Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Nostalji her zaman iyi mi?

        Bu ay DVD’si çıkan yedi film sinemada nostaljinin bazen çok da manalı olmadığını kanıtlıyor. Bu konuda sadece “Ejderha Dövmeli Kız” ve “Sherlock Holmes: Gölge Oyunları” gibi ‘postmodern’ çalışmaları toplamdan ayırabiliriz.

        2000’lerin sinemasına baktığımızda ‘retro’ aşkının gerçek bir ‘nostalji’ duygusuyla bir eğilim belirlediğini söylemek mümkün. Özellikle de unutulan veya önemsenmeyen türlerin devreye girmesi ana mesele idi bu devrede. “Kill Bill”in (2003) çıkışıyla başlayan wuxia (Hong Kong’ta üreyen dövüş filmi türü) aşkı, istismar filmleri, intikam hikayeleri ve ultra melez omurgaların yanında, “Öldüren Kadın” (“Femme Fatale”, 2002) gibi yapbozlu sinema maceralarının varlığı, “Orada Olmayan Adam” (“The Man Who Wasn’t There”, 2001) ve “İyi Alman” (“The Good German”, 2006) ile birlikte siyah-beyaz geleneğin, tam ekran formatının ve bir devre ağıtın zirve yaptığı bilinir.

        Artist” ve “Savaşçı” neredeyse çürük bir nostalji tadı bırakıyor

        Aslında bu durum yerine göre ‘kayda değer’, ‘yedinci sanat’ yararına işler verse de kimi zaman günümüzde çok ‘işlevkar’ durmayan sanat eserlerinin kaynağına da dönüşür. “Kill Bill”in ekolünden devreye giren bir ‘weird western’ (fantastik başta fazlaca türü iç içe geçiren bir western alt türü) denemesi sunan “Savaşçı” (“The Warrior’s Way”, 2010) belli ki iyi niyetli bir wuxia esintili fantastik dünya portresi sunuyor. Ama Sngmo Lee’nin bütün becerisine, heyecanına ve dinamizmine karşın bunu bir ‘bilgisayar oyunu demosu’nun ötesine taşıyamaması tamamen ‘deneyimsizlik’ten kaynaklanıyor.

        “Artist” (“The Artist”, 2011), Hazanavicius’un retro aşkıyla parlasa da sönen yıldızın sesli sinema dönemine geçişi meselesini belki de 2000’lerde beş civarı kez kullanılmış tam ekran, sessiz ve siyah-beyaz birlikteliğinde ele alma derdine düşüyor. Bu durum da onu ‘değerli’den ziyade ‘saygı duyulur’ sıfatıyla anılmasını sağlıyor

        Görevimiz Tehlike 4”, teknolojik aksiyona uygun mu?

        Aslında buradan “Mission Impossible: Ghost Protocol” (2011) gibi 90’ların aksiyon geleneğini içinde bulunduran, dizinin ekip birlikteliğini gerçekçi bir zemine oturtamayan bir esere geçmek lazım. Brad Bird’in ‘metal sesi’ni teneffüs etmemizi sağladığı yağıt, gerçek anlamda devasa bir metal yığını izlenimi yaratıyor.

        O devrenin Renny Harlin, Jan de Bont, John Mctiernan gibi isimleri ya elini eteğini piyasada çekmiş ya da fantastiğe yakın işler yapmışken bu sinema ürününün işlevi belirsiz adeta. Bunun da sebebi o zamanların saf aksiyonunun artık rafa kalkması ve ‘efektler’ ile bir animasyon direktörünün eline teslim edilmesi. Sonuç, fantastik tonsuz bir kaos oluyor elbette.

        Çağımıza uydurulmasını istiyorsan, Fincher ve Ritchie’ye emanet et

        Halbuki “Sherlock Holmes: Gölge Oyunları”nın (“Sherlock Holmes: A Game of Shadows”, 2011) durumu öyle mi? Dedektiflik hikayesinin yitmeye yüz tutmuş, eskimiş bünyesini gerçek bir ‘Guy Ritchie’ zihniyetiyle onurlandırıyor. Bizim dünyamızdaki fantastiğe uygunluğu da süper kahramanvari Downey Jr. temsili, hızlı kurgu ve nasıl çekildiğini ancak Sergei Eisenstein’in gelenekleri ile çözebileceğimiz bir orman sekansı armağan ediyor. Bu durum da serinin parlama oranını arttırıp son ‘Görevimiz Tehlike’ filminin gerçeğini daha da geriye itiyor.

