Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Mehmet Çalışkan

Seran Bilgi...
Sabah 8, akşam 6 arası çalışan bir kimya mühendisiydi.
Yıllarını verdi.
Baş mühendisliğe yükseldi.
Sonra içindeki dürtülere daha fazla karşı gelemedi.
Duygularını kelimelendirdi.
Sonra da onları besteledi.
Ve en sonunda şarkılarını geniş kitlelerin önünde seslendirdi.

Bir yanda kimya mühendisliği, diğer yanda müzik.
Birkaç yıl boyunca ikisini birbirinden ayırmadı.
Bir gün, bir nota arayışı sırasında kendini ABD'de buldu.
Orada tanıştığı ünlü yapımcı Frank Wildhorn'un telkinleri sonucu bütün enerjisini müziğe verme adına kimya mühendisi olarak çalıştığı şirketten istifa etti.

Viyana Operası'nın tenorlarından Gorden Bourne'dan dersler aldı, senfoni orkestralarla çalışmalar yaptıktan sonra 'İçinde Sen de Varsın' adlı albümünü hazırlayan Seran Bilgi, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın konuğu oldu.

Madem müzikle ilgilenecektin kimya mühendisliğini neden okudun?
Kimya mühendisliğini çok severek okudum. 11 buçuk yıl çok iyi bir kurumda, çok keyifli bir iş hayatı yaşadım. Dolayısıyla onu bir kalemde atmak çok da kolay olmadı. Müzikle kimya mühendisliğini paralel belli bir süre yürütebildim. Ama iki karpuz birden büyümeye başlayıp artık ağır gelmeye başlayınca birini tercih etmem gerekti. Ben de müziği tercih ettim.

Kimya mühendisi ne iş yapar? Bizim hayatımıza nasıl bir etkisi var?
Kimya mühendisliğinin hayatımıza tabii ki çok büyük etkisi var. İlk olarak aklımıza gelenler; ilaç, otomotiv, temizlik ürünleri, yakıt, asfalt. Aslında günlük yaşamımızda kullandığımız birçok ürün kimya mühendisliğinin iştigal sahasına girer.

Neden kimya karpuzu yerine müzik karpuzunu tercih ettin?
Sanıyorum onun daha tatlı ve sulu olduğunu düşündüm. Kimya mühendisliği yaparken konserler veriyordum. Senfonik bir proje ürettim. 2013'ten bu yana devlet senfonileri orkestraları ve şehir senfonileri orkestralarıyla birlikte yaptığım güzel bir projem oldu. Onun dışında da çok önemli bestecilerle çeşitli farklı projelerde yer aldım. O projeler içerisinde hep yorumcu olarak bulundum. Kendi şarkılarımı insanlara çıkaracak cesareti bulduğumda hedefi büyüttüm. Ben sadece yorumcu olarak değil kendi şarkılarımla da insanların karşısına çıkmak istedim. Onları deneyip test etmek istedim.

Kimya mühendisliğinden müziğe geçtiğinde hayatında ne gibi değişiklikler oldu?
Nelerin değişmediğini söylesem belki daha kısa olur. Her şey değişti. Fakat mühendislik yaptığım dönemde mesleğimin bana kattığı becerinin beni şu anda avantajlı konuma getirdiğini düşünüyorum. Bundan dolayı mutluyum. Sabah 8, akşam 6 gibi bir çalışma şekli kalmadı. İleriyi planlama işi artık tamamen bende.

5 Eylül'de yeni bir albüm hazırladın. 'İçinde Sen de Varsın'... Albümün dönüşü nasıl oldu?
Dönüşleri daha yeni yeni almaya başlıyorum. Açıkçası ilk çıktığı andan itibaren çok yoğun bir duyurma işine girişemedim. Geçtiğimiz birkaç haftadan beri bununla ilgili daha kapsamlı çalışmalarım var.

