Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Pakistan Dışişleri Bakanlığınca paylaşılan mektupta, Kureyşi'nin, BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı ve BM Genel Sekreteri Guterres'e Keşmir'deki şiddetli durum hakkında bilgi verdiği, Hindistan'ın barış ve güvenliğe yönelik tehdidinin yanı sıra ağır insan hakları ihlallerine de dikkati çektiği belirtildi.

Mektupta, Kureyşi'nin, Hindistan'ın Keşmir'de özellikle yasa dışı demografik değişikliklerine işaret ettiği, bu durumun BM Güvenlik Konseyi kararları, BM Sözleşmesi ve aralarında 4. Cenevre Sözleşmesi'nin de bulunduğu uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladığı kaydedildi.

Kureyşi'nin, mektupta, Hindistan'ın Keşmir Kontrol Hattı'nın Pakistan tarafına aralarında sivil yerleşim yerlerinin de bulunduğu bölgelere ayrım gözetmeden ve sebepsiz olarak ateşkes ihlali gerçekleştirdiğine dikkati çektiği aktarıldı.

Mektupta, Kureyşi'nin, bu yıl Hindistan'ın 2 bin 700'ün üzerinde ateşkes ihlali yaptığı, bunun sonucunda 25 sivilin yaşamını yitirdiği ve 200'ünün ciddi şekilde yaralandığını belirttiği kaydedildi.

Kureyşi'nin mektupta, Hindistan'ın Keşmir'deki Müslüman çoğunluğu azınlığa dönüştürmeye yönelik politikaları sonucu yerli Keşmirlilerin kendi siyasi ve kültürel kimliklerini, demografik üstünlüklerini ve mülkleri üzerindeki haklarını kaybettiğine işaret ettiği vurgulandı.

Mektupta Kureyşi, BM Güvenlik Konseyine, Hindistan'ın bölgenin demografik yapısını değiştirmek için yürüttüğü "sömürgeci projesini” engellemesi ve BM himayesinde özgür ve tarafsız bir plebisit aracılığıyla Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıyan ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamasına yönelik sorumluluğunu yerini getirmesi çağrısında bulundu.

​​​​​​​- Keşmir sorunu

İngiltere, 1947'de sömürge olarak yönettiği Hindistan'dan çekilirken o dönemde prenslik olan Keşmir, bağımsızlıklarını yeni kazanan Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda tercihle karşı karşıya kaldı. Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Savaşların ardından sağlanan geçici ateşkes sonucunda Cammu Keşmir'in yüzde 45'i Hindistan'ın, yüzde 35'i Pakistan'ın kontrolünde kaldı. Bölgenin doğusundaki yüzde 20'lik bir kısım ise sınırdaş Çin'in hakimiyetine verildi.

Ele geçirdiği bölgeleri "Cammu Keşmir" eyaleti adı altında kendine bağlayan Hindistan, geçen yıl yaptığı anayasa değişikliğiyle bölgenin özel yönetim statüsünü kaldırarak "Cammu Keşmir" ve "Ladakh" adıyla merkeze bağlı "Birlik Toprağı" statüsünde iki ayrı idari birim haline getirdi.

Bağımsızlık yanlısı militan gruplar bölgede 1989'dan bu yana Hint yönetimine karşı silahlı mücadele yürütüyor. Hindistan, çoğunluğu Müslüman Keşmir halkının meşru mücadele olarak gördüğü bu hareketleri "Pakistan destekli terörizm" olarak görürken İslamabad yönetimi suçlamaya karşı çıkıyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK),1948'den itibaren aldığı kararlarla Keşmir'in askerden arındırılmasını ve geleceğinin halkoyuyla belirlenmesini öngörüyor. Hindistan, halk oylamasına karşı tutum benimserken Pakistan, BMGK kararlarının uygulanmasını istiyor.