Murat Şeker...
Yönetmen, senarist ve yapımcı.
Ömer Lütfi Akad, Metin Erksan, Duygu Sağıroğlu, Memduh Ün ve Halit Refiğ'in öğrencisi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema - Televizyon Bölümü'nden mezun olduktan sonra sektöre klip yönetmeni olarak girdi.
2005'te '2 Süper Film Birden' ile geçtiği sinemada, aralarında 5 filmlik 'Çakallarla Dans' serisinin de olduğu 12 film üretti.

Bilenler bilir.
Murat Şeker için Fenerbahçe bir yana, dünya bir yanadır.
Adeta içine çektiği hava da Fenerbahçe'dir içtiği su da...
Buna rağmen, koyu taraftarlığını bir kez bile holiganlığa taşıdığını gören olmamıştır.
Üstelik yıllardır omuz omuza çalıştığı kişiler Galatasaray taraftarıdır.
Tanıştığımız ilk günden bu yana ‘Hayatımın projesi' şeklinde tanımladığı projesinin ne olduğunu biliyorum.
Murat Şeker, uzun yıllardır üzerine çalıştığı o projeye son şeklini vererek çekim aşamasına geldi.
İstanbul'un işgalinde Fenerbahçe'nin Kuvayı Milliye'ye silah temin etmesinin de yer aldığı Milli Mücadele'nin filmi.
Ve elbette o filmde General Harrington Kupası'nda Fenerbahçe'nin İngiltere Milli Takımı ile yaptığı maça da yer verilecek.
‘Ya İstiklal Ya Ölüm'...

Murat Şeker, yöneteceği, TAFF Pictures ile ortak yapımcısı olduğu, senaryosunu ise Ali Tanrıverdi ve Çağdaş Dinç ile birlikte yazdığı 'Ya İstiklal Ya Ölüm'ün çekimlerine İstanbul'un işgalinin 100'üncü yılı olan 2020'nin mayıs ayında başlayacak.
Gösterim tarihi ise Ocak 2021...
Murat Şeker, konuk olduğu Habertürk HT Stüdyo'da ‘Ya İstiklal Ya Ölüm'ü anlattı.

Video Editörü: Emre NAMOĞLU

Yeni filmin 'Ya İstiklal Ya Ölüm'... Hayırlı olsun.
Evet, hayatımın projesine başladım.

Murat Şeker, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevaplandırdı.
Murat Şeker, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevaplandırdı.

Senin Fenerbahçe sevgin nedir böyle? Futbol ve basketbol başta olmak üzere bütün deplasmanlara da gidiyorsun...
Fenerbahçe'ye bağlılığımız aynı zamanda ülkemize olan bağlılığımızın bir simgesidir. Bir şeye tutkuyla bağlı olmak çok önemli. Amaç, bağlılık... Bunlar kişiyi hayatta tutar.

Grafik Tasarım: Alkın YAĞMAHAN

Biraz daha açabilir misin?
Benim bağlılıklarım, tutkularım, amacım ve hedeflerim var. Bizim yetiştiğimiz şartlar itibarıyla bağlılık, tutku, amaç ve hedef sanıyorum günümüzde olduğundan daha anlamlı, daha kıymetliydi. Çünkü yoksunluklar yaşadık, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin etkisinde büyüdük. Margarin kuyrukları, gazyağı kuyrukları... Bu yüzden bizim yaş grubunda yer alanlar arasında stokçuluk refleksi vardır. Bir ürün alırken zihnimizden 'Ne olur ne olmaz, bir tane alsam mı?' düşüncesi mutlaka geçer. Örneğin ben Türk kahvesini çok severim. 'Aman bir sakata gelmeyeyim' diyerek oluşturduğum bir Türk kahvesi stokum vardır. Neyse Fenerbahçe'ye gelelim. Fenerbahçe sevgisini bir miras olarak babamdan aldım. Fenerbahçe'ye neden bu kadar bağlı olunduğunu 'Ya İstiklal Ya Ölüm' filmiyle anlatma şansı doğdu. Yaklaşık 15 yıldır bu proje üzerine çalışıyorum. Son 1,5 yıldır da çekim öncesi son hazırlıkları tamamlama çabasına girdik.