Yaptığın müziği nasıl tanımlayabiliriz?
Yazdığım şarkıların hiçbirinin belli bir matematiği, belli bir formülü yok. Dinlemekten hoşlandığım bir müzik. Albümümdeki şarkılara prodüktörüm Cenk Erdoğan ve Nedim Ruacan ile birlikte karar verdik. Pop müzik bugünlerde biraz kirlenmiş ve endüstrilize edilmiş bulunabiliyor. Sesimin günümüzdeki pop müzikten uzak olduğunu düşünüyorum. Müziğimi samimi olarak yazılan pop, rock, jazz etkileşimli etnik Türk enstrümanlarının kullanıldığı, güzel, tatlı ve samimi, dinlenebilir bir müzik olarak tanımlıyorum.

Viyana Operası'nın tenorlarından Gorden Bourne'den ders aldınız? Niye aldınız?
Evet, Gorden Bourne vokal koçum. Şarkı söylemek benim için içgüdüsel. Tabii ki bu işi uzun süre ve profesyonel bir zeminde kendime iyi bakarak yapmak istediğim için ders almam gerektiğini hep düşünüyordum. Ama doğru biriyle çalışmak istiyordum. Bu işi profesyonelce yapma kararı aldığım zaman mutlaka bir koçla çalışmam gerektiğine karar verdim. Beni Gorden Bourne'a yönlendirdiler. Derslerin beni çok özgürleştiren bir öğrenme süreci olduğunu söylemeliyim.

Frank Wildhorn ile nasıl tanıştın?
Benim çok sevdiğim ABD'li aktris bir şarkıcının notalarını arıyordum. Birçok kişiye mail attım ve Kim Shambrook'a ulaştım. Beni New York'a davet etti. Kalktım gittim. Beni stüdyoda dinledi. Frank Wildhorn'i de oraya davet etmişlerdi, orada tanıştık.

Frank Wildhorn

Sana etkileri ne oldu?
Eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşüren onlar oldu. O zamana kadar mühendislik işime gidip gelirken ara sıra konserlere konuk olarak katılıyordum. Sonrasında düşünmeye başladım; "Ben bu işi yapmalı mıyım?" dedim. Sonra da işimden istifa ettim.

Şarkılarını üretirken nelerden besleniyorsun, ilham kaynakların nelerdir?
Çağırınca ilham perilerim gelmiyor ama onlar beni çağırınca hemen gidiyorum. Albümdeki şarkıların bazılarını kimya mühendisiyken yazdım. Şarkı söylemek hayatımın en büyük hediyelerinden biri. Hedefim yazdığım şarkılarda dinleyenlerimle birbirimizi bulabilmek. 

Pera Müzikali'nde rol alıyorsun. Teklif nasıl geldi?
Müjdat Gezen teklifte bulundu. Pera Müzikali 1453'ten bugüne Avrupa yakasındaki eğlence hayatını çok güzel bir tarihsel kurgu içinde hikâyeleriyle beraber sunan ve birçok değerli oyuncuyu barındıran 117 kişilik dev bir kadro. Ben de orda 'Simonis' adında İtalyan bir şarkıcıyı canlandırıyorum.

Seran Bilgi'nin 'Simonis'i canlandırdığı 'Pera Müzikali'nde Cüneyt Arkın da rol alıyor.

Pera Müzikali'nin kariyerine nasıl bir etkisi olmasını umarsın?
Hem şarkı söyleyip hem de oyunculuk yaptığım için çok olumlu etkisi olacağını düşünüyorum.

Oyunculuk üzerine bir düşüncen var mı?
Var tabii ki. Çok keyif aldım, sevdiğim ve becerebildiğim işleri yapmayı çok isterim. Bunun yanı sıra
görünürlüğümü arttırabilmek ve daha çok insana ulaşabilmek adına bir YouTube kanalı açtım. Kanalımda söylemekten hoşlandığım ve insanların benden dinlemek istedikleri şarkıları söylüyorum.