        Bir bakıma “Ejderha Dövmeli Kız” (“Girl with the Dragon Tattoo”, 2011) da beyaz perdede 2009’da çıkış yapan Stieg Larsson imzalı bir roman üçlemesinin uyarlaması. Ancak onun David Fincher zekasıyla bizim dünyamıza tekinsiz bir seri katil filmi geleneği kazandırdığı kesin. Bu durum ‘ne çabuk uyarlandı’ düşüncesindeki kesif tadı yıkıyor. Böylece bazı şeylerin ‘yeniden’ halinin gereğine dikkat çekiyor.

        Kullanılmasına gerek olmayan iki gelenek

        Listemizin son şubeleri “Felaket Henry” (“Horrid Henry: The Movie”, 2011) ve “Katil Köpek Balığı” (“Shark Night”, 2011) aslında alanlarında ‘eski formüller’i damıtma çabasında. Nick Moore imzalı ilki, 90’ların ‘yaramaz çocuk’ geleneğiyle ilerleyen ‘Problem Çocuk’ (‘Problem Child’) ve “Afacan Dennis” (“Dennis the Menace”, 1993) filmlerini hatırlatıyor. Bunu bir çizgi film estetiğiyle günümüze uyarlamaya çabalıyor. Ancak karakterler o kadar karton ve eski duruyor ki ‘Saftirik Greg’in Günlüğü’ (‘Diary of a Wimpy Kid’) serisinin çıkardığı çizgi romansı absürt komedi duruşunu yineleyemiyor.

        “Katil Köpek Balığı” ise “Jaws: Denizin Dişleri” (“Jaws”, 1975) ile ‘hayvan ve deniz korkusu’nu hissettiren eserlerin bu seneye uydurulmasının ürünü. ‘Meg’ adlı bir projede bu uğurda rafa kalkmışken David R. Ellis, en azından üç boyut ve fazlaca irili-ufaklı köpek balığı düşüncesiyle birazcık günümüz kitlesini oyalıyor. Amerika’nın güneyinde cahil büyütülen kesmin geri dönüşleri üzerine kurduğu alt metinleriyle de ‘nostaljik’ tadı bayat bırakmıyor.

        Genel anlamda ‘retro’ düşüncesini geleneğe çevirip yeniden çevrimler, klasik sinema aşkı, bilinmeyen türlerin doğuşu, füzyonlar ve postmodern modellerle temsil eden 2000’ler düşüncesi, yukarıda sözünü ettiğimiz ürünlerin çoğunluğuyla birazcık tökezledi. Ancak elbette gelenek gelenektir diye yoluna devam ediyor. Elbette her başarının ardında bir de gözükmeyen başarısızlık vardır.

        Kerem Akça’nın Önerdiği 15 DVD:

        1-Hayat Ağacı (The Tree of Life)

        2-Köprü Üstü Aşıkları (Les Amants du Pont-Neuf)

        3-Şölen

        4-İçinde Yaşadığım Deri (La Piel Que Habito)

        5-Başsız Kadın (La Mujer Sin Cabeza)

        6-Ejderha Dövmeli Kız (The Girl with the Dragon Tattoo)

        7-Zümrüt Ormanı (The Emerald Forest)

        8-Hugo

        9-Göster Gününü (Kick-Ass)

        10-Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Vélo)

        11-Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game of Shadows)

        12-Serseriler (Neds)

        13-Kasabadaki Sır (Peacock)

        14-Sevgili Hedefim (Wild Target)

        15-Soğuk Saatler (La Hora Fria)

        Not: Liste, son iki ayda çıkan DVD’lerden oluşturulmuştur. Her hafta güncellenecektir.

        keremakca@haberturk.com

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