15 yıl boyunca Fenerbahçe'nin Milli Mücadele'deki rolüyle ilgili olarak yoğun bir araştırma yaptığını biliyorum. Az bilinen bir bilgi verebilir misin? 
Fenerbahçe Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran organizasyonlardan biri. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılığı bambaşka, onu savunma biçimi bambaşka ve durduğu yer de bambaşka. Hâlâ da bu böyle. 1912 - 1913 İstanbul Ligi'nin şampiyonu Fenerbahçe oluyor. 2'nci Meşrutiyet'ten sonra İttihat ve Terakki söz sahibi olunca birileri Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalışıyor. Aynı 3 Temmuz Süreci'nde olduğu gibi... Neyse, Fenerbahçe'yi ele geçiremeyenler daha sonra Altınordu'yu kurdu. Şampiyon olmak için de Fenerbahçe'den 5 - 6 futbolcuyu transfer ettiler.

‘Ya İstiklal Ya Ölüm'de hangi aşamaya geldin?
Filmde rol alacak oyuncuları belirleme aşamasındayız. Kafamdaki oyuncularla görüşmelere başlayacağız. Henüz görüşmeden, anlaşmadan isimlerini söylemem onlar adına doğru olmaz.

Video Tasarım: Emre ACAR

Filmin hikâyesinin merkezinde hangi konu olacak?
Bir sürü bilgi, belge, hikâye biriktirdik. Hikâyenin nasıl anlatılacağı çok önemli. Bir hikâye, birçok farklı şekilde anlatılabilir. Biz Kadıköy Grubu üzerinden anlatacağız. İstanbul, iki kez işgal edildi. Birincisi, 13 Kasım 1918'de. İkincisi ise 16 Mart 1920'de... Biz hikâyeyi insanların öldürüldüğü, devlet işlerinin yürütüldüğü makam ve kurumlara el konulduğu ikinci işgal döneminden başlatacağız. Finali de 29 Haziran 1923'teki General Harrington Kupası ile yapacağız. 16 Mart 1920 ile 29 Haziran 1923 arasında İstanbul'da yaşanan olayları ele alacağız. Burada Fenerbahçeli oyuncuların da dahil olduğu Kadıköy Grubu'nu ve onların işgalci İngiliz ordusuna karşı yürüttükleri yeraltı faaliyetlerin hikâyesini anlatacağız.

‘Ya İstiklal Ya Ölüm'de doğal olarak Mustafa Kemal Atatürk de olacak...
Şunu söylemek durumundayım; Atatürk'ün ve milli mücadelenin anlatıldığı filmler, bir inkılap tarihi dersi mevzusuna dönüyordu. Çünkü her şeyi anlatmak istediğinde ister istemez o film, derse dönüyor. Biz mümkün olduğunca konuyu sokağın içinden anlatmaya çalışacağız. Atatürk'ü hangi oyuncunun canlandırması gerektiği konusunda çalışmalarımız sürüyor.

General Charles Harrington
General Charles Harrington

General Harrington Kupası maçının sahnelerini biraz anlatır mısın?
General Harrington Kupası, Fenerbahçe Müzesi'nin en müstesna yerindedir. General Harrington ile Fenerbahçe'nin ilişkisi çok enteresandır. General Harrington, işgal ordusunun komutanı olarak Türkiye'den önce Hindistan'da koloni komutanı olarak görev yaptı. İngilizlerin çok eğitimli ve sporsever işgal komutanıydı. Fenerbahçe ise onun belalısı. İstanbul'da işgal ordusunun birçok futbol takımı vardı. Ara ara Beşiktaş ve Galatasaray ile de maç yaptılar. Fenerbahçe, işgal ordusunun takımlarıyla yaptığı 49 maçın 41'ni kazandı. İşgal ordusunun İstanbul'u terk edecekleri yavaş yavaş belli olmaya başladığı zamanlarda General Harrington, belalısı Fenerbahçe'ye karşı meydan okuyup kendi adını koyduğu maçı tertipledi. Fenerbahçe'ye bir gazete ilanıyla meydan okuyup ‘İstediği takımdan takviye almak suretiyle karşımıza çıkabilir' dedi. O sırada Beşiktaş ve Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye destek talepleri geldi ama Fenerbahçe, yine bir gazete ilanıyla General Harrington'un meydan okumasına ‘Fenerbahçe, maça sadece kendi oyuncularıyla çıkacaktır' şeklinde cevap verdi. Hikâyemizde Fenerbahçe Kadıköy Grubu yer alacak ama finale doğru bizi götüren süreçte General Harrington Kupası'nın maçı olacak. Dolayısıyla bir kurtuluş, bir direniş öyküsü ama bir yandan da futbolun neden asla sadece futbol olmadığını anlatacağız.

