen derginin 30 binlik ikinci baskısı da yapılmış. Yani eski mutlu günlerimizdeki gibi 100 bin satışı aşan bir dergimiz var bir kereliğine de olsa. Eğer bir yerinden Gırgır-Fırt- Limon- Leman kültürüne bulaştıysanız bir ay boyunca satılacak olan özel sayıyı kaçırmayın derim.

        Galip Tekin’i de pek özlemişim

        Fantastik çizgileri ve tuhaf ötesi acayip hikâyelerini bir zamanlar deli gibi okuduğum Galip Tekin de yine tarzından ödün vermeden nefis bir çalışma yapmış 1000. sayı için. Son zamanlarda başından geçen tatsız olaylarla kendisini gazetelerin üçüncü sayfalarında gördüğüm Galip Tekin’i ait olduğu yerde görmek iyi geldi. Ve onun bir zamanlar seri olarak çizdiği ‘Pı’ya Mektuplar’ı ne çok özlediğimi fark ettim. Keşke Leman, bu tarz sayıları çoğaltsa ve nostaljik versiyonları da çıkarsa. Benim gibi orta yaşlı mizah dergisi okuyucularının böyle bir çalışmaya on binlerce satış yaptıracağını düşünüyorum. (Lütfen, lütfen!)