Fenerbahçe, 29 Haziran 1923'te Taksim Stadyumu'nda oynanan General Harrington Kupası'nda İngiltere Milli Takımı'nı 2 - 1 yendi. Fenerbahçe, sahaya Mustafa Elkatipzade'nin teknik direktörlüğünde Şekip, Hasan Kamil, Cafer, Kadri, İsmet, Fahir, Sabih, Alaeddin, Zeki Rıza, Ömer, Bedri'den oluşan 11 ile çıktı.
Fenerbahçe, 29 Haziran 1923'te Taksim Stadyumu'nda oynanan General Harrington Kupası'nda İngiltere Milli Takımı'nı 2 - 1 yendi. Fenerbahçe, sahaya Mustafa Elkatipzade'nin teknik direktörlüğünde Şekip, Hasan Kamil, Cafer, Kadri, İsmet, Fahir, Sabih, Alaeddin, Zeki Rıza, Ömer, Bedri'den oluşan 11 ile çıktı.

‘Ya İstiklal Ya Ölüm' için Ali Koç ile görüştün. Fenerbahçe'den nasıl bir destek almayı umuyorsun?
Ben elimden gelen her şeyi yapıyorum zaten. İhtiyaç halinde bana destek versinler yeter. Bir maddi destek beklentim yok. Zaten camianın bir parçasıyım. Dolayısıyla şunu biliyorum; camia zaten arkamızda. Ben camiaya dışarıdan bakan bir adam değilim, camianın içinden çıkan bir adamım. Tribündeki kişiyim. Sinema, tarih, Fenerbahçe... Hepsini bir araya getiriyoruz. Bunu da büyük bir zevk ve gururla yapıyoruz. Dolayısıyla benim Fenerbahçe'den en büyük beklentim, ‘Ya İstiklal Ya Ölüm'ü gönül rahatlığıyla izlemeleri olur.

'Fener Ol' projesi kapsamında Fenerbahçe'ye bayağı yardımda bulunduğunu duydum... Fenerbahçe'ye olan tutkun ve kulübün her branştaki maçını deplasmanlarda da takip ettiğin için evlenemediğini de biliyorum...
Bazıları, ‘Çoluğunun çocuğunun rızkını verdin' dedi. Çoluğum çocuğum olmadığı için rızık problemi yok. Fenerbahçe'ye vakit ayırmaktan evlenememiş olabilirim. Çok vakit ayırdığımı ve bunun normal olmadığını biliyorum ama ben böyle mutlu oluyorum. Fenerbahçe'yi benim ailem gibi düşün. Tabii Fenerbahçeli olmayan birçok arkadaşım da var. Ali Tanrıverdi... Senaryoyu beraber yazdığımız adam. Bir Galatasaraylı. Ali ile yıllardır birlikte çalışıyorum. Daha sözleşme imzalamamış olsak da yıllardır birlikte çalıştığımız Timur Savcı da Galatasaray taraftarı. Ama bu şuna engel değil; biz Kuvayı Milliye ile ilgili film yapıyoruz. Fenerbahçe de buna hizmet ettiği için önemli. Filmi ille de Fenerbahçeliler izleyecek diye bir şey yok. Bu bir sinema filmi.

Türk sinemasında Kurtuluş Savaşı ile ilgili fazla film yoktur...
Katılmadığımız halde 2'nci Dünya Savaşı'nı cephe cephe biliyoruz. Vietnam Savaşı'nı da öyle... Kendi tarihimizin en önemli anlarından biri Kurtuluş Savaşı'dır. Milli Mücadele, içinde yaşadığımız, nefes almamıza sebep olan direniştir. Sakarya'da İstanbul'da, İzmir'de ne oldu? Öğrenmemiz gerek.